Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

8 Mart yürüyüşüne Erdoğan’dan ilginç yorum: Protestolar ezan saatine göre ayarlandı

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı canlı yayın programında 8 Mart günü Taksim’de eylem yapan kadınların, önceden ezanı protesto etmek amacıyla hazırlıklı geldiklerini iddia etti.

Show TV, Bloomberg HT ve HaberTürk TV ortak yayınında Veyis Ateş ve Ece Üner’in gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Taksim’de toplanan kadınların önceden yanlarında düdük getirdiğini amaçlarının ezanı protesto etmek olduğunu ifade etti.

“EZANI BEKA TARTIŞMASINDAN BAĞIMSIZ DÜŞÜNEMEYİZ”

“Bu hazırlık nereden? Bir defa herkes düdükleriyle gelmiş” diyen Erdoğan, “orada öttürülmeye başlanıyor. Bu milletin kırmızıçizgisi ezandır, bayraktır, vatandır. Bu değerlerimize yönelik her türlü saldırı, beka tartışmasından bağımsız düşünülemez.” dedi.

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılan grubun İstanbul Valiliği’nden izin almadığını ve müracaatta bulunmadıklarını belirten Erdoğan, “  Bu olayı duyunca hemen valimizle bağlantı kurdum. Toplantı ve gösteri yürüyüşüyle ilgili bir müracaatları var mı? Dedi ki ‘yok’. Bunlarda zerre kadar dürüstlük olsa, kadınlarla ilgili böyle bir şey yapacağız diye Valilik’e müracaatını yaparsın” dedi.

YÜRÜYÜŞÜN EZAN SAATİNE KASITLI PLANLANDIĞINI İDDİA ETTİ

Gazetecilerden birisi “Islıklar trompetler zaten var, ezanı protesto etmekle ezan okunduğu sırada protestonun devam etmesi arasındaki nüansa değiniyorlar” demesi üzerine cevap veren Erdoğan, protesto gösterisi için özellikle ezan saatinin planlandığını iddia etti.

“Bu yorumları yapanlar buna hazırlıklı tipler. Onların ezana saygısı yok.” diyen Erdoğan, “Orada dediğiniz saat ezan saati, bunlar o saatte bunu planlıyorlar. Planlamanın ötesinde müracaatın yok, bu şekildeki gösteri ve yürüyüşlere müsait olmayan bir yerde bunu yapıyorsunuz. Akşam 19 civarı bunu yapıyorsunuz, dikkat edin. Vatandaşın işten çıktığı, alışverişini yapacağı saatlerde bunu yapıyorsunuz.” şeklinde konuştu.

AKP’li milletvekili ezan okunurken “Fetvayı aldım” diyerek konuşmasına devam etti

Gündem

Gergerlioğlu: Kaçırılan 6 kişi Türkiye’deki en büyük insan hakları ihlalidir

Siyah Transporter'la kaçırılanların yakınları Gergerlioğlu'nun konuğu oldu

Şubat ayı içerisinde Siyah Transporter’la kaçırılan 6 kişinin yakınları Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Periscope yayınına katıldılar. Gergerlioğlu bunun bir Nazi uygulaması olduğunu söyledi.

BOLD-Şubat ayı içerisinde “Siyah Transopret” vakası olarak kaçırılan 6 kişiden halen haber alınamadı. Kaçırılalardan 4’ünün yakınları Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun periscope üzerinden yaptığı canlı yayına katıldılar.

Ömer Faruk Gergerlioğlu, devlet güçlerinin kendi vatandaşlarını kaçırıp zorla kaybetmesinin bir Nazi uygulaması olduğunu söyledi:

“1941 yılında Naziler kendilerini eleştirenleri kaçırdılar, hatta başka ülkelerden bile kaçırıp getirdiler ve kaybettiler. Bu tip zorla kaybetme olayları Nazi uygulamaları. Daha sonra Güney Afrika ülkelerinde görüldü. Türkiye’de 90’lı yıllardan beri yapılan bu uygulamalarda cezasızlık bir yöntem olarak kullanılıyor.” dedi.

Türkiye’nin şu anki en büyük insan hakları ihlalinin Şubat ayı içinde zorla kaybedilen 6 kişinin bulunmaması olduğununu belirten Gergerlioğlu, herkesi bu 6 kişinin bulunması için mücadele etmeye çağırdı.

“EŞİMİN BİR SUÇU VARSA TUTUKLAYIN”

Şubat ayında kaçırılan 6 kişiden biri olan Mustafa Yımaz’ın eşi Sümeyye Yılmaz, “Eşimin bir suçu varsa yargılasınlar, tutuklasınlar, resmi biçimde yapsınlar şu an eşimin hayatından endişe ediyorum.” dedi. Eşinin üç üniversite mezunu başarılı bir insan olduğunu belirten Sümeyye Yılmaz, 3.5 yaşında babasına düşkün bir kızı olduğunu, artık yemek bile yemediğini ve çok zayıfladığını belirtti. Yaptığı başvuralardan hiçbir sonuç alamadığını belirten Yılmaz, eşinin bir an önce yargıya teslim edilmesini istedi.

Eşinin daha önce tutuklanıp cezaevine konduğunu anlatan Yılmaz, “Suçu varsa neden serbest bıraktılar, suçu yoksa neden kaçırıyorlar, neden yargı karşısına çıkartılmıyor anlayamıyorum” dedi.

OLAY BİZ OLUNCA DEVLET HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR

Şubat ayında kaçırılan Yasin Ugan’ın abisi Mikail Ugan ise mücadelelerinde yalnız kaldığını anlattı. Ugan, “Olay biz olunca devlet kaçırılan bu 6 kişi hakkında kör, sağır, dilsiz. Normal kaçırılmalarda devletin imkanları seferber edilirken, olay biz olunca hiçbir şey yapılmıyor. Kardeşimin üç çocuğu vardı üçü de perişan. İftar yapıyoruz, acaba Yasin bir şey yiyebiliyor mu diye düşünüyoruz, su içiyorum, Yasin içebiliyor mudur diye düşünüyorum. Biz yargıdan kaçmıyoruz, yargılanacaksa resmi olarak yapılsın.” dedi.

DELİLLERİYLE KAÇIRILMA SABİT

Kaçırılan Salim Zeybek’in eşi Fatma Betül Zeybek ise olaya ilişkin tüm delilleri topladığını ama hiçbir işlem yapılmadığını anlattı. Eşinin kaçırıldığı sırada kendisi ve çocuklarının da yanında olduğunu bu şahitliğe rağmen Savcılığın hiçbir işlem yapmadığını anlatan Betül Zeybek, “Eşim götürüldükten sonra polis olduğunu söyleyen kişiler bizi başka araçlarla Ankara’ya kadar getirdi. Araçların görüntüleri var, polislerin bana verdikleri parada parmak izi incelemesi yaptırdım kriminale onun raporu var. Bunların hepsini ben toplayıp CD’ler ve raporları savcıya verdim ancak hiçbir işlem yapılmıyor.” dedi.

EV SAHİBİ KAÇIRILMAYA ŞAHİT

Yasin Ugan’la birlikte kaçırılan Özgür Kaya’nın eşi Aycan Kaya ise kaçırılmanın kalabalık silahlı bir grup tarafından yapıldığını, eşinin başına poşet geçirilerek kaçırıldığı sırada ev sahibi ve komşuların buna şahit olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

“Ben başına poşet geçirilerek götürüldüğünü öğrenince, kamera kaydı aramaya başladım. Yürüyüşünden eşimi teşhis edebilirdim çünkü. Ama ev sahibi dedi ki, ‘ben zaten götürürlerken eşini gördüm’. Yani olayın şahidi var ancak savcılık şahitlere de bakmıyor. Eşim işten eve evden işe bir insan. Akşamları dışarı çıktığına bile nadir şahit oluşumdur. Bizler normal insanlarız. Eşim bunu yapacak ne yapmış olabilir anlayamıyorum. Üç çocuğum var 14 yaşındaki kızımdan bir şey saklayamıyorum. Hepsinin psikolojisi bozuk, davranışları değişti. Çocukları artık yalanla da kandıramıyorum. En son çocuklardan biri ‘babam öldü, ölmese bizi arardı’ dedi.

Yargıya başvuruyoruz, ‘kendi gitmiştir’ gibi lakayt cevaplarla karşılaşıyoruz. Mahallede yoldan geçen insanlara söylüyorum, onların bile kaçırılmadan haberi var. Ama yetkililer bunları görmezden geliyor. En ağır suçlular hapise konuyor, bizim eşlerimiz ne yapmış olabilirler de böyle kaçırılıp kaybedildiler.”


GERGERLİOĞLU: AİLELERE DE İŞKENCE YAPILIYOR

Gergerlioğlu zorla kaybedilme olaylarıyla ilgili uluslararası sözleşmelere göre ailelere de yapılmış bir işkence olduğunu, bunun uluslararası bir suç olduğunu belirtti. “Zorla kaybedilme sözleşmesini okuyunca dehşete kapılıyorsunuz. Devlete böyle hesapsızlık verince neler neler oluyor. Siyasi erke büyük güç verirseniz, hesap sormazsanız inanılmaz hadiselere imza atılıyor.” diyen Gergerlioğlu, Gökhan Türkmen ve Erkan Irmak’ın da Şubat ayı içerisinde kaçırılan diğer iki kişi olduğunu, bunların da bulunması için mücadelesini sürdüreceğini belirtti.

Kaçırılan 6 kişiyle ilgili yeni gelişme: Aynı dosyada toplanıyorlar

Okumaya devam et

Gündem

Hakkari’de bir çoban vuruldu kimsenin umurunda olmadı

Koyunlarını otlatırken vurulan çoban Sertip Şen’in babası: “Hakkari’de bir çoban vurulmuş kimin umurunda” demişti öyle oldu. Vuran uzman çavuş serbest.

Yüksekova’da koyunlarını otlattığı esnada öldürülen çoban Sertip Şen’i vurduğu belirlenen Uzman Çavuş M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Onbaşılar (Wargenima) köyünde, 2 Mayıs Perşembe günü koyunları otlattığı esnada askeri bölgeden açılan ateş sonucu vurulan 46 yaşındaki Sertip Şen’in yaşamını yitirmesi olayında ön otopsi raporuna çıktı.

KALBİNDEN VURULDU UYARI AMAÇLI DENDİ

Raporda Şen’in kalbine yakın bir noktaya isabet eden kurşunla yaşamını yitirdiği ve derinliğinin ölçülemediğine yer verildi.

Olaya ilişkin Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı. Yapılan incelemede silahın sözleşmeli Er H.A.’ya ait olduğu, ateş eden kişinin ise Uzman Çavuş M.T. olduğu saptandı. Soruşturmada Şen’in askeriyeye ait HK33 Piyade Tüfeği silahıyla öldürüldüğü belirlendi.

Gözaltına alınan Uzman Çavuş M.T. savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesi’nde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

M.T. mahkeme ve savcılıkta yaptığı savunmasında uyarı amaçlı ateş ettiğini, daha öncede uyarı amaçlı ateş edildiğini ve bunun sıklıkla yapıldığını ileri sürdü.

“HAKKARİ’DE BİR ÇOBAN ÖLMÜŞ KİMİN UMURUNDA”

Baba Şen, olayı şu sözlerle anlatmıştı:

“Sabah 07.00’de koyunları alarak köye 3 kilometre uzaklıkta bulunan Kavlêboş Yaylası’na götürdü. Akşam saatlerinde pancar toplayan kadınlar görmüş. Olay yerine giden köylüler, Sertip’i 3 kilometre boyunca sırtında taşıyarak köye getirdi. Uzun bir süre yaralı bir şekilde kalmış ve çok kan kaybı yaşamıştı.

Oğlum kalbine yakın bir yere isabet eden kurşunla yaralanmış. Karakol bölgesinde vurulan oğlum orada uzun bir süre kan kaybı yaşadı. Vurulduğu yerde karakol ve üst bölgeleri var. O kadar yakın yerde vurulan oğluma neden müdahale edilmedi? Yüksekova’nın bir köyünde bir çoban vurulmuş, yaşamını yitirmiş ama kamuoyu sessiz. Ölüm bu kadar basit olmamalı. Hakkari’de bir çoban vurulmuş kimin umurunda? Biz sonuna kadar bu olayın peşinde olacağız.”

Koyun otlatırken vurulan Sertip Şen, ambulansa izin verilmediği için kan kaybından öldü

Okumaya devam et

Gündem

İmamoğlucu nine 100’üncü yaşında ziyaretine gelen valiyi şoke etti

Karabük’te doğum gününü kutlaya geldiği Nazire ninenin “Allah her şey güzel olacak diyene versin” diyerek Ekrem İmamoğlu’na dua etmesi valiye zor anlar yaşattı. Yaşadığı şaşkınlık kameralara yansıyan Karabük Valisi Gürel “onu söyleme, orayı geçelim” dedi.

Karabük Valisi Fuat Gürel ve eşi Özlem Aras Gürel 1919 doğumlu Nazire Baş’ı 100. doğum gününde ziyaret etti. Nazire ninenin doğum gününü kutlayan Gürel çifti bir de devletimiz için dua istedi.  ‘Allah devletimize hayırlısını versin. Her şey çok güzel olacak diyeni versin. İmamoğlu’na bakıyorum, seviyorum’ dedi. Nazire ninenin bu sözleri salonda bulunanları güldürdü. Nazire ninenin sözleriyle şoke olan Vali Gürel beklemediği bu çıkış karşısında, gülümseyerek “Onu söyleme. Orayı geçelim” dedi. Vali Gürel’in yaşadığı şaşkınlık kameralara da yansıdı.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar