Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İstanbul Havalimanı’nın şantiye alanını su bastı

Arnavutköy'de İstanbul Havalimanı'nda çalışan işçilerin servislere bindiği alan sular altında kaldı. Onlarca araç sulara gömüldü.

Aşırı yağışlar İstanbul’un çeşitli ilçelerinde su baskınlarına yol açtı.  Yeni havalimanı dahil pekçok alan sular altında.

Arnavutköy’de İstanbul Havalimanı’nda çalışan işçilerin servislere bindiği alan sular altında kaldı. Onlarca araç sulara gömüldü.

Sarıyer Ayazağa’da dere taşması nedeniyle yol trafiğe kapandı. Şile Sahilköy açıklarında şiddetli fırtına nedeniyle bir kargo gemisi kıyıya oturdu.

İstanbul’da etkili olan sağanak yağış nedeniyle Arnavutköy’ün Bolluca mahallesinde yollar göle döndü. Araçlar ilerlemekte güçlük çekti, bazı ev ve iş yerlerini su bastı.

İlçedeki İstanbul Havalimanı’nın şantiye alanını su bastı. Şantiyenin hemen alt bölümünde bulunan otopark alanındaki araçların sular altında kaldığı görüldü.

​AYAZAĞA DERESİ TAŞTI, YOL TRAFİĞE KAPANDI

Sarıyer’de Ayazağa Deresi taştı, yol trafiğe kapandı.

Taşkın nedeniyle su basan evde mahsur kalan 6’sı çocuk 9 vatandaşı itfaiye ekipleri kurtardı.

BEYLİKDÜZÜ’NDE KAR YAĞIŞI BAŞLADI

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan uyarıların ardından Beylikdüzü’nde kar yağışı başladı. Sabah saatlerinden itibaren sulu kar olarak başlayan yağış, yerini kar yağışına bıraktı. Kar yağışının yanında rüzgâr da etkili oldu.

KARGO GEMİSİ FIRTINA NEDENİYLE KARAYA OTURDU

Şile’de şiddetli fırtına nedeniyle bir kargo gemisinin karaya oturduğu bildirildi.

Sahilköy açıklarındaki Natalia isimli gemi için bölgeye ekip sevk edildi. Gemide 16 kişilik mürettebat olduğu belirtildi.

Şile’de şiddetli fırtına nedeniyle bir kargo gemisi karaya oturdu.

KAR YAĞIŞI NEDENİYLE 3 İLDE EĞİTİME ARA VERİLDİ

Öte yandan Tekirdağ’ın tamamında, Edirne’nin Keşan ve İpsala ilçeleri ile Çanakkale’nin Gelibolu ve Biga ilçelerinde kar yağışı nedeniyle eğitime 1 gün ara verildi.

Kar yağışının etkisini artırması bekleniyor.

Balkanlardan gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giren Tekirdağ, kar yağışı dolayısıyla beyaza büründü.

Gündem

Merve Demirel: Kendim ve ailemin can güvenliğinden endişeliyim

Gözaltına alındığı sırada polisin cinsel tacizine maruz kalan Merve Demirel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklamalar sonrası kendisi ve ailesinin can güvenliğinden endişe duyduğunu söyledi.

Merve Demirel, Soylu’nun açıklamaları ardından “Yaşadığımız olayı bıraktım, ailemin başına bir şey gelecek diye endişelenmeye başladım” dedi. Demirel, emniyetin yaptığı açıklamanın ardından ailesinin hedef gösterilmesinden rahatsız olduğunu söyledi.

BU SÖYLEM DAHA KORKUNÇ OLAYLARIN ÖNÜNÜ AÇAR

MA’ya konuşan Demirel, “Bu kabul edilemez bir durum. Bu ülkede içişleri bakanlığını yapan birinin böyle tehditler savurması, sağduyulu düşünmeyen insanlara büyük cesaret verir. Bu söylemlerle çok daha korkunç olayların önünü açıyorlar. Eğer kötü bir şey yaşanırsa bunu nasıl göğüsleyecekler, hesabını nasıl verecekler” diye sordu.

TEK DERDİM AİLEME BİR ZARAR GELMESİ

“Şu an tek derdim aileme, kardeşime söyledikleri şeyler yüzünden bir zarar gelebilir mi” diyen Demirel, yetkililerin yaptığı açıklamaların olayı bağlamından kopardığını söyledi. Demirel, “En son geldiğimiz noktada kendim ve ailem adına can güvenliğimizi düşünüyorum” dedi.

MESELENİN TERÖRLE BİR BAĞLANTISI YOK

Artı Gerçek muhabiri Derya Okatan’ın kendisi ile yaptığı röportaj sonrası gözaltına alınmasına ilişkin de konuşan Demirel, “Gözaltına alındığını öğrenince gerçekten çok üzüldüm. Üstelik terörle mücadele tarafından alındı. Biz meseleyi her zaman taciz üzerinden dillendirdik. Kadınlar üzerinden konuştuk. Meselenin terör ile hiç bir bağlantısı yok. Yaptıkları bütün açıklamalar bunu terörize etmeye çalıştıklarını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

KADININ SUSMASINI BEKLEMEK KORKUNÇ

Türkiye’de tacizin çok yaşanan bir durum olduğunu söyleyen Demirel, “Bu durum karşısında susmayın, annenize anlatın, babanıza anlatın, kadınlar olarak seslerinizi yükseltin denilen ve böyle politikalarla yürütülmeye çalışan bir ülkede kadının susmasını beklemek korkunç bir şey” diye konuştu.

ONURLU YAŞAMAKTAN VAZGEÇEMEYECEĞİZ

Endişeli olduğunu ama onurundan da vazgeçmeyeceğini söyleyen Demirel, Avukat Selçuk Kozağaçlı’nın “Yaşamın kendisi değildir kutsal olan, onurlu hasiyetli yaşamaktır kutsal olan” sözünü hatırlatarak, ekledi: “Biz de böyle yaşamak istediğimiz için maalesef bu üzücü olaylarla karşılaşıyoruz. Yaşam böyle kutsal olduğu için onurlu yaşamaktan vazgeçemeyeceğiz.”

SOYLU “EVLADIMIZA TACİZCİ DİYEN ALÇAKLAR GEREĞİNİ GÖRECEKLER”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bu konuda elimizde öyle bir belge var ki; bu konunun arkasında duranlar ve bizim evladımıza ‘tacizci’ diyen alçaklar gereğini görecektir. Öyle bir belge var elimizde. Ömrümüzde hiç boş konuşmadık. Yanlış işlerin arkasında da durmamak için dua ettik. Ömrü Türkiye’yi satmakla meşgul olan adamların peşine takılanları da kınıyorum. Onlardan korkan, onlardan çekinenlerin tamamını da kınıyorum, yazıklar olsun. Hadi, mahkemede sonuna kadar hesaplaşacağız. O belgeyle beraber ablası DHKP-C, babası FETÖ’den ihraç, kendisi TAYAD’lı. Yani aşırı sol, güya cezaevinde bulunanları savunan derneğin temsilcisi. Ve oraya sürekli eylem için gelmiş. Aynı zamanda kendisi ilahiyat fakültesi öğrencisi. Allah’ını severseniz bu ne perhiz, ne lahana turşusu? Nelerle uğraştığımıza bakar mısınız?” ifadelerini kullanmıştı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Baro’nun avukatı “bu liste eksik” deyip savcıya yeni gözaltılar yaptırttı

Avukat Mehmet Ali Kaymakçıoğlu, Konya'da fişlediği meslektaşlarının isimlerini savcıya teslim etti.

Konya’da avukatlara karşı yapılan operasyonlarda aramalara katılması için Konya Barosu’nun görevlendirdiği temsilci, savcıya “Bu liste eksik.” deyip yeni avukatları gözaltına aldırdı.

Cevheri Güven | BOLD ÖZEL

21 Temmuz 2016’da Konya’da avukatlara ve hukuk bürolarına yönelik operasyon yapıldı. Operasyonun avukatları hedef alması sebebiyle Konya Barosu, Mehmet Ali Kaymakçıoğlu isimli baroya bağlı avukatı, “aramalara katılması, avukatların haklarının ihlal edilmemesi” için kanuni yetki çerçevesinde görevlendirdi.

Ancak Konya Barosu’nun görevlendirdiği avukat Mehmet Ali Kaymakçıoğlu, gözaltı listesindeki avukatları gördükten sonra “Bu liste eksik.” diyerek, savcılığa gitti ve listeyi genişleterek yeni avukatların isimlerini de gözaltı listesine ekletti.

“VATANPERVER BİR İNSAN OLARAK”

Meslektaşlarını korumak için görevlendirilen ancak yeni meslektaşlarını gözaltına aldırtan avukat Mehmet Ali Kaymakçıoğlu, savcılıktaki ifadesinde bu tutumunu “vatanperverlikle” açıkladı.

“Ben Konya Barosu’na kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktayım. Bugün Konya C. Başsavcılığı Terör ve Organize Suçlar Bürosu’nun F..ö terör örgütü ve darbe girişimi kapsamında yapmış olduğu avukat aramalarında Baro temsilcisi olarak görev yaptım, C. Savcısı arkadaşımızın elindeki belgeden görmüş olduğum avukatlar listesine istinaden kendi bildiklerimi vatanperver bir insan ve yurttaş olarak beyan etmeye karar verdim. Nevzat Sargın isimli C. Savcımıza listenin eksik olduğunu belirttim. Bu kapsamda şunları söyleyebilirim..”

İfadesinde bu beyanlarla başlayan Kaymakçıoğlu devamında çok sayıda meslektaşının ismini verdi ve gözaltına alınmalarını sağladı.

FACEBOOK’TAN MESLEKTAŞLARI ALEYHİNE DELİL TOPLAMIŞ

Kendisini “ülkücü” olarak tanımlayan ve savcılıkta uzun uzun yeni isimler veren Kaymakçıoğlu’nun ifadesinde meslektaşlarının Facebook hesapları üzerine çalıştığı da görülüyor.

Savcılığa meslektaşlarının Facebook’ta yazdıkları yorumları “suç unsuru” olarak sunan Kaymakçıoğlu, ifadesinin sonunda ise bu konuda çalışmaya devam ettiğini, savcılığa yeni bilgiler de getireceğini belirtiyor.

Kaymakçıoğlu, şunları kaydediyor: “…şu an için aklıma gelenler bunlardır. Yarın avukatlık görevim çerçevesinde İstanbul’a gideceğim, İstanbul’dan döndükten sonra ortağım Ömer Faruk Erdoğan ile birlikte değerlendirme yapıp her hangi bir bilgi ve katkım olur ise yargıya yardımca olmaya hazırım.”

BARO BAŞKANI İSTİFA ETTİRİLİP TUTUKLANDI

Konya Baro Başkanı Fevzi Kayacan da gözaltına alınan isimlerdendi. Kayacan, 16 Temmuz’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ziyaret edip darbeye karşı duran isimlerden biriydi. Meclis ziyaretinin ardından baskıyla istifa ettirilip gözaltına alındı.

595 AVUKAT TUTUKLU

Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde Türkiye’de hedef olan mesleklerden biri de avukatlardı. Savunma makamına yönelik operasyonlar sonucu, özellikle “terör suçu” davalarını pek çok avukat üstlenmekten kaçındı. Bu sebeple bu davalara bakan avukatlar astronomik ücretler istemeye başladı.

Güncel rakamlara göre Türkiye’de 594 avukat tutuklu durumda ve 34 hukuk derneği kapatıldı. Aynı şekilde onlarca hukuk bürosu da kapatılmış durumda.

BARO AVUKATLARI İTİRAFÇILIĞA YÖNLENDİRİYOR

OHAL döneminde Hizmet Hareketi’ne yönelik operasyonlarda İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 500 bin kişi gözaltına alındı.

Bu kişilerin çoğu avukat bulamadıkları için barolar tarafından atanan avukatlarla savunma yapmak durumunda kaldı. Baro avukatlarının “itirafçılığa yönlendirmesi”, müvekkillerine yönelik işkence ve kötü muameleyi kayıt altına almamaları, polis ve savcılık makamlarıyla bütünleşik olarak müvekkilleri üzerine gitmeleri gibi pek çok durum OHAL döneminde sıradan hale geldi.

Bu uygulamalara direnen baro avukatları ise polis şiddetine ve baskısına maruz kalıyorlar. İstanbul Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir komiserin, müvekkilinin ifadesine katılmak isteyen kadın avukatı önce sopayla dövdüğu, ardından silah doğrulttuğu görüntüler medyaya yansımıştı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, avukat tutuklamalarına tepki göstermediği gibi, avukatlara yönelik kötü muameleler ve işkence iddialarıyla ilgili de kayıtsız kalmıştı. Feyzioğlu, “Türkiye’de işkence ve kötü muamele yok.” demişti.

Yasin Ugan ve Özgür Kaya için polis tutanak tutmuş, dosya numarası vermiş: 2017/69394

Okumaya devam et

Gündem

Katliamda hayatını kaybedenlerin mezar taşları kırıldı

IŞİD’ın iki ayrı saldırısında hayatını kaybedenlerin defnedildiği Şanlıurfa Suruç’ta mezarlar gece saldırıya uğradı.

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesi Amara Kültür ve Sanat Merkezi’nde 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD’in canlı bombalı saldırısında hayatını kaybeden 22 yaşındaki Osman Çiçek ve 23 yaşındaki Kasım Deprem ile 10 Ekim 2016 tarihinde Ankara’da yaşanan IŞİD saldırısında ölen Yılmaz Elmascan’ın Suruç ilçe mezarlığında bulunan mezarları tahrip edildi.

Saldırganların kimliği şu ana kadar tespit edilemedi. Saldırıda hayatını kaybedenlerin isimlerinin bulunduğu mezar taşları zarar gördü.

Reina katliamı sanığı IŞİD üyesinin davasına karartma

Okumaya devam et

Öne çıkanlar