Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Suudi Prens, Türkçe yayın dahil medya imparatorluğu kuruyor

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman lobi faaliyeti ve imaj düzeltmek için kesenin ağzını açtı.

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman medya imparatorluğu kurmak için “Vice” ile temasa geçti. Ancak Türkiye’de Independent üzerinden ilk adımı attı bile.

Kaşıkçı cinayetinden sonra zor günler geçiren Suudi Prens, dünyada yıldızı en hızlı yükselen medya kurumu Vice ile temasa geçti.

“ÜLKESİNİN İMAJINI DÜZELTMEK İSTİYOR”

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberinde, “Muhammed bin Salman uluslararası bir medya imparatorluğu kurarak rakip ülkelerle mücadele etmek ve ülkesinin imajını düzeltmek istiyor.” ifadelerine yer verildi.

WSJ, Arap dünyası üzerinde özellikle Türk dizilerinin ve Al Jazeera haber kanalının etkili olduğunu belirtirken, Suudi Arabistan’’ın medya üzerinden kurulan söylemi kendisinin kontrol etmeye çalıştığını kaydetti.

VİCE İLE ANLAŞMA GERÇEKLEŞMEYEBİLİR

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da Suudi Arabistan başkonsolosluğunda hunharca katletilmesinden dolayı Vice medya ile anlaşmanın mümkün olamayabileceği belirtilen haberde, Vice medya grubunun da zor günler geçirdiği vurgulandı.

Geçen yıla göre yüzde 10 oranında bir küçülmeye gider Vice’ın istemese de Suudilerin maddi desteğine ihtiyaç duyabileceği belirtildi.

TÜRKÇE YAYINA BAŞLIYOR

Suudi Arabistan şu an Independent, Bloomberg gibi batı dünyasının önde gelen yayın kuruluşlarıyla çeşitli anlaşmalar yapmış durumda.

Independent önceki aylarda Türkçe yayın için karar aldı ve gazeteci Nevzat Çiçek’i Türkiye temsilcisi olarak tayin etti.

Bir günde 1.600 medya çalışanı işsiz kaldı

Gündem

Uluslararası Basın Enstitüsü: Türkiye’de medyanın yüzde 95’i hükümetin kontrolünde

Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye medya raporunda, bağımsız gazetecilere yönelik hükümet baskısına vurgu yapıldı.

Uluslararası Basın Enstitüsü’nün hazırladığı medya raporunda 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası AKP hükümetinin bütün muhalif gazetecileri hedefe koyduğu vurgulandı. 170 basın kuruluşunu kapatıldığı ve Türkiye’de medyanın yüzde 95’inin hükümet tarafından kontrol edildiği rapora girdi.

BOLD- Dünyanın önde gelen basın meslek kuruluşlarından Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye medya raporunu açıkladı.

Raporda Olağanüstü Hal’in (OHAL) 2018 yılı temmuz ayında kaldırılmasına rağmen Türkiye’de basın özgürlüğünde bir ilerleme olmadığına vurgu yapıldı. Rapora göre Türkiye’de medya organlarının yüzde 95’i hükümetin kontrolünde.

KHK’LAR MEDYAYI SİNDİRME AMAÇLI

Raporda, “Temmuz 2016’daki darbe girişiminde bu yana yürürlüğe giren ve basın özgürlüğünü kısıtlamak için kullanılan Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) kaldırmak yerine, Türkiye özgür medyayı sindirmek amaçlı daha fazla kanun ve benzeri araçları üretmeye devam etti.” ifadesi yer aldı.

IPI Türkiye medya raporu, IPI Yönetim Kurulu Başkanı Markus Spillmann ve IPI Direktörü Barbara Trionfi’nin önderlik ettiği bir IPI heyetinin, Ankara ve İstanbul’a giderek gazeteci, yabancı diplomat ve ülke temsilcilikleri, sivil toplum kuruluşları, muhalefet parti ve Adalet ve İçişleri bakanlıklarının temsilcileriyle üst düzey resmi görüşmeler yapmasıyla hazırlandı.

SARAY EKİBİ IPI HEYETİNİ REDDETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Anayasa Mahkemesi ve TRT ile görüşmek isteyen IPI temsilcilerinin taleplerinin reddedildiği veya cevapsız bırakıldığı belirtildi.

Sadece Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’ndan yetkililerle görüşülebildi. IPI’ın görüştüğü yetkililer, Türkiye’de medya ortamını “iyi ve canlı” olarak niteledi.

15 TEMUMUZDAN SONRA BÜTÜN BAĞIMSIZ MEDYA HEDEFE KONULDU

Yetkililer medya çalışanlarına ve kuruluşların kapatılmasına yönelik eylemlerin, Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişiminin ardından alınması gereken güvenlik önlemleri kapsamında olduğunu belirtse de IPI, “Bu güvenlik önlemlerinin, yalnız Fethullah Gülen’in ilişkili olduğu iddia edilen kişiler ve kurumlar için değil, aynı zamanda Kürt, solcu ve diğer bağımsız medya kurumlarındaki gazetecileri hedef almak üzere sınırsız bir yetki olarak kullanıldığı görüldü.” sonucuna ulaştı.

170 MEDYA KURULUŞU KAPATILDI

IPI raporuna göre 15 Temmuz’dan bugüne 170 medya kuruluşu ve basım evinin kapatılmasının yanı sıra basılı yayın pazarındaki gerileme, ekonomik baskılar ve hükümet yanlısı medya patronlarının bileşimiyle AKP hükümeti medyanın yaklaşık yüzde 95’ini etkisi altına aldı.

Medyanın karanlık yılı: Müebbet dahil 112 hapis cezası

 

Okumaya devam et

Genel

Meslekten ihraç edilen rockçı imam, Kaş belediye başkanlığı için aday oldu

Antalya’nın Kaş ilçesinde Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, rock müziğine duyduğu ilgiden dolayı meslekten ihraç edilen Ahmet Muhsin Tüzer (47), Kaş belediye başkanlığı için bağımsız aday olduğunu açıkladı.

Arkadaşıyla ‘FiRock’ adlı müzik grubunu kuran ve “rockçı imam” olarak tanınan Ahmet Muhsin Tüzer, 2018 yılı ekim ayında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından “mesleki sorumlulukları taşımıyor” gerekçesiyle meslekten ihraç edilmişti.

Ahmet Muhsin Tüzer, Kaş belediye başkanlığı için bağımsız adaylığını açıkladı. Tüzer, 31 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimlerde vatandaşlardan oy istedi.

Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, geçen yıl Temmuz ayında hakkında soruşturma açılan Tüzer’in, soruşturmanın tamamlanmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunca meslekten ihracına karar verilmişti.

Diyanet uzmanı: En başarılı YouTuberlar hesap günü tespit edilecek

Okumaya devam et

Genel

Atilla Taş tahliye oldu

Köşe yazıları ve sosyal medya paylaşımları "örgüt üyeliği" suçu sayılan Atilla Taş ikinci defa girdiği cezaevinden 3,5 ay sonra tahliye edildi.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrası muhalif medya kuruluşlarına yönelik soruşturma kapsamında 19’u tutuklu 29 sanığın yargılandığı davada ‘örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası onanan şarkıcı Atilla Taş, infazını tamamladığı gerekçesiyle bugün tahliye oldu.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 2. Ceza Dairesi, 9 Kasım 2018’de Şarkıcı Atilla Taş hakkında verilen “hiyerarşik yapıya dâhil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasını onamıştı.

KÖŞE YAZILARI KHK İLE KAPATILAN MEYDAN GAZETESİNDE YAYIMLANIYORDU

15 Temmuz’dan önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Meydan gazetesinde yazan Atilla Taş, sosyal medyadan yaptığı muhalif paylaşımları ile suç işlediği iddiasıyla tutuklanmıştı.

İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yaklaşık 14 ay boyunca tutuklu kalan Atilla Taş, infazının kalan kısmını tamamlamak üzere sırasıyla İstanbul Metris, İstanbul Silivri cezaevlerine gönderildi.

İki hafta önce Kocaeli Kandıra Açık Cezaevi’ne gönderilen Taş, 3,5 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye oldu.

Taş hakkında denetimli serbestlik hükümleri uygulanacak.

“Erdoğan’a biat etmeyen gazeteciler hapse atıldı, işsiz bırakıldı”

Okumaya devam et

Öne çıkanlar