Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Tek celsede 39 gazeteciye 265 yıl hapis

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi, TRT’den ihraç, KHK’lı 39 gazeteciye tek celsede 265 yıl hapis cezası verdi. Listeye göre verilen cezalarda delil değerlendirmesi dahi yapılmadı.

OHAL döneminde TRT’den ihraç edilen gazetecilerin yargılandığı Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması yapıldı. 2016 Ekim ayından beri tutuklu onlarca gazetecinin yargılandığı davada Mahkeme Başkanı Bahtiyar Çolak hükmü okudu.

ONLARCA YIL HAPİS CEZASI

Gazeteciler; Ahmet Özdemir, Ali Hancı, Ahmet Çat, Beşir Elmas, Abdullah Yeldan, Enes Bora, Evren Kara, Koray Demirci, Selçuk Çelik, Şaban Harman, Özkan Püsküllü, Hüseyin Arslan, Özgür Aksoy, Salih Üzer, Mehmet Kuş, Ali Suat Günek, Emrah Timuçun Yazıcı, Kubilay Süslü, Ertan Rıdha, Murat Karaca, Hamza Günerigök ve Ali Fuat Ayhan “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı.

Gazeteciler Cumali Çaygeç, Ayhan Baykara, İbrahim Öztürk, Sinan Güneş, Sezai Yavaş, Tuğrul Çakır, Serkan Canbaz, Yunus Ayhan, Şefik Cürebal, Hakan Karaca, Nurdan Ayşe Coşkun aynı suçtan 6 yıl 10 ay 15’er gün, Eşref Üzüm, Orhan Tokmak, Osman Taha Sirkeci ve Niyazi Özkan aynı suçtan 7 yıl 6’şar ay, Mehmet Akif Öztürk ve Eyüp Keser ise 8 yıl 9’ar ay hapis cezasına mahkum edildi.

SADECE DÖRT KİŞİ TAHLİYE

Sanıklardan Sedat Turhan hakkındaki davanın ayrılmasına karar verilirken, tutuklu geçirdikleri süre dikkate alınan sanıklardan Cumali Çaygeç, Sezai Yavaş, Tuğrul Çakır ve Serkan Canbaz’ın her hafta karakola imza vermek suretiyle tahliyelerine karar verildi.

Safiye Tokgöz’ün ise beraatına hükmedildi.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılan sunucu Murat Kaban’a “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi ve hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakıldı.

DELİL DEĞERLENDİRMESİ YAPILMADI

Ceza yağdırılan 39 gazetecinin tüm duruşmalar boyunca haklarındaki delilleri görmek istedikleri yönündeki talepleri ise kabul görmedi. Gazetecilerin ceza almaları “kurum kanaati” ve “aleyhte verilen ifadeler”e dayandırıldı.

Türkiye’de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü: 142 gazeteci cezaevinde, 4 bin gazeteci işsiz

Medya

Emine Eroğlu’na yılın inanç özgürlüğü ödülü

Yazar Emine Eroğlu’na Nev York Eyalet Meclisi tarafından yılın inanç özgürlüğü ödülü verildi. Eroğlu ödülü, hapisteki kadınlar ve çocuklara adadı..

New York Eyalet Meclisi her yıl verdiği “İnanç Özgürlüğü Ödülü”ne bu yıl yazar Emine Eroğlu’nu layık gördü.
Ödülünü törenle alan Emine Eroğlu, duygularını sosyal medyadan paylaştı:

“Sevgili dostlarım, New York Eyalet Meclisi, Hizmet Hareketi’ni temsilen bana yılın inanç özgürlüğü ödülünü verdi. Bu ödülü, Hizmet Hareketine aidiyetlerinden ötürü şu an Türkiye hapishanelerinde yatan 17 bin kadın ve anneleri ile birlikte hapishanede kalan çocuklar adına aldım.

O kadınlar, iyiliği çoğaltmaktan başka bir şey yapmadılar. İyiliği çoğalttılar, çünkü bunun kötülükle mücadele edebilmenin en etkili yöntemi olduğuna inanıyorlardı. Gördükleri zulüm, onların yöntemlerinde ne denli isabet ettiklerinin delilidir.

Aldığım bu ödül beni, kinlerin, nefretlerin, gecenin koyu karanlıkları gibi dört bir yanı sardığı böyle bir zaman dilimi içerisinde, sevgiyi rehber yapıp yürümemin mümkün olduğuna bir kez daha inandırdı.”

Okumaya devam et

Genel

Atilla Taş’ında artık bir kanalı var

15 Temmuz sonrası tutuklanan uzun süre İstanbul Silivri Cezaevi’nde kalan şarkıcı Atilla Taş, tahliye olduktan sonra Youtube’de kendi kanalını kurdu.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Meydan Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan ve sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı muhalif paylaşımları nedeniyle hakkında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan dava açılan Atilla Taş, 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezasına çarptırılmıştı.

İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yaklaşık 14 ay boyunca tutuklu kalan Atilla Taş, cezasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 2. Ceza Dairesi tarafından onaylanmasıyla geri kalan hapis cezası olan 3,5 ayı Kocaeli Kandıra Açık Cezaevi’nde geçirdi.

Yaklaşık bir ay önce tahliye olan Atilla Taş hakkında denetimli serbestlik hükümleri uygulanıyor.

22 Mart günü Youtube’de “Atilla Taş TV” adıyla kanal kuran şarkıcı Taş, “Karakola gidiyorum” konulu bir video paylaştı. Video de denetimli serbestlik hükümleri gereği hafta 4 gün polis karakoluna imzaya gittiğini anlatan Atilla Taş, neden Youtube kanalı kurduğundan da bahsetti.

Ana akım medya da kendisine karşı ambargo uygulandığını belirten Atilla Taş, Kanal D’de yayımlanan kendisinin de rol aldığı Karışık Kaset isimli filmdeki 15 dakikalık görüntüsünün kesildiğini anlattı.

Siyasetten tiksindiği bu nedenle politik bir kanal kurmayı düşünmediğini ifade eden Taş, sevenlerinden ve takipçilerinden kanalını beğenerek takip etmesini istedi.

Okumaya devam et

Dünya

CNN’den CNN Türk için soruşturma başlatması istendi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ABD Temsilcisi Yurter Özcan, uluslararası haber kanalı CNN’e, CNN Türk hakkında soruşturma talebinde bulundu. Talep mektubunda, “CNN Türk’ün yaptığına gazetecilik demek ne yazık ki mümkün olamaz” denildi.

HABERCİLİK DEĞİL AKP DESTEKÇİLİĞİ YAPILIYOR
Doğan Grubu’ndan Demirören Grubu’na satılan CNN Türk, Hürriyet ve Posta gazetelerinin HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin kullanmadığı ifadeleri kullanmış gibi göstererek haberleştirmesi tepki toplamıştı.

Yurter Özcan’ın CNN’e yaptığı çağrıda, “Sizlerden CNN Türk ile ilgili soruşturma başlatmanızı talep ediyorum. Soruşturmanız sırasında temel gazetecilik prensiplerinin çiğnendiği ve AKP rejimini desteklemek amacıyla yalan haberler yapıldığını görmeniz sonucunda, bu kanalın CNN adını kullanma hakkının elinden alınacağından eminim” ifadeleri yer aldı.

kulturservisi.com’un haberine göre Özcan’ın talep mektubunun tam metni şöyle:

“Sayın Yetkili,

İsmim Yurter Özcan, Cumhuriyet Halk Partisi ABD Temsilcisiyim. Türkiye’de sizin isim hakkınızı kullanarak yayın yapan ve kasıtlı yanlış haber yapmayı artık bir alışkanlık haline getiren CNN Türk ile ilgili sizinle irtibata geçmek istedim.

Her ne kadar şirketinizin ismini taşısa da CNN Türk, CNN isminin itibarından ve dünyada kabul görmüş, temel gazetecilik prensiplerinden oldukça uzaktadır. Dünyanın dört bir köşesinde, hayatları pahasına çalışarak, gerçekleri haber yapmaya çalışan gazetecileri göz önüne aldığımızda, CNN Türk’ün yaptığına gazetecilik demek ne yazık ki mümkün olamaz.

CNN Türk özellikle 31 Mart yerel seçimlerine yaklaştığımız son aylarda önemli haberleri atlamayı ve yalan haber yaparak dezanformasyona sebep olmayı bir alışkanlık haline getirmiştir. Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem Imamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş seçim çalışmalarında ciddi bir mücadele ortaya koymakta ve anketlerde önde gözükmektedir.

CNN Türk birkaç gün önce muhalif bir siyasetçinin demecini çarpıtmış ve hiç söylemediği halde Türkiye’nin en büyük iki şehri İstanbul ve Ankara’nın CHP tarafından kazanıldığı takdirde, çoğunlukla Kürt seçmenin tercih ettiği HDP tarafından yönetileceği yalanını haber yapmıştır. Bu yalan haberin amacı AKP hükümetinin ultra milliyetçi dilini desteklemektir. Bu CNN Türk’ün AKP hükümetinin borazanlığını ve propagandasını yapmak ve muhalefeti kötülemek amacıyla yaptığı ilk yalan haber değildir.

Washington bölgesinde 19 senedir yaşayan birisi olarak, gerçek gazeteciliğin geçmişte olduğu kadar gelecekte de dünyayı cesaret, etik değerler ve adanmışlık sayesinde değiştirebileceğini biliyorum. Sizlerden CNN Türk ile ilgili soruşturma başlatmanızı talep ediyorum. Soruşturmanız sırasında temel gazetecilik prensiplerinin çiğnendiği ve AKP rejimini desteklemek amacıyla yalan haberler yapıldığını görmeniz sonucunda, bu kanalın CNN adını kullanma hakkının elinden alınacağından eminim.”

Okumaya devam et

Öne çıkanlar