Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

SPK’dan bankaları kurtarmak için yeni hamle: Para piyasası fonlarından 15 milyar TL bankalara kaydırılacak

SPK'nın yeni düzenlemesi, para piyasası fonlarının yüzde 50'sinin banka mevduatı olarak tutulmasını zorunlu kılıyor. Bu da bankalara zorunlu kaynak aktarılacağı anlamına geliyor.

Para piyasası fonları, yeni düzenleme ile birikimlerinin yüzde 50’sini banka mevduatı olarak tutmak zorunda kaldı. Para piyasası fonlarının yüzde 50’si olan yaklaşık 15 milyar TL bankalara aktarılacak.

Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) ilginç adımlar gelmeye devam ediyor. Yatırım fonlarının kurucular tarafından geri alınabilme sınırını kaldıran ve Varlık Finansman Fonuna sınırsız yatırıma imkan veren düzenlemenin ardından dünkü bültende yer alan ilke kararı ile likit fonlar olarak bilinen para piyasası fonlarında asgari yüzde 50 banka mevduatı zorunluluğu getirildi.

Daha önce yatırım fonlarında azami yüzde 10 olarak uygulanan bu oran para piyasası fonlarında artık portföyünün en az yarısının mevduata yatırılması şeklinde uygulanacak. Bu fonlar son zamanlarda repo ve Takasbank piyasalarında gecelik faizlerin TCMB faizine yakın yüzde 23-24 civarında seyretmesi nedeni ile buralarda işlem yapıyordu. Banka mevduat oranları ise daha düşük.

BANKALARA 15 MİLYAR TL ZORUNLU KAYNAK AKTARILACAK

Hükümet de bir yandan mevduat diğer taraftan kredi faizlerini düşürmek istiyor. Şimdi fonların repo ve Takasbank Para Piyasasından bankalara kaynak aktarması zorunlu olacak.

Son dönemde TL mevduattan para piyasası fonlarına doğru bir kaçış görülüyordu. Bu düzenleme ile 29,5 milyar TL olan para piyasası fonlarının yüzde 50’si olan yaklaşık 15 milyar TL’nin banka mevduatlarına kaydırılması söz konusu olacak. Ancak uzmanlar bunun faizi düşürmek için hükümetin bulduğu ve etkisinin kısıtlı olacağı yöntemlerden bir diğeri olduğunu düşünüyor.

Diğer bir düzenleme ise portföy yönetim şirketlerince para piyasası fonlarına uygulanan yönetim ücretlerinin yarıya indirilmesi oldu. Her kurum halihazırda ne alıyorsa yarısını alacak.

Para piyasası fonlarında yıllık yüzde 1,1 civarında bulunan yönetim ücretleri, portföy yönetim şirketi ile fon dağıtımını yapan banka arasında paylaştırılıyordu. Para Piyasaları fonları sektörünün büyüklüğü 29,5 milyar TL olduğu düşünüldüğünde banka ve şirketler için yıllık 147 milyon TL gelir kaybı olacak.

Kamu portföy yönetim şirketi Ziraat Portföy’ün 6,5 milyar TL büyüklük ile yüzde 22 pazar payına sahip olduğu para piyasası fonlarında bu değişikliğin maliyeti Ziraat dolayısı ile kamu için yıllık 32,5 milyon TL olarak hesaplanıyor. Değişiklik 15 Mart itibariyle uygulamaya konacak.

Ekonomi

Vatandaş güncellemelere dayanamadı; LPG’ye geçti

Türkiye akaryakıt fiyatının en pahalı olduğu ülkelerin başında geliyor. Buna karşılık son yıllarda yapılan “güncelleme” üstüne güncellemeler vatandaşı daha ucuz bir yakıt olan LPG’ye yönlendirdi. Türkiye’De LPG’li otomobil oranı yüzde 40’lara yaklaştı.

Türkiye’de LPG’li otomobil sayısı son yıllarda hızla artarak 4.5 milyona ulaştı. Benzinli araç talebinde düşüş görülürken, dizel araçlara olan ilgi devam ediyor.

TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, mart sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam 21 milyon 362 bin 512 taşıtın yaklaşık yüzde 54’ünü otomobiller oluşturdu. Trafiğe kayıtlı otomobillerin yüzde 26,5’i benzinli, yüzde 34,1’i dizel, yüzde 39’u da LPG’li araçlardan oluştu. Trafiğe kayıtlı 11 milyon 493 bin 249 otomobilden 4 milyon 483 bin 642’si LPG’li.

Okumaya devam et

Ekonomi

İflas ve konkordato furyası

İçlerinde Borsa’da ilk 500’de faaliyet gösteren firmalar dahil, peş peşe konkordato ve iflas kararları gelmeye başladı. Bankalar da kredi musluklarını kapattı.

AKYÜREK HOLDİNG’İN GÜÇLÜ İŞTİRAKI İFLAS ETTİ

İflas kararı verilen şirtetlerin başında; bir dönem İSMAR Marketler zincirinin de sahibi olan Akyürek Holding’e ait BTS Birlik Toptan Satış Mağazaları AŞ var. İflas kararının ardından tasfiye işlemleri başladı.

BTS Birlik, Extra Depo isimli gıda toptancısı olarak faaliyetlerini sürdürüyordu. Şirket bakkal, market ve büfe işletmelerinin temizlik ürünleri ve malzeme ihtiyaçlarını karşılıyor.

Borsa İstanbul’da işlem gören ilk 500 şirketten biri olan Akyürek Pazarlama perakende ve tarım sektörlerinde ilerliyordu.

1998 yılında hızlı tüketim ürünleri alanın hızla yayılarak ilerleyen Akyürek Holding Unilever, Algida, Dardanel, Dr.Oetker, Marmarabirlik markalarının satış, dağıtım ve pazarlamasını üstlenmişti.

2003 yılında ise farklı iş kollarına imza atan firma Türkiye’nin ilk yerel sermayeli organize perakende mağazaları İsmar Marketler A.Ş.’ni satın almıştı.

AYDINLI HAKKINDA KONKORDATO

Konkordato talebi uzun süre bekletilen Aydınlı Grup’un talebi kabul edilerek konkordato ilan edildi. Efeler’de faaliyet yürüten Emlek Alüminyum İnşaat Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi avukatı Orçun Akbulut, Aydın 1’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne konkordato talebi ile başvurdu. Hazırlanan raporun ardından mahkeme, şirketin talebini kabul ederek 3 ay süreyle koruma kararı verdi.

İLK 500 DEKİ BİR DİĞER FİRMA

Kocaeli’nde faaliyet yürüten Destebaşı İnşaat da konkordato ilan eden firmalardan. 2015 yılında Türkiye’nin en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşu listesinde 169. sırada yer alırken, 2016 yılında ilk en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde 449. sıraya yükselerek 280 büyük kuruluşu geride bırakan Destebaşı Grup’un Kocaeli’nin Gebze ve Çayırova ilçelerinde tesisleri bulunuyor.

100 BİN AYAKKABIDAN 20 BİN AYAKKABIYA

İzmir Bornova’daki Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesinde günlük ayakkabı üretiminin 80-100 binden 15-20 bine kadar düştü. Dolar kuru nedeniyle zincir ayakkabıcılar darboğaza girince üreticiler de büyük kayıp yaşadı.

1 Ocak 2015-7 Mart 2019 döneminde ayakkabı imal, onarım ve ticaretinde faaliyet gösteren 8 bin 50 esnafın tescilinin, 4 bin 85 esnafının ise terkinin yapıldığı bildirildi.

BEYAZ ET SEKTÖRÜNDE 2500 İŞLETME KAPANDI

Türkiye genelinde 15 bine yakın beyaz et işletmesinden 2 bin 500’ü kapandı ve bu süreç devam ediyor. Sektörün önde gelen üreticilerinin bir kısmı konkordato ilan eden beyaz et üreticileri, kapanma tehlikesi ile karşı karşıya.

Okumaya devam et

Ekonomi

Kredi çekenler dikkat: Yargıtay’ın emsal kararı sizi ilgilendiriyor

Yargıtay, bankalarca alınan kredi kullandırım masraflarının iadesi için 10 yıl olarak belirlenen zamanaşımının durdurulmasına karar verdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Ankara’da yaşayan tüketicinin, bir bankadan 26 Mayıs 2005’te kullandığı kredi nedeniyle alınan 400 liralık masrafın iadesi için Ankara 17. İcra Müdürlüğüne yaptığı başvuru üzerine 11 Ağustos 2014’te icra takibi başlatıldı. Banka tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine, tüketici, 16 Haziran 2015’te dosya masrafı alacağının tahsili talebiyle Yenimahalle Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına başvurdu. Hakem heyeti, başvuruyu zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddetti.

YARGITAY O KARARI BOZDU

Başvurucunun, hakem heyeti kararının iptali istemiyle Ankara 8.Tüketici Mahkemesine yaptığı müracaat da reddedildi. Karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması talebiyle temyiz edildi. Dosyayı görüşen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Ankara 8.Tüketici Mahkemesinin kararını bozdu.

Kararda, dosya masrafının davacıdan tahsil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi hükmüne göre, sözleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımının 10 yıl olduğu, dava konusu olayda da 10 yıllık sözleşme zamanaşımının uygulanması gerektiği belirtildi.

YANLIŞ KARAR VERİLMİŞ

Alacağın tahsili için icra takibinde bulunulmasının, zamanaşımını kesen sebeplerden olduğuna işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi:

“Bu durumda mahkemece davacı tarafça 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce 18 Ağustos 2014’te icra takibi başlatılmasıyla zamanaşımının kesildiği ve yeni bir sürenin işlemeye başladığı, böylece Yenimahalle Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru tarihinde, alacağın zamanaşımına uğramamış olduğu anlaşılmakla hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin açıklanan bu nedenle kabulü gerekir.”

TÜSİAD: Kamu bankalarına dağıttırılan krediler ekonomiyi kırılgan hale getiriyor

Okumaya devam et

Öne çıkanlar