Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’de ‘Mehmet Fatih Bucak’ tartışması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’de, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Mehmet Fatih Bucak’ın aday gösterilmesi tartışma konusu oldu. Tartışmaya Fox TV ana haber sunucusu Fatih Portakal da katıldı.

CHP’nin son açıklanan belediye başkan adayları arasında, daha önce de gündeme gelen, ancak eleştiriler üzerine PM’den dönen Mehmet Fatih Bucak da yer aldı. CHP’den önce MHP’den adaylık başvuru yapan ve “Ben oraya seçime değil ölmeye geliyorum. Bir daha Bucak’ın içinde bir tane başka partiye ait araba görürsem kendileri bilir, kendilerine mezar kazmaya başlasınlar” diyen Bucak Siverek adayı gösterildi.

PORTAKAL TEPKİ GÖSTERDİ

Bucak’ın adaylığına ilk tepki Fatih Portakal’dan geldi. Portakal, “Bir yerde Alper Taş’ı aday göster, başka yerde tehditte sınır tanımayan Mehmet Fatih Bucak’ı… CHP’de bu nasıl bir savrulma ve ilkesizliktir. Anlayan varsa anlatsın… Özgür Özel şimdi ne diyecek acaba?” ifadelerini kullandı.

“PAZARTESİ MYK’DA GÜNDEME GETİRECEĞİM”

Daha önce Bucak’ın adaylığına karşı olduğunu açıklayan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise, Bucak’ın adaylığına ilişkin söylediği sözlerin arkasında olduğunu belirtti. Özel, Bucak’ın adaylığını bir gazeteciden öğrendiğini ifade ederek, “Şok oldum” dedi. Özel, Bucak’ın adaylığı konusunu Pazartesi MYK’da gündeme getireceğini dile getirdi.

İL YÖNETİMİNİN TALEBİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise, “Sonuçta Urfa’da il başkanımızın, milletvekilimizin ve arkadaşlarımızın değerlendirmeleri sonucunda aday yapıldı. Adaylaşma süreci de bu bilgiler ışığında oluştu. Eleştiriler arkadaşlarımızın değerlendirmesidir” dedi.

Politika

CHP’den Soylu’ya yanıt: Emniyet ve Valiliğin haberi vardı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun güvenlik güçlerinin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu cenazeye geleceğinden haberi olmadığına ilişkin açıklamalarına CHP’den yanıt geldi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Kılıçdaroğlu’nun Ankara’da şehit cenazesinde uğradığı saldırıyla ilgili konuşarak ” Kılıçdaroğlu’nun cenazeye katılımı öncesinde güvenlik kuvvetlerine bilgi verildi” dedi.

SAAT 10.03’TE ANKARA EMNİYETİNE BİLGİ VERİLDİ

Özkoç, “İçişleri Bakanı hala kışkırtmaya, ayrıştırmaya ve savaştırmaya devam etmek istiyor. Dört evladımız şehit düştü. CHP lideri şehit cenazesine gideceğini ifade edince CHP liderinin korumasını üstlenen koruma müdürü 10:03’te Ankara Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü’ne bilgi verdi. Yani prosedür yerine getirilmişti. Emniyet’in, Valiliğin haberi vardı. MSB’nin haberi vardı. Milli Savunma Bakanı’nın koruması arayıp Genel Başkan’ınız katılacak mı sorusuna arkadaşlarımız evet diye cevap verdi.” ifadelerini kullandı.

EMNİYET TEK BİR MÜDAHALEDE BULUNMADI

Özkoç şunları söyledi: “İçişleri Bakanı’nın ifade ettiği gibi emniyetten müdahale söz konusu oldu mu? Provokatörleri oradan uzaklaştıran bir müdahale oldu mu? Hayır. Tek bir müdahale dahil olmadı. Olayın gelişi belliydi. Daha önceden bilgilendirilen emniyet müdürleri görevini yapmıyordu.”

ÖLDÜRMEYE KAST EDİLEN BİR SALDIRIYDI

Saldırının öldürmek amacıyla yapıldığına işaret eden Özkoç, “Genel Başkan’a defalarca yumruklandı, genel başkan yardımcımızın kaburgası kırıldı. Yanlarına girip provokatörleri uzaklaştıran bir emniyet müdahalesi malesef sağlanmadı. Tamamen öldürmeye kast edilen bir saldırıydı.” dedi.

EVİNİ AÇANLARI BURADAN SELAMLIYORUZ

O köydeki bütün insanları suçlamadıklarını dile getiren Özkoç, “Evini açanlara bir suçlama söz konusu değildir. Evini açarak linç girişiminden kurtaranların tamamını buradan selamlıyoruz. Devletimizin yapamadığı kucaklamayı milletimiz yapmıştır. ‘Sizi, burada bizim ölümüz çıkmadan buradan alamazlar’ diyen üst düzey komutanlara da teşekkür ediyoruz.” ifaelerini kullandı.

PARKA VE ŞAPKA GİYDİRME TEKLİFİ İÇİMİZİ ACITTI

Özkoç şunları dile getirdi: “Genel başkanımıza ev içerisinde yapılan şu teklif hepimizin içini acıtmıştır. Genel Başkanımız evden çıkarken kendisinin üzerine parka ve şapka giydirilmek istenmiştir. Bu teklifi yapanlar bu elbiseleri bugüne kadar kime giydiriyor ve kimi öyle kaçırıyorlarsa aynı kişilikte ve aynı düşüncede insanlardır. Genel başkanımızın kimseden kaçacak durumu yoktur. Evden dimdik çıkmış, araca binmiş ve olay yerinden uzaklaşmıştır.”

CHP’LİLERİ PROTOKOLE ALMAYIN SÖZÜ

Özkoç, “Cumhur İttifakı, bize ve milletimize çok ağır sözlerle saldırıda bulundu. Kendisine oy vermeyenler için aşağılık kelimesini kullandı. ‘Zillet ittifakı’ dedi, oy vermeyenleri terörist ilan etti. Binlerce insan bundan duyduğu üzüntüyü dile getirirken en çok canımızı acıtan şehit aileleriydi. Şehit aileleri ‘Biz evladımızı verdik bu ülke için. Bu ülkeyi yöneten insanlara karar verdiğimiz için terörist mi olduk?’ dediler. Şehit cenazelerine CHP’yi almayın, protokole sokmayın’ sözleri hafızalardaydı. Karşı taraf insanları germek için çaba gösterdi. İstanbul’da seçimi aldığımız çok açıktı. Mersin’de Ankara’da Adana’da olduğu gibi.” şeklinde konuştu.

Süleyman Soylu: Kılıçdaroğlu HDP ile teması hesap etmeliydi, saldırıda provokasyon yok

Okumaya devam et

Politika

Saldırı, Erdoğan’ın Türkiye ittifakı çağrısına Bahçeli’nin yanıtı mı?

Gazeteci Zülfikar Doğan’ın verdiği detaylara göre Çubuk’taki linç, Devlet Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’a verdiği bir mesajdı.

Ahval’den Gazeteci Zülfikar Doğan, CHP lideri Kemal Kılıçaroğlu’na yapılan saldırı özelinden, Türkiye siyasetinde yaşanan gelişmelere yönelik bir analiz kaleme aldı. Doğan, “Ankara, İstanbul ve Antalya’da aynı günde art arda yaşanan gelişmeler, önümüzdeki birkaç günde Türkiye iç siyasetinde yaşanacakların somut işaretlerini verdi” dedi.

Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, partisinin il başkanları ve belediye başkanları toplantısının kapanışında çok sert mesajlar verdiğini dile getirti.

ERDOĞAN TÜRKİYE İTTİFAKI DEMİŞTİ

Doğan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Nisan’da resmi twitter hesabından yayınladığı mesajlarda, seçimin bittiğini, gerilimlerin geride bırakılması gerektiğini belirterek; “Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde, siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyarak, 82 milyon hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ olarak hareket etmeliyiz” demişti.” dedi.

CUMHUR İTTİFAKINA YÖNELİK SABOTAJLARA FIRSAT VERMEYECEĞİZ

Doğan yazısında şunları dile getirdi: “Bahçeli, Erdoğan’ın Türkiye İttifakı çağrısına tepki göstererek “Ülke bazlı siyasi bir ittifak olamaz. Bizim ittifakımız cumhurladır, bizim ittifakımız AKP’li kardeşlerimledir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye İttifakı ile neyi kastettiğini elbette bilemeyiz. Ama konunun zillet ittifakı tarafından istismar edildiğini görüyoruz. Bizim inandığımız Cumhur İttifakı’dır. Bizim amacımız milli bekayı sonuna kadar yaşatmaktır. Cumhur İttifakı’na yönelik sabotajlara fırsat vermemektir.”

İSTANBUL SEÇİMİNİN YENİLENMEMESİ BEKA MESELESİ

Doğan, yazısında şunları kaydetti: “İstanbul seçimlerinin yenilenmesinin ‘beka meselesi’ olduğunu, ‘YSK seçimi yenileme kararı almazsa 15 Temmuz şehitlerinin yüzüne bakılamayacağını’ söyleyen MHP lideri, Ankara, İstanbul, Antalya, Adana gibi büyükşehirlerin kaybedilmesini Cumhur İttifakı’nın yanlışlığı ve başarısızlığı olarak değerlendirmemek gerektiğini savundu.

Aynı saatlerde ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazanan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul-Maltepe’de düzenlediği ‘İstanbul İçin Yeni Bir Başlangıç Buluşması’ mitingi başlamak üzereydi.

BOZKURT İŞARETLERİ İLE KALABALIĞI HAREKETE GEÇİRMEYE ÇALIŞTILAR

Tam da bu sırada Ankara’nın Çubuk ilçesinde ise Hakkari’de PKK ile çatışmada ölen askerin cenazesi kaldırılıyordu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, Ankara Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürü ve farklı partilerden çok sayıda milletvekilinin katıldığı cenazede bir grup CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na önce sözlü, ardından fiziki saldırı gerçekleştirdi. Saldırıyı yapanların MHP ve yan kuruluşu, gençlik örgütü Ülkü Ocakları’nın simgesi ‘Bozkurt’ işaretleriyle kalabalığı harekete geçirmeye çalışmaları, saldırganların tarafını ve kimliğini açık etti.

ERDOĞAN’IN GERİLİMİ SONLANDIRMA GİRİŞİMİNE CEVAP

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyası boyunca sürdürdüğü sert söylemden vazgeçme ve gerilimi sonlandırmaya yönelik yeni bir aşamaya geçme girişimiyle attığı adım, böylece önce ortağı Bahçeli’den tepki görürken, ardından Kılıçdaroğlu saldırısı ile Erdoğan’ın olası ittifakı bitirme girişimine karşı da mesaj verildi.

Aynı zamanda, yüz binlerce kişinin toplandığı İstanbul-Maltepe mitingi Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı ile ikinci plana düştü. Televizyon kanallarının önemli bölümü bir anda canlı yayınlarını İmamoğlu’nun kitlesel, coşkulu mitinginden Ankara’daki saldırıya çevirdiler.

BAHÇELİ ÇATIŞMACI SİYASETE DEVAM ETMEK İSTİYOR

Erdoğan cephesinde Cumhur İttifakı’nı bitirme planları, Türkiye İttifakı ve 82 milyonun kırgınlıkları geride bırakarak kucaklaşması yaklaşımıyla, yerini geniş tabanlı siyasi uzlaşı arayışlarına bırakırken, MHP ve Bahçeli Cephesi’nde ise buna karşı ‘zillet ittifakı, beka’ söylemini sürdürerek, çatışmacı, ayrıştırıcı, kamplaştırıcı siyasi çizgiyi devam ettirme yaklaşımı ön planda.

Nitekim, Kılıçdaroğlu’na saldırı sonrasında AKP’den yapılan açıklamaların yanı sıra, diğer siyasi parti liderlerinden de siyaset dilinin artık kin-nefret-çatışma-kamplaşmadan, toplumu düşmanlaştırmaktan arınması, bu dilin tehlikeli bir hal almaya başladığı yönünde kınama mesajları gelirken, MHP uzun süre saldırıya sessiz kaldı.

BAHÇELİ KINAMAK YERİNE KILIÇDAROĞLU’NU SUÇLADI

Bahçeli daha sonra yaptığı açıklamada, saldırıyı kınamak ya da CHP liderine geçmiş olsun dileğinde bulunmaksızın ‘Bir siyasi parti liderine yapılan böyle bir saldırıdan memnuniyet duymak mümkün değildir. Ancak bir siyasi partinin lideri nereye nasıl gideceğini kendisi araştırmalı, danışmanlarına sormalı, parti yöneticileriyle görüş alışverişinde bulunulmalı. Ve ondan sonra da eğer gitmeyi çok uygun bir zemin olarak görüyorsa her türlü ihtimalin de tedbirini alarak gitmesi lazımdı’ dedi.

ÇUBUK AKKUZULU’DA CUMHUR İTTİFAKI YÜZDE 73 OY ALMIŞ

Bahçeli, saldırının gerçekleştiği Çubuk-Akkuzulu Mahallesi’nde 31 Mart seçiminde Cumhur İttifakı’nın yüzde 73.30, Millet İttifakı’nın yüzde 9.83 oy aldığını belirterek; ‘Yani gerilim içinde yapılmış olan bir seçim iddiası var, bu seçim ortamında siz yüzde 9 oy aldığınız yere Mehmetçiğin cenaze namazına katılmak için gitmeyi düşünüyorsunuz. Ama orada karşılaşacağınız bir olayı neyle izah edeceksiniz. Yüzde 9.83 oy aldığın yere hala mahkemede aklanmamış, paklanmamış bir belediye başkanı ile gidiyorsun. O bölgede ne işin var senin. İki gün sonra taziye evine gitsen acısının hafiflediği bir ortamda başsağlığı dilesen ne olur.

Ankara’nın dışında hangi cenaze törenlerine bu kadar iştahla katıldın. Akkuzulular inançları, siyasi davranışlarıyla sert adamlar. Eğer bunlara ‘bu adam burada ne geziyor bunu sokmayın köye’ demişlerse, televizyonda yaşlı bir adam yumruk atıyor. O adama yumruk attıracak kadar ne yaptın sen Kemal Kılıçdaroğlu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tatile çıkması lazım’ diyerek, CHP liderine saldırıyı haklı göstermeye çalıştı.

ORGANİZE VE DIŞARIDAN GELENLER

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, CHP liderine yapılanın ‘linç girişimi’ olduğunu söylerken, cenazede Kılıçdaroğlu ile birlikte olan Ankara Milletvekili Levent Gök, saldırının organize ve dışarıdan gelenlerce gerçekleştirildiğini, Kılıçdaroğlu’nun koruma altına alındığı evin sahibinin CHP liderini eve almak istemediğini, dışarıdaki kalabalığın bir yandan evi taşlarken bir yandan da ‘yakın bu evi’ diye bağırdıklarını açıkladı.

SOYLU’NUN SÖYLEMLERİ ZEMİN HAZIRLADI

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun daha önce yaptığı ‘CHP’lilerin şehit cenazelerine alınmaması, protokolde yer ayrılmaması için genelge yayınladığı, CHP’lilere PKK cenazelerinde kontenjan ayrıldığını’ açıklamasının, Kılıçdaroğlu’na saldırıya zemin hazırladığı değerlendirmelerinin ardından, sosyal medyada ‘Süleyman Soylu istifa’ başlığı açılarak kampanya başlatıldı.

SALDIRI ERDOĞAN’A GÖZDAĞI VERME AMAÇLI

Aslında, Çubuk’taki saldırının, Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nı bitirme, TBMM’de geniş tabanlı yeni bir uzlaşı koalisyonu, ulusal koalisyon arayışlarına set çekmek, AKP ve Erdoğan’a gözdağı vermek için gerçekleştirildiğini öngörmek yanlış olmaz. Bahçeli’nin Antalya konuşmasında verdiği mesajlar bu tespiti teyit eder nitelikte.

Bahçeli’nin İstanbul seçimlerinin yenilenmesini beka sorunu olarak tanımlaması, Kılıçdaroğlu’na saldırıyı adeta haklı gösteren ifadeler kullanması yanında, iktidara yakın bazı gazetelerin Hakkari’deki çatışmalarda dört askerin şehit edilmesini ‘Mutlu musun Ekrem?’ manşetiyle vererek, CHP’li Ekrem İmamoğlu ile PKK’yı özdeşleştirme yönünde kamuoyu oluşturma çabaları, MHP’nin siyasette gerilim ve çatışma stratejisinden vazgeçmeyeceğinin işareti.

AKP’Lİ YENERLİOĞLU İSYAN ETTİ

Bu strateji ve şehitler üzerinden CHP’yi itham etme gayretleri, AKP’li İstanbul Milletvekili ve MKYK üyesi Mustafa Yeneroğlu’nun da isyanına neden oldu.

Yeneroğlu, ‘Bu manşeti atanları şiddetle kınıyor, aklı selime davet ediyorum. Ekrem İmamoğlu ile siyaseten ayrı noktalarda olsak bile, şehitlerimiz karşısında sevinebileceğini düşünecek kadar insafsız ve izansız değilim. Bu dil saldırılara kapı aralamaktadır. Gazetecilik değildir. Yapmayın, yazık!’ mesajını paylaştı. Nitekim bu manşetlerin ardından da Kılıçdaroğlu’na saldırı gerçekleşti.

BAHÇELİ GERİLİMİ TIRMANDIRACAK

YSK’nın İstanbul seçimleriyle ilgili AKP ve MHP’nin itirazlarını bugünden itibaren görüşmeye başlaması bekleniyor. YSK’nın itirazları reddetmesi halinde, MHP ve Bahçeli’nin CHP ve İmamoğlu’na karşı sert söylem ve suçlamalarını sürdüreceği, gerilimi tırmandıracağı anlaşılıyor.

YSK şayet İstanbul seçimlerini iptal ederse de bu kez, 2 Haziran’a kadar olan yeni seçim kampanyası sürecinde, saldırıların, çatışmaların artacağını, seçmenin ve toplumun, tıpkı AKP’nin kaybettiği 7 Haziran ile seçimlerin yenilendiği 1 Kasım 2015 arasındaki dönemde olduğu gibi terörize edilmeye çalışılacağını öngörmek yanlış olmaz.

ERDOĞAN’IN TUTUMU CUMHUR İTTİFAKININ GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK

İşte tam da bu noktada Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın takınacağı tutum ve benimseyeceği söylem önem kazanacak. İç ve dış politikada, ekonomide tam bir köşeye sıkışmışlık halindeki Erdoğan için büyük ihtimalle Kılıçdaroğlu’na saldırı, Cumhur İttifakı’nı bitirme ve ulusal uzlaşı koalisyonu kararının netleşmesine vesile olacak.”

Erdoğan’dan ilk açıklama: ‘Protestolar şiddete dönmüştür’

Okumaya devam et

Politika

HEPAR kendini kapattı

Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu’nun kurucusu olduğu HEPAR siyasi faaliyetlerini sona erdirdi. Partinin dün toplanan olağanüstü kurultayında alınan kararla partinin faaliyetlerine son verildi.

HEPAR’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ”4 Eylül 2008’de kurulan Hak ve Eşitlik Partisi; hiçbir kurum ve kuruluştan yardım ve destek görmeden, bir avuç yurtseverin maddi ve manevi desteği ile, on yıl hayatta kalmayı başarmıştır. 21 Nisan 2019’da toplanan Olağanüstü Kurultay’da alınan kararla; parti kapatılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

OSMAN PAMUKOĞLU KİMDİR?

HEPAR 11 yıllık macerasını dün yaptığı olağanüstü kurultayla tamamladı ve faaliyetlerine son verdi. Partinin kurucusu Osman Pamukoğlu aynı zamanda eski bir askerdi.

Celal Bayar (Demokrat Parti) ve Necdet Calp (Halkçı Parti) gibi askerlik hayatının ardından siyasete soyunarak kendi partisini kuran isimler arasında yer alan Osman Pamukoğlu 1947’de Sinop Gerze’de doğdu.

43 YIL TSK’DA GÖREV YAPTI

Kara Harp Okulu’nu bitirdikten sonra 43 yıl TSK’da görev yaptı. 2002’de tümgeneral iken emekli olan Pamukoğlu’nun adı 1993-1995 yılları arasında PKK ile çatışmalar sırasında duyuldu. Pamukoğlu’nun kendi özyaşam öyküsünde bu dönem, “militan sayısını 12 binden 5 bin 500-6 bin aralığına düşürdü” şeklinde anlatıldı.

BAĞIMSIZ ADAY OLDU 15 BİN OY ALABİLDİ

Osman Pamukoğlu, 28 Temmuz 2008’de Hak ve Eşitlik Partisi’ni (HEPAR) kurdu. Kuruluş aşamasında medyada da sık sık haber olan Pamukoğlu, partisine 900 bin başvuru olduğunu iddia etti. Propagandasının temeline, “PKK konusunda askeri çözüm”ü oturtan Pamuoğlu, 2009 yerel seçimlerinden itibaren katıldığı seçimlerde başarı elde edemedi. İsmi zaman zaman CHP, Vatan Partisi ve İYİ Parti gibi başka siyasi partilerle de anılan Pamukoğlu, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde İstanbul 3. bölgeden bağımsız aday olmuş ancak 15 bin 180 oyda kalarak meclise girememişti. Bu sonucun ardından, “Partiyi gençlere bırakıyorum” diyerek genel başkanlıktan istifa etmişti.

Ve Davutoğlu bayrak açtı: Cumhurbaşkanlığı toplumun yarısı ile kopuş yaşıyor

Okumaya devam et

Öne çıkanlar