Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Batman olayı: Mağduriyet üzerinden dolandırıcılık

Batman’da bir kadına polislerin tecavüz ettiği, ardından kadının intihar ettiği şeklindeki yalanın hikayesi ve ardındaki dolandırıcılık çetesi gerçeği.

BOLD-Batman’da Ayşe Arslanoğlu isimli 1’i engelli 4 çocuğu bulunan bir kadının 15 Temmuz’dan sonra engelli maaşının kesildiği, kocasının hapse düştüğü, geçim sıkıntısı yaşadığı ve ardından içinde polisle siyasilerin bulunduğu kişilerce baskı altına alındığı, tacize uğradığı hatta tecavüz edildiği, ardından da intihar ettiğine ilişkin haberler düştü sosyal medyaya.

Peşi sıra bir fotoğraf ve intihar mektubu piyasaya sürüldü. Ancak intihar mektubundaki üslup Hizmet Hareketi’nden birinin kullandığı üsluptan oldukça uzaktı.

ARAYAN ARAYANA

Kısa sürede sosyal medyada yayılan konuyu pek çok gazeteci, hukukçu ve insan hakları aktivistleri araştırmaya başladı. Konuyu araştıranların hemen hepsi ilk yayan Twitter hesapları tarafından “Hayrunnisa İçli” isimli bir kadına yönlendirildiler. Ayrıca Bahar Yıldırım isimli bir akademisyenin de konudan bilgisi olduğu belirtildi. Ancak Bahar Yıldırım isimli bir akademisyene ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı gibi, Bahar Yıldırım’a ait paylaşılan Whatsapp numarası da artık kullanılmaz durumda.

KİLİT İSİM HAYRUNNİSA İÇLİ

Konuyu ilk duyuran twitter hesaplarının yönlendirdiği ve tecavüze uğradığı iddia edilen kadının arkadaşı olduğu söylenen Hayrunnisa İçli için iki faklı iletişim yöntemi yayılmaya başladı.
Whatsapp numarası ve bir twitter hesabı. Hayrunnisa İçli’ye ait olduğu belirtilen @Maileleri (Mağdur Mahkum Aileleri) isimli Twitter hesabı “0” takipçili bir hesap. Hesap olayın duyurulduğu ilk gün irtibat kurmak isteyen herkesle DM’den yazışıp oldukça iç parçalayıcı bir hikaye anlatıyordu. Kendisinin de tacize uğradığı, gidip savcıya şikayetçi oldukları ama dilekçelerinin bile alınmadığı vs…

Hesap ikinci gün Twitter kaydından silindi..

Hayrunnisa İnci’nin ilk gün telefonu: 0552 437 01 72
Hayrunnisa İnci’nin ikinci gün telefonu: 0552-406 45 83
Bu telefonlardan ilki de bir süre sonra Whatsapp kaydından silindi.

OLAY BÜYÜDÜ İNSAN HAKLARI AKTİVİSTLERİ DEVREYE GİRDİ

Olay akşama doğru sosyal medyada yayılınca Hayrunnisa İçli’nin telefon numarasını Türkiye’nin en saygın insan hakları aktivistleri de aradılar, hikayeyi dinledikten sonra paylaşımlara başladılar.

İşte bu noktada iş artık sosyal medya paylaşımı olmaktan çıktı.

Batman Valiliği bir açıklama yaparak Batman ilinde böyle bir intihar vakası yaşanmadığını bildirdi.

İKİNCİ PERDE

Valiliğin açıklamasından sonra, olayı duyuranlara yönelik sorgulama başladı. Bu kez de Hayrunnisa İçli, “Zaten cenaze Batman’da değil, Diyarbakır’a götürüldü, valilik kelime oyunu yapıyor” savunmasına girdi. Bunu makul karşılayanlar oldu çünkü son zamanda devlet kurumları güvenilirliğini oldukça kaybetmiş durumda.

Ancak beklenmedik bir durum gerçekleşti ve Batman Baro Başkanı Hamit Çakan iki avukat görevlendirip konuyu araştırdı. Araştırma sonucunda Batman’da Ayşe Arslanoğlu isminde birinin intihar etmediği, hatta Batman’da bu isimde bir kişinin, ailenin dahi yaşamadığının tespit edildiğini açıkladı.
Konu bu noktada kapanmalıydı ancak kapanmadı. Bu kez Hayrunnisa İçli’den farklı Whatsapp ve sosyal medya hesapları gazetecilere ulaştılar, çeşitli karşı argümanlar sunmaya başladılar.

LİSTE DEVREYE GİRDİ

Bu noktada Hayrunnisa İçli ve ekibi tarafından Whatsapp ve DM’ler üzerinden bir isim listesi yayınlandı. Kocaları tutuklu ya da “gaybubette” kadınlar listesi. Bunların çok mağdur olduğu, 60 bin lira kadar kira ve fatura borçları olduğu bunu bilenler tarafından tacize maruz kaldıkları yazıyordu listenin altında. Ve hepsinin Ayşe Arslanoğlu’nu tanıdıkları olayı bildikleri belirtiliyordu.

HİZMET HAREKETİ’NDEN TANIYAN YOK

Mağduriyetin temel sebebi sözkonusu ailenin Hizmet Hareketi’yle bağı olduğu için yoğun bir telefon trafiği başladı. Batman’da ve çevresinde Arslanoğlu ailesini Hizmet Hareketi’nden tanıyan yoktu.
Hayrunnisa İçli’nin “Kocam FEM dershanesinde çalışıyordu” şeklinde verdiği bilginin de gerçeği yansıtmadığı kısa sürede anlaşıldı.

DOLANDIRICI ÇETESİ

Batman’da son dönemde benzer biçimde üç garip olay sosyal medya üzerinden yayıldı.

İlki bir fotoğraftı. Eşi Hizmet Hareketi’nde çalışan bu nedenle işsiz kalan ve çok zor durumda olan bir aile.

İkincisi tecavüz nedeniyle intihar mektubu.

Ve üçüncüsü de 17 kadının isminin geçtiği liste.

Ancak üç listedeki isimlerin de gerçek olmadığı kısa bir araştırmadan sonra ortaya çıktı. Söz ettikleri Hizmet Hareketi kurumlarında bu isimleri tanıyan olmadığı gibi, kendileri de irtibatta oldukları kişilere ait hiçbir isim verememişlerdi. İntihar ettiği öne sürülen Ayşe Arslanoğlu’nun ise ismi verilen kocası ne hapiste ne de ihraç listelerinde yoktu. Zaten baro ve valilik de olayı yalanladı.
Son dönemde Hizmet Hareketi mağdurları bu şekilde ikinci bir mağduriyet yaşıyor. Gözaltına aldırmakla tehdit eden kimi zaman içinde kamu personellerinin de bulunduğu şantaj çeteleri yanında; bu tip mağduriyet hikayeleri üreterek dolandırıcılık faaliyetleri de başlamış durumda.

BOLD MEDYA YAZMADI

Olay bir diğer boyutuyla ise sosyal medyada oluşabilecek etkinin gücünü göstermesi. Ancak intihar mektubundaki üsluptan başlayarak şüphe çekici konudan uzak duranlar, akşam saatlerinde olayı çözüp bir dolandırıcılık şebekesiyle karşı karşıya bulunulduğunu anladılar.

Ancak pek çok gazeteci ve insan hakları aktivistinin hızla paylaşması nedeniyle olay gerçek mağduriyetlere de zarar verebilecek boyuta geldi.

Tüm bu süreç boyunca Bold Medya konuyu net olarak doğrulatmadan yazmadı. Günün sonunda tüm kaynaklardan olayın yalanlandığı bir tablo ortaya çıktı.

Benzer bir hikaye şarkıcı Gökmen tarafından da uydurulmuş ve büyük bir istismar yapıldığı kanıtlanmıştı. Gökmen’in anlattığı işkence gördüğü, kemikleri kırılana kadar dövülüp, öldü zannedilerek çöpe atıldığı hikayesinin tamamen uydurma olduğu ortaya çıkmıştı.

Genel

AKP’li Kenan Sofuoğlu’ndan ilginç paylaşım, “560 bin liralık saatim çalındı, yardım edin”

Lüks yaşantısı ile sürekli gündemde olan Dünya Super Sport Şampiyonu ve AKP Milletvekili Kenan Sofuoğlu, 560 bin liralık saatini çaldırdığı için bugünlerde çok dertli.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Sakarya Milletvekili Kenan Sofuoğlu, tatil amacıyla gittiği Bangkok’ta 560 bin lira değerindeki HUBLOT marka saatini havaalanında çaldırdığını Instagram sayfasından duyurdu.

HUBLOT’un özel üretimi olan 100 saatten biri olduğunu vurgulayan Sofuoğlu, sosyal medya hesabından değerli saatinin bulunması amacıyla yardım istedi.

Çalınan saatinin fotoğrafını paylaşan AKP’li Kenan Sofuoğlu, “ÇALINDI!Bu Hublot özel üretim ve dünyada sadece 100 tane var bu da 1. HUBLOT Turkey benim için özel üretmişti ama geçen hafta Bangkok Havalimanı’nda çalındı!!! Umarım Hublot bulmam için bana yardım eder” diye yazdı.

AKP’li seçmenin oyları ile milletvekili olan Kenan Sofuoğlu’nun, vatandaşın ekonomik kriz ile mücadele ettiği dönemde lüks Lamborghini marka otomobili ve yaşam tarzı gündemde olmasına sosyal medyada tepki geldi.

Lüks saati için yardım isteyen Kenan Sofuoğlu, gelen tepkiler üzerine Instagram sayfasındaki yorum kısmını kapattı.

Sofuoğlu’nun “senatör” gafında hesap yine “personele” kaldı

Okumaya devam et

Genel

Ekrem İmamoğlu’ndan Hürriyet’e “Kraldan çok kralcılık yapmayın”

Demirören Grubu’na bağlı Hürriyet gazetesinin başını çektiği bazı yayın organlarında, muhalefet partilerini hedef alan “PKK ile bağlantılı adaylar” haberi yer aldı. Bu haberlere tepki gösteren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, “Kraldan çok kralcılık yapmayın. Herkes haddini bilecek” dedi.

CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş Beyoğlu Piyalepaşa’daki Ağaçlaraltı ortak miting düzenledi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) yakınlığı ile bilinen başta Hürriyet gazetesi olmak üzere havuz medyası, 31 Mart seçimlerine günler kala CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi belediye meclis üyeleri hakkında fişleme bilgilerine yer verdi.

340 kişi hakkında yapılan fişleme bilgileri, açık bir şekilde gazetelerde “PKK ile bağlantılı adaylar” başlığı ile yayımlandı.

Provokasyon içeren haberlere yönelik sert eleştirilerde bulunan Ekrem İmamoğlu, haberi yapan gazetelere “Yarın başkan seçilince çayımızı kahvemizi içmeye geleceksiniz. Boynunuz bükük, yüzünüz kızarmış olmasın.” dedi.

“Kraldan çok kralcılık yapmayın. Herkes haddini bilecek.” diyerek tepki gösteren İmamoğlu, “Hâlbuki gazetecilik asil bir meslek. Gazeteci yalan yazmaz. Bu işler de bizim üzerimizde kalmaz. Güneş balçıkla sıvanmaz. Biz kim olduğumuzu biliyoruz. Tek dertleri biz seçimi kazanacağız.” ifadelerini kullandı.

O FİŞLEMELERİ, SÜLEYMAN SOYLU GÜNDEME GETİRMİŞTİ

Ankara’nın Güdül ilçesinde 3 gün önce AKP’nin düzenlediği seçim mitinginde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “”31 Mart’ta bu gidişimizi zafiyete uğratmayalım. Uğratırsak kaseti başa sararlar.” sözleri ile terörün tekrar canlanacağını ifade ederek seçmeni tehdit etmişti.

Soylu sözlerinin devamında muhalefette yer alan partilerin 31 Mart seçimlerinde belediye meclis üyesi olarak gösterdiği adaylar arasında PKK ile bağlantılı 325 kişinin olduğunu iddia etmişti.

Mini Süleyman Soylu Belgeseli: “Ben döneğim öyle mi?”

Okumaya devam et

Genel

‘Yumurta Çocuk’ konuştu: O yumurta insanları birleştirdi

Yeni Zelanda’daki cami saldırılarının nedeninin “Müslümanların ülkeye göçü” olduğunu söyleyen Senatör Fraser Anning’in kafasında yumurta kırarak ırkçılığa karşı mücadelenin sembolü haline gelen ‘yumurta çocuk’ lakaplı Will Connolly Avustralya’da yayın yapan Channel 10’a konuştu. Connolly, “Anladım ki yaptığım doğru değildi. Ama o yumurta insanları bir araya getirdi” ifadelerini kullandı. Connolly, şiddetin doğru yanıt olmadığını savundu.

Sputnik’teki habere göre, sözleri nedeniyle Anning’i affedebileceğini düşünerek o gün senatörün programına gittiğini anlatan Connolly, yumurta kırmadan önce yaklaşık bir saat dinlediğini söyledi.

Ancak Connolly, Anning’in konuşmasının fikrini değiştirmek yerine yumurta atmasına cesaret verecek kadar ileri gittiğini söyledi.

SENATÖRÜN KURBANLARI DESTEKLEYECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM AMA NEFRET DOLUYDU

Connolly, “Dünyanın, kurbanları destekleyeceğini, onlara sevgi göstereceğini düşündüm. Senatörse saldırı nedeniyle kurbanları suçlayan oldukça ayrıştırıcı ve nefret dolu bir konuşma yaptı. Tamamen iğrendim” dedi.

YUMURTA FONU İLE 56 BİN DOLAR TOPLANDI

Kendisine verilen para cezasını ödemenin yanı sıra ‘daha fazla yumurta alabilmesini’ sağlamak için kurulan fonu hatırlatan Will Connolly, bu sayede saldırılarda yaşamını yitiren insanların yakınları için on binlerce dolar topladıklarını söyledi.

Connolly, bu parayı yardım için kullanacağını daha önce açıklamıştı. Bir hukuk firması da ücret almadan Connolly’yi temsil edeceğini duyurmuştu. Bugün itibariyle fonda yaklaşık 56 bin ABD doları toplandığı kaydediliyor.

ESKİ LAKABI DA YUMURTA ÇOCUK

Yumurta olayının haddinden fazla ilgi çektiğini, bu nedenle de asıl odakta olması gereken saldırı kurbanlarının geri planda kalabileceğini savunan Will Connolly, yumurtadan uzak duracağını da dile getirdi.

Connolly, “Bu olay olmadan önce de ‘Yumurta Çocuk’ diye çağrılıyordum, çünkü öğle yemeklerinde haşlanmış yumurta yerdim ve kızlar hep ‘benden uzak dur, leş gibi kokuyorsun’ derlerdi. Artık yumurta yok” dedi.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar