Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Urla’da “Ölüm Yolunda Barış İçin Yürüyenler” Sergisi

“Ölüm Yolunda Barış İçin Yürüyenler” fotoğraf sergisi Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde açıldı. Srebrenitsa’da yaşananların fotoğraflara yansıtıldığı sergi ziyaretçilere duygu dolu anlar yaşattı.

UNUTULMASIN DİYE
Katliamın unutulmaması için her yıl düzenlenen Mars Mira yürüyüşüne katılan sanatçılar Aylin Telef ve Ayşegül Çetinkalp’in düzenlediği sergiye Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın yanı sıra Bosna Hersek Fahri Başkonsolosu Ahmet Kemal Baysak, İzmir ve Urla’dan Bosna Sancak Karadağ Kültür ve Yardımlaşma Dernekleri başkan ve yöneticileri ile fotoğrafseverler katıldı.

Marş Mira yürüyüşünün çok önemli olduğunu dile getiren Bosna Hersek Fahri Başkonsolosu Ahmet Kemal Baysak ; “Zaman 21. Yüzyıl mekan Avrupa’nın ortası insanlar nasıl vahşileştirilebilir. İnsan insanı savaş olmadan silahsız bir nasıl gülerek öldürebilir. Korkunç bir şey. Maalesef bu yaşandı. 300 bin kişi hayatını kaybetti. Hala yeni toplu mezarlar çıkıyor. Orada yaşananları unutturmamak lazım. Unutmadık unutturmayacağız” dedi.

Sergiyi 15 Mart 2019 tarihine kadar Urla AKM’de ziyaret edilebilir.

MARŞ MİRA YÜRÜYÜŞÜ NEDİR?
Hollandalı BM askerlerinin korumasındaki 8 bini aşkın sivil Boşnak’ın Ratko Mladiç komutasındaki Sırp milislerce öldürüldüğü Srebrenitsa Katliamı’nın yıl dönümünde 8 – 11 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen bir yürüyüş Marş Mira.

Katliamda yaşamlarını kaybedenleri anmak için dünyanın bir çok yerinden bir araya gelen aktivistler, Saraybosna’dan başlayıp Srebrenitsa’da son bulan 110 kilometrelik zorlu bir yürüyüş yapıyor.

SÜREKLİ TOPLU MEZARLAR BULUNUYOR

Srebrenitsa Katliamı’ndan kaçmayı başaran insanların Saraybosna’ya gelebilmek için kullandıkları güzergahı tam tersi yönde Saraybosna’dan Srebrenitsa’ya yürüyerek katliamın izlerini görmek, yaşananları unutturmamak için yapılan yürüyüşe her yıl binlerce kişi katılıyor.

Yürüyüş korteji her gün yaklaşık 35 km yol alıyor, geceleri ise ormanlık bölgede belirlenen yerlerde kamp kuruluyor. Bu kamp süresince katliam tanıkları Srebnitsa katliamını anlatıyor. son gün 11 Temmuz’da Srebrenitsaya varıldığında Potoçari anıt mezarına o yıl içinde bulunan soykırım kurbanlarının toprağa verilmesi için yapılan toplu cenaze töreni ile yürüyüş son buluyor.

Dünya

ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın hack programı hack’lendi

Microsoft'un Windows işletim sistemine sahip bilgisayarların içerisine girebilmek için ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından kullanılan güvenlik yazılımının hackerlar tarafından ele geçirildiği öğrenildi.

Bilgisayarların şifrelerini kırmak için özel olarak tasarlanan yazılım, kötü amaçlı kişilerin ellerinde.

Microsoft’un Windows işletim sistemine sahip bilgisayarların içerisine girebilmek için ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından kullanılan güvenlik yazılımı EternalBlue’nun hackerlar tarafından ele geçirildiği ve ABD’de bulunan bazı şehirlere yönelik siber saldırılarda kullanıldığı ortaya çıktı.

NSA çalışanlarınca 5 yıl kadar önce Windows işletim sisteminde tespit edilen açıkları kullanarak sisteme giriş yapan EternalBlue, kurum tarafından istihbarat amaçlı kullanılıyordu. NSA dışına çıkan yazılım; Rusya, Çin ve hatta Kuzey Kore’deki kötü amaçlı kişilerin tehdit karşılığında para talebinde kullanılmak üzere eline geçti.

ABD’de bulunan hastaneler, havalimanları, demiryolları, gemicilik faaliyetleri ve ATM’lerin kullanım dışı kalmasına yol açan yazılım korsanları Baltimore, Maryland’de bulunan devlet dairelerini devre dışı bıraktı ve 100.000 dolar fidye istedi.

Hack’leme yazılımının çalındığını uzun zaman boyunca gizleyen NSA, Shadow Brokers adlı bir grubun EternalBlue’yu internet ortamında yayımlaması sonucunda zorunlu olarak Microsoft’a durumu bildirdi.

Microsoft çalışanlarının EternalBlue’nun kullanıyor olduğu güvenlik açıklarını kapatmak için derhal bir güncelleştirme yayımladığı ancak ABD’deki çoğu bilgisayarın yine de saldırıya açık durumda olduğu belirtiliyor.

Johns Hopkins Üniversitesi siber güvenlik uzmanı Thomas Rid, konuya ilişkin, “Çalınan yazılım dünyanın gelmiş geçmiş en yıkıcı ve en pahalı NSA ihlali” dedi.

Okumaya devam et

Dünya

Sarı yelekliler AP seçimleri öncesinde yeniden sokaklarda

Sarı yelekliler, bugün 21 Avrupa Birliği (AB) ülkesinde düzenlenecek Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesinde ülke genelinde gösteriler düzenledi. Gösterilerin 28. haftasında da Macron yönetiminin politikaları protesto edildi.

Paris’te Pere Lachaise Mahallesi’nde toplanan eylemciler, Sacre Coeur Mahallesi’ne kadar yürüdü. Republique Meydanı’nda toplanan bir grup göstericiyle polis arasında gerginlik yaşandı. Polis, taş atan eylemcilere biber gazıyla müdahale etti.

Polis, eylemcilerin Champs-Elysees Caddesi’nde, Ulusal Meclis ve 15 Nisan’da çıkan yangında büyük zarar gören Notre Dame Katedrali çevresinde gösteri yapmasını yasakladı.

Gösteriler nedeniyle birçok metro hattında seferler durduruldu.

Diğer bir grup gösterici de yasağa rağmen Champs-Elysees Caddesi’nde eylem yapmaya çalıştı ancak polis tarafından engellendi.

Paris Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, başkentteki gösterilerde 64 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Macron’un büyüdüğü Amiens kentinde düzenlenen gösteride de Macron karşıtı sloganlar atıldı. Polis, şehir merkezinde bir banka ve otelin camlarını kırmaya çalışan eylemcilere karşı biber gazı kullandı. Eylemde 18 kişi gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre, ülke genelindeki gösterilere 12 bin 500 kişi katıldı.

Yaklaşık 400 milyon kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu AP seçimleri, 21 AB üyesinde bugün düzenlenecek. AB’nin diğer ülkeleri çarşamba günü sandık başına gitmeye başlamıştı.

Dünya genelinde Hindistan’dan sonra en fazla seçmenin katıldığı demokratik seçimler olarak tanımlanan AP seçimlerinde bu yıl 8 siyasi grup yarışacak.

Birliğin yasama organı olan AP, AB Konseyi ile beraber birliğin yasalarını kabul ediyor ve bütçesini onaylıyor. İlk kez 1979’da düzenlenen AP seçimleriyle, AB vatandaşları parlamentodaki milletvekillerini belirliyor.

Sarı yelekliler de AP seçimlerinde 3 farklı listeyle yarışacak.

PROTESTOLARDA 11 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Akaryakıt zamları ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak başlayan, Macron yönetimine karşı gösterilere dönüşen sarı yeleklilerin eylemleri, 17 Kasım 2018’den bu yana devam ediyor.

Hükümetin açıkladığı verilere göre, gösterilerde şimdiye kadar 11 kişi hayatını kaybetti, bin 797’si polis 4 bin 245 kişi yaralandı ve 12 bin 107 kişi gözaltına alındı.

Ulusal Polis Soruşturma Biriminin, polisin, sarı yeleklilerin eylemlerinde şiddet uyguladığı şüphesiyle başlattığı adli soruşturma sayısının 256’ya yükseldiği açıklanmıştı.

Okumaya devam et

Dünya

Hollywood’da taciz skandalında 44 milyon dolarlık uzlaşma

Hollywood’un bir dönem en ünlü film yapımcılarından olan ancak onlarca kadın tarafından cinsel tacizle suçlanan Harvey Weinstein’in şikayetçi kadınlarla 44 milyon dolarlık anlaşmaya vardığı iddia ediliyor. Amerikan basınında yer alan haberlere göre, Weinstein’in yapım şirketi iflasını açıklamadan önce şirketle iş yapan alacaklılarla, şirket çalışanları ve taciz mağduru şikayetçi kadınlarla varılan yapılan müzakereler sonucu uzlaşmaya varıldığı belirtildi.

Weinstein’in avukatı New York’taki hakime, onaylandığı takdirde, davacı kadınlarla iki taraf için de maliyeti ve süresi belirsiz durumdan çıkaracak ve mağdurlara önemli miktarda tazminatın ödeneceği ekonomik bir anlaşmaya vardıklarını bildirdi.

TAMİNATLARI SİGORTA ŞİRKETİ ÖDEYECEK

Söz konusu tazminatların Weinstein’in şirketlerinin sigorta poliçelerinden sağlanacağı belirtiliyor.

Eski yapımcının kadınlarla mahkeme dışında çözüm için tazminat ödemeyi kabul ettiği anlaşmanın Weinstein hakkında devam eden diğer davalarla ilgisi yok. Hakkında tecavüz, kadınları zorla alıkoyma gibi ceza davaları süren Weinstein bu suçlamaları reddediyor ve kadınlarla rızaları dışında birlikte olmadığını savunuyor.

Hollywood’un bir dönem en ünlü ve güçlü film yapımcılarından olan Harvey Weinstein’in aralarında ünlü oyuncuların da bulunduğu 80’den fazla cinsel tacizde bulunduğu iddia ediliyor. Skandal, 2017 yılının Ekim ayında New York Times gazetesinde yer alan bir makaleyle ortaya çıkmıştı.

Kadına yönelik tacize sessiz kalınmamasını öngören #MeToo kampanyası da Weinstein hakkındaki cinsel taciz iddialarının mağdur kadınlar tarafından yüksek sesle dile getirilmesiyle başlamıştı. Tacize karşı susmamayı teşvik eden kampanya Amerika sınırlarını aşarak dünyaya yayılmıştı.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar