Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Fok dışkısında bulunan USB belleğin sahibi aranıyor

Yeni Zelanda'da fok dışkısında bulunan ve hala çalışır durumda olan USB belleğin sahibi araştırılıyor.

Bilim insanları, fok dışkısından çıkan ve hâlâ çalışır durumdaki USB belleğin sahibini bulmaya çalışıyor. USB bellekler, dünyanın en çok kaybolan elektronik eşyası olma özelliğine sahip.

Yeni Zelanda’nın en güneyinde yer alan South Island’da çalışmalar yapan Ulusal Su ve Atmosferik Araştırmalar Enstitüsü’nde (National Institute of Water and Atmospheric Research-NIWA) görevli bilim insanları, bölgede yaşayan fokları incelerken ilginç bir şeyle karşılaştı.

LEOPAR FOKUNUN DIŞKISINDAN ÇIKTI

Bir leopar fokunun dışkısında USB bellek bulundu. Bu bellek, 2017 yılından bu yana NIWA’daki bir buzdolabında duruyordu. Üç hafta önce incelenmek üzere dondurucudan çıkarılan dışkının çözünmesiyle birlikte USB bellek de ortaya çıktı.

USB bellek hâlâ çalışıyor. Belleğin içinde ise deniz aslanlarının fotoğrafları ve foklarla birlikte kano yapan birinin videosu bulunuyor.

NIWA, bu nadir canlıların plastik yemesini oldukça endişe verici buluyor. Kurumun amacı, mümkün olduğunca çok fok bularak korunduklarından emin olmak.

Okyanusların rengi maviden yeşile dönüyor

Dünya

Depremde gökdelenin çatısındaki havuzun taştığı anlar kameralara yansıdı

Filipinler'in başkenti Manila'da bulunan bir gökdelenin çatısındaki havuz deprem esnasında taştı. Gökdelenin çatısından aşağı dökülen tonlarca su paniğe neden oldu.

Filipinler’de yaşanan depremde arama kurtarma çalışmaları sürerken, ilk belirlemelere göre 11 kişi hayatını kaybetti. Filipinler halkı depremin etkisini atlatmaya çalışırken, deprem anında çekilmiş yeni görüntüler ortaya çıktı.

Depremin boyutunu gözler önüne seren görüntülerde, Filipinler’in başkenti Manila’da bulunan bir gökdelenin üzerindeki havuz taştı. Tonlarca su gökdelenin çatısından aşağıya dökülürken duyulan çığlıklar dikkatlerden kaçmadı.

Güneydoğu Asya bölgesinde bulunan Filipinler, irili ufaklı 7.641 adadan oluşur. Turistik bir merkez olan ülke, sık sık yaşanan depremlerle gündeme geliyor.

 

Okumaya devam et

Dünya

Titanic, batmadan önce az kalsın başka bir gemiye çarpıyormuş

Titanic’in bir buz dağına çarpıp batmadan önce başka bir gemiyle çarpışmaktan son anda kurtulduğu öğrenildi.

Titanic’in bir buz dağına çarpıp batmadan önce başka bir gemiyle çarpışmaktan son anda kurtulduğu, gemiden yazılan bir aşk mektubunda ortaya çıktı.

Titanic faciası, dünya denizcilik tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle de Kate Winslet ve Leonardo Di Caprio’nun oynadığı filmle büyük bilinirliğe kavuşan olay, 1912 yılında yaşanmıştı.

O günlerden kalma bir mektup, açık artırmaya çıktı. Mektuba göre Titanic’in yolculuğu düşünülenden çok daha kısa olabilirmiş.

9 Nisan 1912’de İngiltere’nin Southampton limanından yola çıkan gemi, daha limandan çıkarken başka bir gemiyle neredeyse çarpışacakmış.

Gemi limandan çıktıktan bir gün sonra Richard Gedde tarafından eşine yazılan aşk mektubu, geminin atlattığı kazayı da anlatıyor. Mektuba göre yaklaşık 40 cm mesafeden geçen Titanic ve SS City of New York neredeyse birbirlerine çarpıyordu. İki gemi arasındaki vakum etkisi nedeniyle SS City of New York’un limana bağlandığı halatlar koptu.

Sorunun yaşandığı ana binlerce kişinin tanık olduğu söyleniyor. Bazı kişiler bu olayı kötü şansın bir işareti olarak gördü ancak kaza gerçekleşseydi, gemi yaklaşık 1500 kişiyle birlikte sulara gömülmeyecekti.

Gemide yazılan mektup, 11 Nisan’da İrlanda’nın Queenstown kasabasından gönderildi. Gemi bu kasabaya yolcu almak için uğramıştı.

Gedde mektupta karısına onu ve kızını ne kadar özlediğini de yazmış ve karısından endişelenmemesini istemiş.

Açık arttırmada mektup, mektubun zarfı, Gedde’in boğulduğunu varsayan ölüm sertifikası ve talihsiz adamla eşinin iki fotoğrafı bir arada müzayedeye çıkacak. Açık artırmayı gerçekleştiren siteye göre bu lotun 12 bin ila 18 bin pound arası bir fiyata alıcı bulması bekleniyor.

Okumaya devam et

Dünya

Japonya’da üniversitede Kürtçe eğitimi veriliyor

Yaşadığımız coğrafyadan 12 bin kilometre uzaklıktaki Japonya’da üniversitelerde Kürtçe seçmeli ders olarak verilmeye başlandı. Dünyada bir ilk olan Japon alfabesi ile hazırlanan Kürtçe gramer ve sözlük de yayımlandı.

Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi Kürt Dili Bölümü

Ülkede hem Newroz kutlamaları yapılıyor hem de Kürt kültürü edebiyat, sinema ve anime (çizgi roman/film) alanlarında yer buluyor. Bu arada Japonya-Kürdistan Dostluk Derneği’nin katkılarıyla dünyada bir ilk olan Japonca-Kürtçe gramer ve sözlük Nûbihar Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Yeni Yaşam gazetesinden Neğşirvan Güner Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi Kürt Dili Ögretim Görevlisi Vakkas Çolak ile bir röportaj gerçekleştirdi. İşte o röportajdan bir bölüm…

Kürtçe’ye olan bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Daha önceden sadece Ortadoğu ile ilgilenen insanların merakı vardı. Ama Kuzeydoğu Suriye’de IŞID’in yenilgiye uğratılması, kadınların savaşması, böyle bir mücadelenin aktörü olması elbette Japon halkının da dikkatini çekti. Bundan sonra temel sorularla, Kürtler kimdir, Kürt edebiyatı nedir gibi sorular etrafında bir arayışa girdiler diyebiliriz. Su anda ders verdiğim Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi’nde en yoğun ilgi ve tercihin olduğu seçmeli ders Kürtçe. Bu da bize Japonya’daki diğer üniversitelerin de programına Kürtçe dersini almaya baslayacağını gösteriyor.

Japon kültüründe Kürtlerle ilgili neler var?

1975 yılında yazar araştırmacı ve is insanı kimlği ile Japonya’nın en büyük inşaat firması olan Taisei’de üst düzey yöneticilik yapmış yazar Suguru Igarashi’nin yazdığı “Kürt Çiçeği” isimli roman var. Yazar kelebekler üzerine araştırma yapan bir akademisyen. Roman tema olarak bir Japon araştırmacı akademisyen ile Asuri bir kızın ask hikayesi üzerine kurulmuştur. Japon edebiyatında Kürtleri ve Kürdistan coğrafyasını konu edinen ilk roman olması münasebetiyle çok önemli bir eserdir ve ayrıca yazarın da ilk romanıdır. Kürtler üzerine yazılan ikinci çalışma ise Japon edebiyatının meşhur macera romanı yazarı Funado Yoichi tarafından 1991 yılında yazılan Kum Kronolojisi (The Sand Chronicle) isimli romandır. Yazar bu romanı yazmak için Iran ve Kürdistan’a seyahat etmiştir.

ÇİZGİ ROMANLARDA KÜRTLER

“Mobile Suit Gundam 00” Japonya’nın meshur çizgi film yönetmeni Seiji Mizushima tarafından yönetilen ve Yosuke Kuroda tarafından yazılan dünyaca meşhur Japon çizgi filmidir. Türkçe’ye de çevrilip televizyonda yayınlanmıştır.

Çizgi romana 24. yüzyılda bir Kürt devleti olan Krugis cumhuriyetinde geçiyor

Filmin ilk bölümü 24. yüzyılda Kürdistan (Krugis) Cumhuriyeti’nde bir savaş ile baslar ve elli bölümlük dizi halinde devam eder. Filmin kahramanı Setsuna 2008 yılında en iyi ikinci anime kahramanı seçilmiştir. “Kawa ve 7 oğlu, Kürtlerin hikayesi” 2015 yılında Etsuko Nosaka ve Armanc Shakuli tarafından yazılan çizgi roman Newroz destanını konu alan ilkokul çocukları için yazılmış resimli hikayedir. “İpek Yolu, Kürt Sorunu” ve “ Tokyo Kürtleri” isimli çekilmiş iki belgesel var. Bir de sinema filmi çekilecek onun da senaryosu yazım aşamasında. Genç bir Japon yönetmenle ortak çalışıyoruz üzerine. “Kürt Çiçeği” romanını da Kürtçe’ye çevirmeyi düşünüyoruz ileri ki zamanlarda. Benim Kürtçe’ye çevirdiğim Japon Masalları var, eğer yayınlayabilirsek devamı da gelecektir

Okumaya devam et

Öne çıkanlar