Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İşsizlik fonu patronlara çalışıyor

Geçen yıl 34,6 milyar lira gelir elde eden İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlere 5,8 milyar lira ödenirken, işverene yapılan ödemelerin toplamı 17,4 milyar liraya ulaştı.

Geçen yıl 34,6 milyar lira gelir elde eden İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlere 5,8 milyar lira ödenirken, işverene yapılan ödemelerin toplamı 17,4 milyar liraya ulaştı. İşsizlik fonu patron fonuna dönüştü.

BOLD – İşsizlik Sigortası Fonu’nun (İSF) asıl işlevi işsizlere destek olmaktan çıktı, adeta bir işveren destek fonuna dönüştü. Temel amacı işsizlik sigortası ödemeleri olan fonun giderleri içinde işsizlik ödeneğinin payı azalırken işveren teşvik ve destekleri ile aktif işgücü piyasası programlarının payı giderek artıyor.

FON BÜYÜKLÜĞÜ 127 MİLYARI GEÇTİ

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi’nin (DİSK-AR) ‘Ekonomik Krizin İşçi Sınıfına ve Çalışma Yaşamına Etkileri’ araştırması, fonun 2018 yılı gelir ve harcamalarının özellikle yılın ikinci yarısında vahim bir hal aldığını ortaya koydu.

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre, 2018 yılında toplam fon büyüklüğü 127,6 milyarliraya ulaşırken, toplam geliri de 34,6 milyar lira olurken, işveren destek ve teşvikleri için yapılan ödemeler 10,7 milyar liraya ulaştı.

İŞÇİYE YAPILAN ÖDEMELER GİDEREK AZALIYOR

Ancak işveren ödemeleri bununla da bitmiyor. Teşvik ve desteklere, aktif işgücü programları ödemeleri (4,9 milyar TL) ile işbaşı eğitim programlarına ödemeleri (1,8 milyar TL) eklendiğinde toplamda 17,4 milyar liranın işverene aktarıldığı görülüyor.

Bu durum, fona giren her 100 liranın 50,4 lirasının (yüzde 50,4) işverene aktarıldığını ortaya koyuyor. Buna karşılık işsizlik ödeneğinin toplam gelire oranı ise azalıyor. 2018 yılında işsizlik ödeneği için kullanılan para sadece 5,8 milyar lirada kaldı. 2016 yılında yüzde 20,3 olan işsizlik sigortası ödemelerinin toplam gelire oranı, 2017’de yüzde 18’e ve 2018’de ise yüzde 16,9’a kadar geriledi. Böylece fonun her 100 liralık gelirinden işsize yapılan ödeme 16,9 lirada kaldı.

TEMMUZDA DENGE ŞAŞTI

2018 yılında işverenler fona yaptıkları 9,2 milyar TL tutarındaki prim ödemesine karşılık 10,7 milyar TL teşvik ve destek aldı. Böylece, işveren teşviklerinin işverenler tarafından ödenen primlere oranı yüzde 116’ya yükseldi.

Oysa bu oran, 2016 yılında yüzde 13,8, 2017 yılında ise yüzde 32,2 düzeyindeydi. İşsizlik Sigortası Fonu’nun gelir ve harcamalarını ay ay incelediğimizde, özellikle 2018’in Temmuz ayındaki harcamalar dikkat çekici düzeye çıkıyor.

24 HAZİRAN SEÇİMLERİ İÇİN KULLANILDI

Temmuz ayında fonun 2,9 milyar TL gelirine karşılık, işveren destek ve teşvikleri ile Aktif İşgücü Programları (AİP) için yapılan ödemelerin 4,2 milyar TL düzeyine ulaştığı görülüyor. Yapılan harcamalar yılın son aylarında da fon gelirlerinin yaklaşık yarısı tutarında gerçekleşmiş.

Bu durum fon kaynaklarının 24 Haziran 2018 seçimleriyle ve krizle bağlantılı olarak daha yoğun biçimde kullanıldığını açıkça ortaya koyuyor. Yılın son 6 ayında işveren destek ve teşvikleri ile Aktif İşgücü Programları (AİP) için 2,5 milyar lira ulaşırken, son 6 ayda ödenen miktar 13,6 milyar liraya çıktı.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİNE REKOR TALEP

Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte işsizliğin yılın ikinci yarısında artması işsizlik ödeneğinden yararlananların sayısının da artmasına neden oldu. 2017 Ocak ayından aralık ayına 507 binden 408 bine gerileyen işsizlik ödeneği alanların sayısı 2018 yılında yükselme eğilimine girdi.

2018 Aralık ayında işsizlik ödeneğinden yararlanan işsizlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 24 artarak, 577 bin kişi ile rekor düzeye yükseldi. Fon kaynaklarının öncelikle işsizler için kullanılması gerektiğine dikkat çekilen DİSK-AR raporunda, özellikle kriz döneminde işsizlik ödeneğinden yararlanma koşulları kolaylaştırılması gerektiği belirtilirken, böylece çok daha fazla işsizin işsizlik sigortası kapsamına girebileceğine işaret edildi.

İşsizlik Fonu işçiden kesip patrona veriyor

 

BOLD ÖZEL

Ocak bütçesi, AKP’nin seçim için nasıl para saçtığını ortaya çıkardı

Berat Albayrak’ın müjde diye duyurduğu, ocak ayındaki 5,1 milyar liralık bütçe fazlasının, öne çekilen Merkez Bankası kârından kaynaklandığı ortaya çıktı. Ocak ayı bütçesi aynı zamanda, AKP’nin seçim için nasıl para saçtığını da deşifre etti.

BOLD – Merkezi yönetim bütçesi, ocakta 5,1 milyar TL fazla verdi, faiz dışı fazla ise 12,4 milyar lira oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Her gerçekleşme, her gösterge bütçe disiplinindeki güçlü duruşumuzu ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı. Bütçenin 5,1 milyar lira fazla verdiğini müjdeledi!

MERKEZ BANKASI SAĞOLSUN!

Oysa AKP Hükümeti, seçim öncesi yapacağı harcamaları karşılayabilmek için, Merkez Bankası’nın nisan ayındaki genel kurulunu, ocak ayına çekti. Böylelikle, bankanın mayısta hazineye devredilecek, 37 milyar liralık yıllık kârı, ocak ayında merkezi yönetim bütçesine eklenmiş oldu.

Ekonomist Yalçın Karatepe de aynı konuya işaret ederek, “Ocak ayı bütçe rakamları açıklandı. Bütçe ilk ay fazla vermiş, mali disiplin uygulanmış! Oysa 97 milyarlık gelirin yüzde 42’si “diğer gelirler” kaleminden elde edildiği söylenmiş ama bunun ağırlıklı olarak Merkez Bankasından geldiğini söylememişler.” değerlendirmesini yaptı.

NORMALDE 35 MİLYAR AÇIK VERECEKTİ

Damat Berat Albayrak’ın müjdelediği bütçe fazlası aslında Merkez Bankası’nın kârından ibaret. Ekonomist Emin Çapa bu noktaya işaret ederek, “Hükümetin ekonomiyi akıl ve bilimle değil, lafla ‘yönlendirme’ çabası. Bütçe nasıl 5,1 milyar fazla verdi ocakta? Merkez Bankası’nın Hazine’ye yapacağı 37 milyar ödeme öne çekilip 18 ocaka alındı. Yani o ödeme olmasa, bütçe 35 milyar açık verecekti. Zaten ayrıntı belli.” ifadesini kullandı.

SEÇİM ÖNCESİ HAZİNE AKP’NİN HARCAMALARINA YETİŞEMİYOR

Merkezi yönetim bütçesinin ocak verilerine bakıldığında, seçim için yapılan yüksek miktardaki harcamalar dikkat çekiyor.

Ocak ayı bütçe gerçekleşmelerine bakıldığında, faiz dışı giderlerin, yüzde 6,7’den (2018) yüzde 67,5 gibi rekor seviyede yükseldiği görülüyor. Bütçe giderleri ise yüzde 6,8’den (ocak 2018)  yüzde 62,5’e fırlamış. Kısacası hükümet, “Merkez Bankası’nın kârı seçim harcamaları için öne çekildi.” iddiasını, bütçe giderlerinde tamamen doğrulamış.

Merkez Bankası niçin “acil Genel Kurul” kararı aldı?

Okumaya devam et

Ekonomi

Kriz eğitim sektörünü de sarsıyor, “Mektebim” okulları iflas etti

Bakırköy 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesi, Mektebim Okulları kurucusu Ümit Kalko'nun kurduğu Ümit Eğitim ve Yayıncılık Hiz. Tic. AŞ için iflas kararı verdi.

Bakırköy 2’nci Asliye Ticaret Mahkemesi, Mektebim Okulları kurucusu Ümit Kalko’nun kurduğu Ümit Eğitim ve Yayıncılık Hiz. Tic. AŞ için iflas kararı verdi. Kalko, 2018 kasım ayında konkordato talep etmiş ve Keçiören’deki okulu kapatmıştı.

BOLD – Mektebim Okulları’nın kurucusu Ümit Kalko, sahibi olduğu Ümit Eğitim AŞ için 23 kasım 2018’de konkordato istemiş, mahkeme, şirketi hacizlere karşı korumaya almıştı.

Şirket faaliyetlerinin denetimi için 3 kişilik geçici konkordato komiseri heyeti atanmıştı. Ümit Eğitim AŞ, konkordato başvurusu öncesi hacizlere maruz kalmıştı. Konkordato sürecinde şirketin el değiştirdiği öğrenildi. Ümit Kalko, şirketteki paylarını Şenol Ulukan’a devretti.

Şirketin durumunu görüşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 11 Şubat 2019’da yaptığı oturumda oybirliğiyle Ümit Eğitim ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.’nin iflasına karar verdi.

KEÇİÖREN’DEKİ OKULU KAPANMIŞTI

Şirkete kayıtlı varlıklar ile Ümit Kalko adına kayıtlı varlıklara haciz konulmuştu. Kalko’nun şirketi ait ve franchise yöntemiyle işletilen Keçiören’deki Mektebim Okulu geçen kasım ayında kapatılmış, buradaki öğrenci ve öğretmenlerin mağduriyetinin giderildiğini açıklanmıştı.

Mektebim Yönetim Kurulu’ndan o dönem konuyla ilgili şu açıklamayı yapılmıştı: “Ümit Kalko’ya ait olan şirketler bir süredir mali sıkıntı yaşadığından konkordatoya gitmiş ve mali yükümlülüklerini yerine getiremez hale gelmiştir. Yaşanan bu sorunlar nedeniyle Mektebim Eğitim Kurumları TİC. A.Ş., Ankara Keçiören Kampüsünün tüm franchise haklarını Ümit Kalko’nun şahsına ait olan SNM Eğitim Danışmanlık SAN. TİC. LTD. ŞTİ.’den alarak marka sorumluluğunun gereği öğrenci, öğretmen ve veli mağduriyetini gidermiş, Mektebim’in Ankara’daki diğer kampüslerine nakil çalışmalarını tamamlamıştır.”

ÜMİT KALKO KİMDİR?

1983 Ankara doğumlu olan Ümit Kalko, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu.

2006 yılında açıköğretim, serbest muhasebecilik, KPSS gibi kurslarla Ümit Eğitim Kurumları olarak girdiği eğitim sektöründeki faaliyetlerini, 2009 yılında Silivri başta olmak üzere birçok şubesi ile sürdürdü.

Ümit Kalko, geçen yıl AKP Silivri ilçe teşkilatını ziyaret ederek, partiye üye olmuştu.

AKP’YE ÜYE OLMASIYLA GÜNDEM OLMUŞTU

Mektebim okullarını açtıktan sonra eğitim sektöründe dev bir zincirin sahibi olan Ümit Kalko, ülke genelindeki 59 Mektebim Okulu’nun Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyordu.

Mektebim okulları 7 yılda en hızlı büyüyen eğitim kurumu olmuştu. Ümit Kalko, geçen yıl ocak ayında, AKP Silivri ilçe teşkilatına giderek, AKP’ye üye olmasıyla gündeme gelmişti.

AKP dersaneleri kapatmak için izin verdiği temel liseleri de kapatıyor

Okumaya devam et

Ekonomi

Ekonomi düşünülenden daha büyük bir krizde

BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, krizin geldiği noktayı, "1 ay içinde yaklaşık 230 bin kişilik istihdam kaybı var." sözleri ile özetledi.

İşsizlik rakamlarını değerlendiren Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, “1 ay içinde yaklaşık 230 bin kişilik istihdam kaybı var. Bu, ekonominin düşünülenden daha şiddetli bir resesyon içinde olduğunu gösteriyor.” dedi.

BOLD- İşsizlik oranı kasımda arındırılmamış olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 puan artışla, şubat 2017’den bu yana en yüksek seviye olan  yüzde 12,3’e yükseldi.

Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik ise bir önceki döneme göre 0,4 puan artışla yüzde 12 ile en son 2016 yılı aralık ayında gördüğü seviyeye geldi.

BU KADAR BÜYÜK İSTİHDAM KAYBI BEKLEMİYORDUK

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Profesör Seyfettin Gürsel, BloombergHT’de katıldığı programda bu kadar büyük istihdam kaybı beklemediklerini söyledi.

Gürsel, “Bir ay içinde (arındırılmış olarak) yaklaşık 230 bin kişilik istihdam kaybı var. Bu, ekonominin düşünülenden daha şiddetli bir resesyon içinde olduğunu gösteriyor. İstihdam tarafında tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde kayıp var. Sanayi ve hizmet istihdamın yükünü çektiği için önemli.” değerlendirmesini yaptı.

İNŞAATTAKİ KAYIP SÜRPRİZ DEĞİL

İnşaat tarafındaki kaybın sürpriz olmadığını söyleyen Gürsel, şöyle devam etti: “Şubattan beri inşaat sektörü mutlak istihdam kaybediyor, toplamda 350 bin kayıp söz konusu. Bu da oldukça normal; müteahhitler ellerindeki konutları satamadıkları için yeni konut inşaatına girişmiyor. Ayrıca inşaat maliyetlerinde yüzde 30’un üzerinde artış oldu. Konut satışları düştüğü için bu maliyet artışını telafi edip üzerine biraz da kârla konut satmak da imkânsız hale geldi.”

İŞSİZLİK 2009 KRİZİ SEVİYESİNE YÜKSELDİ

İşsizlik verilerini değerlendiren, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sözcüsü Faik Öztrak, işsiz sayısında ve işsizlik oranında görülen artışların 2009 krizinden bu yana görülen en yüksek artışlar olduğunu belirtti.

Öztrak, “Ekonomide üretim çakıldı, işsizlik hızla artıyor, sokaklarda meyve-sebze kuyrukları uzayıp gidiyor. Milletin üzerine ateşten gömlek geçirildi.” dedi.

Üniversiteli işsiz oranına da değinen Öztrak, son verilere göre üniversiteli işsizlerin sayısının 1 milyon barajını aşarak, 1 milyon 32 bine yükseldiğine dikkat çekti.

İşte TÜİK’in açıklamadığı işsizlik oranı: Yüzde 19

 

Okumaya devam et

Öne çıkanlar