Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Nisan 2018’de başlayan inşaattaki gerileme, şubat ayında da devam etti

Türkiye inşaat sektöründe Nisan 2018'den bu yana süren geriye gidişin şubat ayında da sürdüğü görüldü.

Türkiye Hazır Beton Birliği’nin (THBB) hazırladığı “Hazır Beton Endeksi” 2019 Şubat Ayı Raporu, inşaat faaliyetlerinde canlanma beklentisinin zayıf olduğunu gözler önüne serdi.

Raporda bütün endekslerin eşik değerin altında olması; inşaat ve bağlantılı sektörlerde hareketliliğin düşük olduğunu ve inşaat faaliyetlerinde canlanma beklentisinin zayıf olduğunu gösterdi.

Güven Endeksi’nin en düşük endeks olması, sektörün ancak uzun vadeli kalıcı tedbirlerle rayına girebileceğini ortaya koydu.

Hazır Beton Endeksi 2019 Şubat Ayı Raporu’na göre 3 Endeks değeri de önceki yılın aynı dönemine göre düşüş sergiledi. Bununla birlikte son 3 aydır faaliyetteki yavaşlamanın hızında düşüş görüldü.

Hem beklenti hem de güven endeksinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1’in üzerinde düşüş göstermesi, önümüzdeki dönemde faaliyette mevsimselliğin ötesinde bir artış beklenmemesi gerektiği sonucunu ortaya koydu.

Hazır Beton Endeksi 2019 Şubat Ayı Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, inşaat faaliyetlerinde canlanma beklentisinin zayıf olduğunu ve sektörün ancak uzun vadeli kalıcı tedbirler ile rayına girebileceğini söyledi.

THBB Başkanı Işık, inşaat sektörü ile ilgili verilere yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

“2018 nisan ayından bu yana geride kalan 10 aylık süre zarfında inşaat sektörünü ve buna bağlı olarak inşaat sektörüne girdi veren imalat sanayilerini; zayıf iç talep, yüksek faiz ve ekonomik belirsizlik olumsuz olarak etkilemektedir. Son dönemde faizlerin gerilemesine rağmen konut satışlarındaki kan kaybı devam etmektedir.

Türkiye genelinde konut satışları, ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,8 oranında düşüş gösterirken, ipotekli konut satışlarında durum çok daha kötüdür. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 77,2 oranında azalış göstererek yalnızca 6.537 olmuştur. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı tek haneye, yüzde 9’a gerilemiştir.”

Ekonomi

Vatandaş güncellemelere dayanamadı; LPG’ye geçti

Türkiye akaryakıt fiyatının en pahalı olduğu ülkelerin başında geliyor. Buna karşılık son yıllarda yapılan “güncelleme” üstüne güncellemeler vatandaşı daha ucuz bir yakıt olan LPG’ye yönlendirdi. Türkiye’De LPG’li otomobil oranı yüzde 40’lara yaklaştı.

Türkiye’de LPG’li otomobil sayısı son yıllarda hızla artarak 4.5 milyona ulaştı. Benzinli araç talebinde düşüş görülürken, dizel araçlara olan ilgi devam ediyor.

TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, mart sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam 21 milyon 362 bin 512 taşıtın yaklaşık yüzde 54’ünü otomobiller oluşturdu. Trafiğe kayıtlı otomobillerin yüzde 26,5’i benzinli, yüzde 34,1’i dizel, yüzde 39’u da LPG’li araçlardan oluştu. Trafiğe kayıtlı 11 milyon 493 bin 249 otomobilden 4 milyon 483 bin 642’si LPG’li.

Okumaya devam et

Ekonomi

İflas ve konkordato furyası

İçlerinde Borsa’da ilk 500’de faaliyet gösteren firmalar dahil, peş peşe konkordato ve iflas kararları gelmeye başladı. Bankalar da kredi musluklarını kapattı.

AKYÜREK HOLDİNG’İN GÜÇLÜ İŞTİRAKI İFLAS ETTİ

İflas kararı verilen şirtetlerin başında; bir dönem İSMAR Marketler zincirinin de sahibi olan Akyürek Holding’e ait BTS Birlik Toptan Satış Mağazaları AŞ var. İflas kararının ardından tasfiye işlemleri başladı.

BTS Birlik, Extra Depo isimli gıda toptancısı olarak faaliyetlerini sürdürüyordu. Şirket bakkal, market ve büfe işletmelerinin temizlik ürünleri ve malzeme ihtiyaçlarını karşılıyor.

Borsa İstanbul’da işlem gören ilk 500 şirketten biri olan Akyürek Pazarlama perakende ve tarım sektörlerinde ilerliyordu.

1998 yılında hızlı tüketim ürünleri alanın hızla yayılarak ilerleyen Akyürek Holding Unilever, Algida, Dardanel, Dr.Oetker, Marmarabirlik markalarının satış, dağıtım ve pazarlamasını üstlenmişti.

2003 yılında ise farklı iş kollarına imza atan firma Türkiye’nin ilk yerel sermayeli organize perakende mağazaları İsmar Marketler A.Ş.’ni satın almıştı.

AYDINLI HAKKINDA KONKORDATO

Konkordato talebi uzun süre bekletilen Aydınlı Grup’un talebi kabul edilerek konkordato ilan edildi. Efeler’de faaliyet yürüten Emlek Alüminyum İnşaat Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi avukatı Orçun Akbulut, Aydın 1’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne konkordato talebi ile başvurdu. Hazırlanan raporun ardından mahkeme, şirketin talebini kabul ederek 3 ay süreyle koruma kararı verdi.

İLK 500 DEKİ BİR DİĞER FİRMA

Kocaeli’nde faaliyet yürüten Destebaşı İnşaat da konkordato ilan eden firmalardan. 2015 yılında Türkiye’nin en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşu listesinde 169. sırada yer alırken, 2016 yılında ilk en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde 449. sıraya yükselerek 280 büyük kuruluşu geride bırakan Destebaşı Grup’un Kocaeli’nin Gebze ve Çayırova ilçelerinde tesisleri bulunuyor.

100 BİN AYAKKABIDAN 20 BİN AYAKKABIYA

İzmir Bornova’daki Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesinde günlük ayakkabı üretiminin 80-100 binden 15-20 bine kadar düştü. Dolar kuru nedeniyle zincir ayakkabıcılar darboğaza girince üreticiler de büyük kayıp yaşadı.

1 Ocak 2015-7 Mart 2019 döneminde ayakkabı imal, onarım ve ticaretinde faaliyet gösteren 8 bin 50 esnafın tescilinin, 4 bin 85 esnafının ise terkinin yapıldığı bildirildi.

BEYAZ ET SEKTÖRÜNDE 2500 İŞLETME KAPANDI

Türkiye genelinde 15 bine yakın beyaz et işletmesinden 2 bin 500’ü kapandı ve bu süreç devam ediyor. Sektörün önde gelen üreticilerinin bir kısmı konkordato ilan eden beyaz et üreticileri, kapanma tehlikesi ile karşı karşıya.

Okumaya devam et

Ekonomi

Kredi çekenler dikkat: Yargıtay’ın emsal kararı sizi ilgilendiriyor

Yargıtay, bankalarca alınan kredi kullandırım masraflarının iadesi için 10 yıl olarak belirlenen zamanaşımının durdurulmasına karar verdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Ankara’da yaşayan tüketicinin, bir bankadan 26 Mayıs 2005’te kullandığı kredi nedeniyle alınan 400 liralık masrafın iadesi için Ankara 17. İcra Müdürlüğüne yaptığı başvuru üzerine 11 Ağustos 2014’te icra takibi başlatıldı. Banka tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine, tüketici, 16 Haziran 2015’te dosya masrafı alacağının tahsili talebiyle Yenimahalle Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına başvurdu. Hakem heyeti, başvuruyu zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddetti.

YARGITAY O KARARI BOZDU

Başvurucunun, hakem heyeti kararının iptali istemiyle Ankara 8.Tüketici Mahkemesine yaptığı müracaat da reddedildi. Karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması talebiyle temyiz edildi. Dosyayı görüşen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Ankara 8.Tüketici Mahkemesinin kararını bozdu.

Kararda, dosya masrafının davacıdan tahsil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi hükmüne göre, sözleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımının 10 yıl olduğu, dava konusu olayda da 10 yıllık sözleşme zamanaşımının uygulanması gerektiği belirtildi.

YANLIŞ KARAR VERİLMİŞ

Alacağın tahsili için icra takibinde bulunulmasının, zamanaşımını kesen sebeplerden olduğuna işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi:

“Bu durumda mahkemece davacı tarafça 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce 18 Ağustos 2014’te icra takibi başlatılmasıyla zamanaşımının kesildiği ve yeni bir sürenin işlemeye başladığı, böylece Yenimahalle Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru tarihinde, alacağın zamanaşımına uğramamış olduğu anlaşılmakla hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin açıklanan bu nedenle kabulü gerekir.”

TÜSİAD: Kamu bankalarına dağıttırılan krediler ekonomiyi kırılgan hale getiriyor

Okumaya devam et

Öne çıkanlar