Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Bankalar batık kredileri KGF’den tahsil edemiyor!  

Reuters'ın haberine göre, bankalara işletmelere kredi vermesi için kefil mekanizması olarak kurulan Kredi Garanti Fonu'nun ağustos ayından bu yana takipteki krediler için bankalara ödeme yapmadığı iddia edildi.

Reuters’ın haberine göre, bankalara işletmelere kredi vermesi için kefil mekanizması olarak kurulan Kredi Garanti Fonu 2018 yılı ağustos ayından bu yana batık krediler için bankalara ödeme yapmadı.

BOLD- Bankalara, işletmelere kredi vermesi için kefil mekanizması olarak kurulan Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) 2018 yılı ağustos ayından bu yana takipteki krediler (batık) için bankalara ödeme yapamadığı iddia edildi.

Reuters’a konuşan beş kaynağın verdiği bilgilere göre KGF garantörlüğünde işletmelere verilen, daha sonra işletmelerin ödemeyerek bankaların takipteki alacak altına attıkları ve KGF’nin yüzde 90’a aralığında garantör olduğu krediler bankalar tarafından tahsil edilemiyor.

KGF ÖDEME YAPMAMAK İÇİN BAHANE BULUYOR

Bankacılık kaynakları KGF’nin bankalara para ödememek için “bahaneler” bulduğunu ve eksik evrak gerekçesiyle süreci uzattığını iddia ederken, ekonomi yetkilileri ise bankaların mevzuata aykırı davranarak yeniden yapılandırmayı önermeden kredileri NPL’e (batık krediler) attığını ve KGF’den tahsil etmek istediğini, bu yüzden de ödemelerin yapılmadığını belirtiyor.

KOBİ VE KOBİ DIŞI İŞLETMELERE KEFİL OLUYOR

KGF, teminat yetersizliği nedeniyle kredi alamayan KOBİ’lere ve KOBİ dışı işletmelere kefil olan bir kurum.

2017 yılında ekonomiyi canlandırmak için devreye sokulan KGF kredilerinin ödenmemesi durumunda banka KGF’den tazmin talebinde bulunuyor. KGF, işletmelere yüzde 90’a kadar oranda kefil olabiliyor.

NORMALDE 1 AYDA TAHSİLAT YAPILIRDI

Bir kaynak, “Normalde 1 ay içinde yapılan tahsilat, geçen ağustostan bu yana yapılamıyor. KGF, başvurudan sonra 2 ay süre geçiyor, sonra eksik evrak var diye geri bildirim yapıyor. O evrak tamamlansa dahi başka bahaneler buluyor ve parayı yatırmıyor. Bankalar zaten yapılandırma imkanı olmayan kredileri NPL’e atıyorlar. Ancak KGF bunlara başka bahaneler bularak ödeme yapmıyor.” dedi.

KGF: FİRMALAR KREDİLERİNİ YAPILANDIRABİLİR

Konuyla ilgili KGF’den Reuters’a yapılan açıklamada, geçen sene Ekim ayında Resmi Gazete’de yayınlanan karar hatırlatılarak, kredi verenlerin tazmin talebinde bulunmadan önce firmaya yapılandırma imkanı tanıması şartı getirildiği ifade edildi.

YAPILANDIRMA 156 AYI AŞAMIYOR

Geçen sene ekim ayındaki kararda, kredi garanti kurumlarınca verilen kredilerde, kredi veren, kredinin açılış tarihinden başlamak üzere işletme kredilerinde 96 ay, yatırım kredilerinde ise 156 ayı aşmamak kaydıyla birden fazla yapılandırma yapabileceği, kredi vadesini değiştirebileceği belirtilerek, yapılandırma durumunda ödemesiz dönemin en fazla 12 ay olarak uygulanacağı açıklanmıştı.

Ağustos ayında TL’nin dolar karşısında tarihi değer kaybı ve kurun 7,24 seviyelerine kadar yükselmesinin ardından reel sektörden çok sayıda şirket mali dar boğaza girmişti.

Pek çok şirket de bankalara borçlarını ödeyemeyerek ya yapılandırmaya gitmiş ya da konkordato ilan etmişti.

KGF kefaletli kredi risk bakiyesi 25 Ocak itibarıyla 205,3 milyar lira iken bu kredilerdeki batık oranını gösteren tazmin/kullandırım oranı ise yüzde 1,38 seviyesinde.

Bankacılık kaynakları oranın düşük görünmesinin KGF’nin ödemeleri yapmamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Bankalardan kriz ayarı: Şirketler ödeyemedi, 118 milyar TL borç yeniden taksitlendirildi

Ekonomi

Tank-palet fabrikasının satışı durdurulmazsa “gizli bilgiler” Katarlılara geçecek

Türk Harb-İş, özelleştirmeyle Türk Ordu'suna ait gizli bilgilerin özel sektör ve Katarlıların eline geçeceği uyarısı yaptı.

AKP hükümetinin yandaş işadamı Ethem Sancak ile Katar Silahlı Kuvvetleri’ne sattığı, Sakarya’daki tank-palet fabrikasıyla ilgili şayialar bitmiyor. Türk Harb-İş, özelleştirmeyle Türk Ordu’suna ait gizli bilgilerin özel sektör ve Katarlıların eline geçeceği uyarısı yaptı.

BOLD- Türk-İş’e bağlı Türk Harb-İş Sendikası, Sakarya Arifiye’de bulunan 1’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün (Tank-palet fabrikası) özelleştirilmesine karşı Ankara’da geniş katılımla miting yapacak. Mitinge Türk-İş de destek verecek.

Bu arada, özelleştirme sürecine ait şartnamenin çıkması beklenirken, özelleştirmede “altın hisse” de konuşuluyor. Türk Harb-İş Sendikası, “milli güvenliğe ait bilgi ve belgelerin özel şirkete geçeceğine” dikkat çekerek bir an önce yürütmenin durdurulması kararı verilmesini bekliyor.

Sendika, fabrikayı BMC’nin alacağının önceden planlandığına da dikkat çekti.

SAKARYA’DA BÜYÜK PROTESTO MİTİNGİ

Cumhuriyet’in haberine göre, Türk Harb-İş Sendikası genişletilmiş başkanlar kurulu Ankara’da toplandı. Toplantılarda Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle 9 Mart Cumartesi günü, tank-palet fabrikasında çalışan işçilerin eş ve çocuklarının da katılımıyla bir program düzenlenmesi kararlaştırıldı.

Etkinlik fabrikanın bulunduğu Arifiye’de gerçekleştirilecek. Toplantıda ayrıca başkentte seçim yasakları başlamadan önce 16 Mart Cumartesi günü büyük bir miting yapılması kararı alındı.

ÖZELLEŞTİRME ÖNCESİ BMC İLE PROTOKOL YAPILMIŞ

Sendika bir yandan da Danıştay 13’üncü Dava Dairesi Başkanlığı’na özelleştirmenin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açtığı davanın sonucunu bekliyor.

Sendikanın dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanlığı’nın özelleştirme kararı öncesinde Savunma Sanayi Başkanlığı ve BMC arasında “250 Altay Tankı Seri Üretim Sözleşmesi” yapıldığına işaret edildi.

Dilekçede, “Yürütmenin durdurulması kararı verilmezse muhtemel bir dava kabul durumunda milli güvenliğe ait bilgi ve belgelerin ihaleyi kazanan şirkete geçmesi söz konusu olacağından bu bilgilerin yayılma ihtimali gündeme gelecek.” denildi.

Türkiye’nin en stratejik fabrikası Ethem Sancak’a peşkeş çekildi

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Vatandaş TL’ye güvenini kaybetti, döviz hesapları 13 yılın zirvesinde

Vatandaşın banka hesapları içinde dövizin payı yüzde 46,6 ile 13 yılın zirvesine yükseldi.

Vatandaşın banka hesapları içinde dövizin payı yüzde 46,6 ile 13 yılın zirvesine yükseldi. “İslami bankacılık” yapan katılım bankalarında ise döviz mevduatlarının oranı yüzde 60’a dayandı.

BOLD- Hükümetin, paranızı dolara yatırmayın söylemine karşılık, vatandaş birikimini korumak için dövize yönelmeye devam ediyor. Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı yıl başından 15 Şubat’a kadar olan dönemde 161 milyar dolardan 169,3 milyar dolara yükseldi.

Bir buçuk aydaki artış 8,3 milyar dolar oldu. Aynı dönemde gerçek kişilerin döviz mevduatı 96,5 milyar dolardan 102,4 milyar dolara, tüzel kişilerinki ise 64,4 milyar dolardan 66,8 milyar dolara yükseldi.

Aynı dönemde yurt içi yerleşiklerin bankalardaki TL mevduatlar ise 1 trilyon 15 milyar TL’den 1 trilyon 11 milyar TL’ye geriledi. Türkiye’deki bankalarda toplam mevduat içinde yabancı para payı yüzde 49’a ulaştı.

KATILIM BANKALARINDAN DÖVİZ REKORU

Cumhuriyet’in haberine göre katılım bankaları ise, döviz mevduatında faizli bankaları geride bıraktı. Mevduat bankalarında her 100 TL’lik TL mevduata karşılık 93 TL’lik döviz mevduatı bulunurken, katılım bankalarında her 100 TL’lik TL mevduata karşı 145 TL’lik döviz mevduatı bulunuyor.

Katılım bankalarındaki döviz mevduatı yıl başından bu yana 1,4 milyar dolar artarak 16,3 milyar dolara ulaştı. Bunun 14 milyar doları yurt içi yerleşiklere ait.

DÖVİZ MEVDUATINDA 13 YILIN ZİRVESİ

2018 yılı eylül ayından bu yana 18 milyar dolarlık TL’nin dövize çevrildiğini belirten Bloomberg ajansı, yurt içi yerleşiklerin toplam mevduatları içinde yabancı para payının 1 Ocak-15 Şubat döneminde ortalama yüzde 46,6 ile son 13 yılın zirvesine yükseldiğini aktardı.

Bu oran 2011’de yüzde 28,5’e kadar geriledikten sonra yükselişe geçmiş, kur krizinin yaşandığı 2018’de yüzde 43,9’a yükselmişti. TL mevduat faizlerinin neredeyse enflasyonla eşit hale gelmesi, TL mevduatın tercih edilmesini olumsuz etkiliyor.

KAMU BANKALARI KREDİ MUSLUKLARINI AÇTI

Son aylarda kredi faizlerindeki geri çekilmeye rağmen özel bankalarda kredi daralması sürerken, kamu bankaları 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Seçimi öncesinde kredi musluklarını açtı.

Merkez Bankası verilerine göre, bankacılık sektöründe eylülde başlayan kredi daralması 15 Şubat haftasında da azalarak da olsa devam etti. Hükümetin talebi üzerine faizlerde indirime giden kamu bankalarında 25 Ocak’tan bu yana kredi büyümesi başladı.

15 Şubat haftasında kur etkisinden arındırılmış 13 haftalık ortalama kredi daralması özel bankalarda yıllık yüzde 10,7 olurken, kamu bankalarında yüzde 17,3’lük kredi büyümesi gerçekleşti.

TL’ye güven azaldı, vatandaş 1 yılda 221 milyar liralık döviz aldı

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Belediyesi CHP’li diye, İzmir’e metro bütçesinden sıfır kaynak!

Ulaştırma Bakanlığı, Ankara metrosuna 3,2 milyar, İstanbul metrosuna 1 milyar lira kaynak ayırırken, CHP'li İzmir belediyesine metro için sadece 30 bin lira ayrıldı.

Ulaştırma Bakanlığı, bütün kaynaklarını Ankara ve İstanbul metrolarına akıtacak. 2019’da İstanbul metrolarına 3.2 milyar, Ankara’ya 1 milyar gönderecek. CHP’li belediyenin yönettiği İzmir’e ise dalga geçer gibi sadece 30 bin lira ayrıldı.

BOLD – Bütçe kaynaklarını Ankara ve İstanbul’daki metroların yapımına akıtan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın İzmir’e metrolar için kuruş bile göndermediği ortaya çıktı. Bakanlık, bugüne kadar 9 milyar lira para harcadığı İstanbul ve Ankara’daki metrolara bu yıl da 4,3 milyar lira daha kaynak gönderecek. İzmir’e ise sadece 30 bin lira ayrıldı.

Böylelikle, Büyükşehir belediyesini AKP’ye teslim etmeyen İzmirliler cezalandırılmış oldu.

AKP, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Melih Gökçek zamanında kendi kaynaklarıyla bitirip hizmete açamadığı metro inşaatlarını Ulaştırma Bakanlığı bünyesine almış, böylece belediye büyük bir mali külfetten kurtulurken, tüm yük ülke bütçesinin üzerine bindirilmişti.

Ankara’nın ardından İstanbul’daki büyük metro inşaatlarının yükü de belediyeden, bütçeye kaydırıldı. Daha sonra Erzurum, Antalya, Konya ve İzmir’deki bazı küçük ulaşım projeleri de bu kapsama alındı, ancak paranın neredeyse tamamı Ankara ve İstanbul’daki metrolara akıtıldı.

ANKARA METROSUNA BÜTÇEDEN 7,6 MİLYAR DESTEK

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, 2019 yılı yatırım programına göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla yapması gereken metro inşaatlarına bugüne kadar bütçeden 6 milyar 573 milyon 467 bin lira para harcandı.

Toplam büyüklüğü 7 milyar 874 milyon lira olan bu metro inşaatlarına bu yıl içinde de 1 milyar 61 milyon lira daha harcanacak ve böylece toplam harcama 7 milyar 635 milyon liraya ulaşacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla yapması gereken metro inşaatlarına da bugüne kadar ülke bütçesinden 2 milyar 461 milyon lira harcandı.

İstanbul metrolarına bu yıl ise tam 3 milyar 259 milyon 521 bin lira daha harcanacak ve böylece toplam tutar 5 milyar 721 milyon liraya ulaşacak.

ASLAN PAYI İSTANBUL HAVALİMANINA

İstanbul’a ayrılan 3,2 milyar liralık kaynağın 2 milyar 776 milyon lirası İstanbul Havalimanı raylı sistem bağlantıları için kullanılacak. Bu kapsamda Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metro inşaatına 2 milyar 275 milyon lira, Halkalı-İstanbul Havalimanı metro inşaatına 460 milyon lira harcama yapılacak.

Geri kalan 41 milyon lira da müşavirlik hizmetlerine gidecek. Toplam 13,9 milyar liraya mal olması beklenen havalimanı raylı sistemleri için ise bugüne kadar 1 milyar 954 milyon lira harcandı.

İZMİR’E KURUŞ YOK!

AKP’nin seçim dönemlerinde büyük yatırımlar vadettiği İzmir ise ülkenin İstanbul ve Ankara’dan sonra en büyük üçüncü büyük ili olmasına rağmen, metro yatırımlarına bütçeden kuruş alamadı.

İzmir’in 2,3 milyar liralık Halkapınar-Otogar raylı sistem bağlantısı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yatırımları arasına alınmasına rağmen bugüne kadar projeye para gönderilmedi. Bu yılın bütçesine ise 2,3 milyar liralık proje için sadece 30 bin liralık ödenek konuldu.

İstanbul banliyö hatlarında neler dönüyor?

 

Okumaya devam et

Öne çıkanlar