Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

İşsizlik Fonu işsizlere değil, hükümete çalışıyor

İşkur verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı bir yılda 910 bin, bir ayda 213 bin arttı. Bu 213 bin kişinin sadece 72 bin 410’u işsizlik ödeneğine hak kazandı.

İşkur verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı bir yılda 910 bin, bir ayda 213 bin arttı. 213 bin kişinin sadece 72 bin 410’u işsizlik ödeneğine hak kazandı. Her çalışanın maaşından zorunlu olarak kesilen işsizlik ödeneği, yine işsiz kalanların çok azına ulaştı.

BOLD- Türkiye İş Kurumu (İşkur) aralık verilerine göre, 2017 yılı aralık ayında 2 milyon 599 bin 292 olan toplam kayıtlı işsiz sayısı 2018 yılı aralık ayında 3 milyon 509 bin 603’e yükseldi. Krizin etkisiyle sadece son 9 ayda kayıtlı işsiz sayısı 1,2 milyon kişi arttı.

YÜZDE 30’U GENÇ İŞSİZ

Kayıtlı işsizlerin yüzde 49’unun erkek, yüzde 51’inin kadın olduğu belirtildi. Bir diğer çarpıcı veriye göre, 3,5 milyon kayıtlı işsizden yüzde 30’unu 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu.

Aralıkta işsiz sayısı bir önceki aya göre 213 bin kişi artarken, sadece 72 bin 410 kişi işsizlik ödeneği almayı hak kazandı. Aralıkta işsizlik ödeneği kapsamında 577 bin 54 kişiye 543 milyon 62 bin 702 TL ödendi.

Şanlıurfa’da 1.000 kişilik 9 aylık iş için 44 bin kişinin stadyumda kura çekmesi Türkiye’de işsizliğin hangi boyutlara geldiğini ortaya koydu.

İŞSİZLİK MAAŞI ALMANIN ŞARTLARI NELERDİR?

Bugüne kadar GAP başta olmak üzere hükümetin kaynak ihtiyacını karşılamak için kullandığı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlik maaşı almak deveye hendek atlatmak kadar zor. Hükümet fondan maaş alma şartlarını sürekli ağırlaştırıyor.

Peki, çalışanlar işsiz kalırsa nasıl işsizlik maaşı alabilir?

  • Çalışanın kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmaları gerekiyor yani ne kadar süreyle sigortalı çalışmış olursa olsun istifa edenler işsizlik ödeneği alamıyor.
  • Sigortalı çalışırken işsiz kalanların hizmet akdinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde İşkur birimlerine veya elektronik ortamda İşkur adresinden müracaat etmesi gerekiyor. Başvurmayan ödenek alamıyor ve 30 günden sonra başvurursa geçen süre hakkından düşülüyor.
  • Sigortalıyken işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde primlerinin “kesintisiz” ödenmiş olması gerekiyor
  • Son üç yıl içerisinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödenmiş olması gerekiyor.

İstisnalar hariç, 1 gün bile bu süreler eksikse, işsiz kalanlar kendileri için düzenlenmiş fondan yararlanamıyor.

HER TORBA KANUNDA KULLANIM ALANLARI GENİŞLETİLDİ

İşsizlik sigortası fonu, 2008 yılına kadar sadece “işsizler” için kullanılırken, 2008 yılında yaşanan küresel ekonomik krizden sonra, yüzde 4,7 küçülen Türkiye ekonomisi için adeta can suyu olarak görüldü.

2008 yılından başlayarak çıkan her torba kanunda, işsizlik sigortası fonunun kullanım alanları genişletildi.

KAMU BANKALARINA BİLE KAYNAK OLDU

4447 sayılı Kanun’da esaslı 8 değişiklik yapılmış, İşsizlik Sigortası Fonu sadece işsizlik ödeneğine değil, birçok farklı başlıkta kullanılmaya başlanmıştı. Bunlara ek olarak  OHAL döneminde çıkan Kanun Hükmünde Kararname’ler (KHK) kapsamında fonun kullanım alanı daha da genişletildi.

En son İşsizlik Sigortası’ndan kamu bankalarına “ucuz kredi/borç verilmesi” vakası ile fon tartışmaları yeniden başladı. Vakıfbank, Eximbank ve Halkbank vakası ile işsizlik sigortası fonu kamu bankları ucuz kredi kaynağı olmanın ötesine geçip kamu bankalarının zararının ortağı oldu.

SEÇİM YILINDA FONDAN 9 AYDA 16 MİLYAR TL HARCANDI

Fondan Ocak-Eylül 2018 döneminde 16 milyar TL harcandı. Seçim kararının alındığı nisan ayı sonuna kadar aylık ortalama fon gideri 1 milyar 151 milyon iken seçim kararından sonra bu dönemde aylık ortalama fon gideri 2 milyar 260 milyon oldu. Aradaki farkın artışına rağmen istihdam yerinde saydı. Bu da işsizlik fonunun esas hedefinin işsizlere destek olmadığını ortaya koymaya yetiyor.

İşsizlik Fonu işçiden kesip patrona veriyor

 

BOLD ÖZEL

Ocak bütçesi, AKP’nin seçim için nasıl para saçtığını ortaya çıkardı

Berat Albayrak’ın müjde diye duyurduğu, ocak ayındaki 5,1 milyar liralık bütçe fazlasının, öne çekilen Merkez Bankası kârından kaynaklandığı ortaya çıktı. Ocak ayı bütçesi aynı zamanda, AKP’nin seçim için nasıl para saçtığını da deşifre etti.

BOLD – Merkezi yönetim bütçesi, ocakta 5,1 milyar TL fazla verdi, faiz dışı fazla ise 12,4 milyar lira oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Her gerçekleşme, her gösterge bütçe disiplinindeki güçlü duruşumuzu ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı. Bütçenin 5,1 milyar lira fazla verdiğini müjdeledi!

MERKEZ BANKASI SAĞOLSUN!

Oysa AKP Hükümeti, seçim öncesi yapacağı harcamaları karşılayabilmek için, Merkez Bankası’nın nisan ayındaki genel kurulunu, ocak ayına çekti. Böylelikle, bankanın mayısta hazineye devredilecek, 37 milyar liralık yıllık kârı, ocak ayında merkezi yönetim bütçesine eklenmiş oldu.

Ekonomist Yalçın Karatepe de aynı konuya işaret ederek, “Ocak ayı bütçe rakamları açıklandı. Bütçe ilk ay fazla vermiş, mali disiplin uygulanmış! Oysa 97 milyarlık gelirin yüzde 42’si “diğer gelirler” kaleminden elde edildiği söylenmiş ama bunun ağırlıklı olarak Merkez Bankasından geldiğini söylememişler.” değerlendirmesini yaptı.

NORMALDE 35 MİLYAR AÇIK VERECEKTİ

Damat Berat Albayrak’ın müjdelediği bütçe fazlası aslında Merkez Bankası’nın kârından ibaret. Ekonomist Emin Çapa bu noktaya işaret ederek, “Hükümetin ekonomiyi akıl ve bilimle değil, lafla ‘yönlendirme’ çabası. Bütçe nasıl 5,1 milyar fazla verdi ocakta? Merkez Bankası’nın Hazine’ye yapacağı 37 milyar ödeme öne çekilip 18 ocaka alındı. Yani o ödeme olmasa, bütçe 35 milyar açık verecekti. Zaten ayrıntı belli.” ifadesini kullandı.

SEÇİM ÖNCESİ HAZİNE AKP’NİN HARCAMALARINA YETİŞEMİYOR

Merkezi yönetim bütçesinin ocak verilerine bakıldığında, seçim için yapılan yüksek miktardaki harcamalar dikkat çekiyor.

Ocak ayı bütçe gerçekleşmelerine bakıldığında, faiz dışı giderlerin, yüzde 6,7’den (2018) yüzde 67,5 gibi rekor seviyede yükseldiği görülüyor. Bütçe giderleri ise yüzde 6,8’den (ocak 2018)  yüzde 62,5’e fırlamış. Kısacası hükümet, “Merkez Bankası’nın kârı seçim harcamaları için öne çekildi.” iddiasını, bütçe giderlerinde tamamen doğrulamış.

Merkez Bankası niçin “acil Genel Kurul” kararı aldı?

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Süleyman Soylu’nun “Kandil’in vekilleri” sözüne HDP’nin cevabı: Kukla

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HDP milletvekillerini alenen tehdit etmeye devam ediyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, HDP’li vekiller için kullandığı “Kandilin vekilleri” sözüne cevap HDP Merkez Yürütme Kurulu’ndan geldi.

Kurulun yaptığı açıklamada “Tarih bu kişiyi, onu destekleyen ve tetikçilik yapmasına ses çıkarmayanları, bu kişiyi kukla gibi kullananları da asla affetmeyecektir.” denildi.

BOLD- Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında, Leyla Güven’e destek yürüyüşü üzerinden başlayan polemik sürüyor. Soylu’nun ‘yürütürsem adam değilim’ sözüne HDP yürüdük mesajı vermişti.

BETONA OTURDULAR MI?

Soylu son yaptığı açıklamada, “Neymiş Apo için HDP’li milletvekilleri yürüyecekmiş. Ne oldu? ‘Yürütürsek adam değiliz’ dedik. Betona oturdular mı? Sen bu milletin milletvekili değilsin, seni bu milletin milletvekili olarak kabul etmiyoruz. Sen Kandil’in milletvekilisin, PKK’nın vekilisin, PKK’nın uşağısın ve oyuncağısın.” dedi.

HER TÜRLÜ KARANLIK İŞİN YAPIMCISI

Soylu’nun sözlerine HDP Merkez Yürütme Kurulu yazılı bir açıklama ile cevap verdi.

Açıklamada, Soylu için “İçişleri Bakanı sıfatıyla sabahtan akşama provokasyon peşinde koşan, her türlü hukuksuz ve usulsüz organize ve karanlık işin yapımcısı ve sürdürücüsü.” denildi.

VEKİLLERİMİZİ KABUL ETMESİ BİZİ YARALAR

Açıklamada, “Seçilmişlerimiz, milletvekilliğini senin ya da senin gibilerin icazetiyle veya lütfetmesiyle kazanmadı. Karanlık ve hukuk dışı işlerin yürütücüsü olan bir kişinin bizim vekillerimizi kabul etmesi bizi sevindirmez, tam tersine yaralar ve onurumuzu zedeler.” ifadelerine yer verildi.

ELİNDEKİ BÜTÜN ARAÇLARLA PARTİMİZE SALDIRIYOR

Açıklamada şunlar dile getirildi: “Halkın ana sütü kadar helal olan oylarla kazanılan vekillikler, anayasa ve yasaların verdiği haklar çerçevesinde ve halkın mücadelesinin yarattığı meşruiyet zemininde sürdürülecektir. Hukuk tanımaz bir kişinin İçişleri Bakanı sıfatıyla, seçim döneminde elindeki kurumsal ve gayri nizami herkesi ve bütün araçları kullanarak partimize ve vekillerimize saldırması, evrensel demokratik hukuk ilkeleri, insan hak ve özgürlükleri açısından asla kabul edilemez bir durumdur.”

HDP’nin Leyla Güven yürüyüşü olaylı başladı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yasin Ugan ve Özgür Kaya kaçırıldı, 2 gündür haber alınamıyor

Özgür Kaya (sağda) ve Yasin Ugan 13 Şubat'ta başlarına siyah poşet geçirilerek kaçırıldı.
Özgür Kaya ve Yasin Ugan otomatik tüfekli 40 sivil polisle Ankara’da yaşadıkları ev basılıp, başlarına çuval geçirilerek kaçırıldı. Polis, her iki aileye, “Bizde yok.” diyor.
Cevheri Güven | BOLD ÖZEL
Yasin Ugan (43) ve Özgür Kaya (41) Ankara’da güvenlik güçleri tarafından kaçırıldı. Edinilen bilgiye göre Ankara Altındağ Çamlık Mahallesi 1847’nci Sokak’ta Ugan ve Kaya’nın bulunduğu ev 13 Şubat 2019 günü saat 15:00 civarı sivil kıyafetli, otomatik tüfekli yaklaşık 40 kişi tarafından kuşatıldı.
Ellerinde otomatik tüfekler bulunan 40 sivilin çevrede oturan halka kendilerini “sivil polis” olarak tanıttıkları belirtiliyor.
BAŞLARINA SİYAH POŞET GEÇİRİLDİ
Kuşatmadan bir süre sonra evde bulunan Yasin Ugan ve Özgür Kaya’nın başlarına siyah poşetler geçirilmiş biçimde evden çıkartılarak beyaz bir minibüse bindirildiği ifade ediliyor.
Yaşananlara bütün komşular ve sokakta yaşayanlar şahit olurken, sivil polislerin gece 23:00’a kadar evin etrafında dolaştıkları ve ev sahibini sorguladıkları öğrenildi.

Özgür Kaya 13 Şubat’ta kaçırıldı.

ONLARCA ŞAHİT VAR EMNİYET BİLGİ VERMİYOR
Onlarca şahidin önünde gerçekleşen kaçırma vakası sonrası Ugan ve Kaya’nın ailelerinin Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yaptıkları başvurular sonuçsuz kaldı.
Emniyet ikilinin gözaltında alınıp alınmadığı, nerede bulundukları konusunda ailelere herhangi bir bilgi vermiyor.

Yasin Ugan 13 Şubat’ta kaçırıldı.

SİYAH TRANSPORTER’LA KAÇIRILMALARDAN FARKLI

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Siyah Transporter’la Hizmet Hareketi’nden 21 kişi ve üst düzey bazı Suriyeli Kürtler kaçırılmış, Ankara’da Anadolu Bulvarı ile Marşandiz’in kesiştiği yerdeki MİT’in “çiftlik” diye tabir edilen Özel Operasyonlar Başkanlığı’nda aylarca ağır işkencelere tabi tutulmuşlardı.

“DHKPC’li olduğu” iddia edilen Ayten Öztürk isimli kadının da Çiftlik’te ağır işkencelere tabi tutulduğu önceki günlerde mahkeme tutanaklarına yansımıştı.

Ancak son kaçırma vakası diğerlerinden oldukça farklı. İki kişinin herkesin gözü önünde ve otomatik tüfekli 40 kişiyle kaçırılmasının daha önce örneği yok.

Sözkonusu kişiler kendilerini “sivil polis” olarak tanıtsa da tam olarak hangi kurum çalışanı oldukları bilinmiyor. Ancak kaçırılanların başına siyah poşet ya da torba geçirilmesi MİT tarafından kaçırılan mağdurların anlatımına uyuyor.

İlk siyah Transporter kurbanı Sunay Elmas’ın kaçırılışının 3’üncü yılı

Okumaya devam et

Öne çıkanlar