Bizimle iletişime geçiniz
Reyting ölçümü nasıl yapılır?

Teknoloji

Reyting nasıl ölçülür?

Yıllar boyunca insanların eğlence aracı olan televizyon, bugünlerde yerini yavaş yavaş Netflix ve benzeri platformlara bırakmaya başlamış olsa da halen milyonlarca kişi tarafından izleniyor. Peki televizyon programlarının ne kadar izlendiğini belirleyen şirketler bunu nasıl yapıyor?

Reyting, bir televizyon programının ortalama izlenme oranını gösteriyor. Reklam verenler için bir kriter olarak geliştirilen reyting, tamamen ekonomik amaçlarla ölçülmeye başlandı. Yani bir televizyon programı yapılıyorsa, o programın ne kadar kaliteli olduğundan çok ne kadar izlendiği o programa devam edilip edilemeyeceğini belirliyor. Reyting ölçümü için ise öncelikle ölçümü gerçekleştirmekle görevlendirilen şirket, illerdeki sosyal yapıları inceleyerek denek olarak kullanılacak ailelerin seçimini yapıyor. Araştırmalar sonucu denek olarak belirlenen ailelerin televizyonlarına “peoplemeter” adlı izleyici ölçüm cihazları yerleştiriliyor. Bu cihazlar, her gece belirlenen saatlerde verileri merkeze gönderiyor.

İzleyicilerin evine kurulan bu sistem, hiçbir ailede uzun süreli kalmıyor. Peoplemeter’ı kullanmaya başlayan izleyicilerin her yıl yaklaşık yüzde 20’si değişiyor. Bunun dışında, düzenli olarak televizyon izlemeyen aileler de sistemden çıkarılıyor. Ayrıca evin sosyoekonomik yapısı da değişiklik gösterdiğinde, örneğin evin çocuğu evlenip evden ayrıldığında kurulan düzenek geri alınıyor.

Bu cihazlar, evdeki her aile bireyi için ayrı bir butonu olan bir kumandayla geliyor. Evde kim televizyon izliyorsa o kişi kendine ayrılan butona basıyor. Buna ek olarak, televizyonun içerisine monte edilen frekans tespit cihazı, kanal geçişlerini takip ediyor ve raporluyor. “Zaman ölçer” adlı cihaz da televizyonun hangi saatlerde açılıp kapatıldığını tespit ediyor.

Yani peoplemeter denilen reyting ölçüm cihazı, frekans tespit cihazı, kumanda ve zaman ölçer olmak üzere üç farklı kısımdan oluşuyor.

Bu cihazları evlere kuran şirketler, ailelerin kendilerini deşifre etmemesi konusunda ciddi anlaşmalar imzalatıyor ve öyle bir durum olduğunda cihazlar hemen geri alınıyor. Üstelik aileler, böyle bir sistemin kurulması için şirketlerden herhangi bir para almıyor. Şirketler, ailelere sadece çok yüksek değeri bulunmayan küçük ev aletleri hediye ediyor.

Reyting ölçümleri dünya genelinde birçok ülkede Nielsen adlı araştırma şirketi tarafından yapılıyor.

Türkiye’de 1989 yılında AGB Anadolu AŞ adıyla ölçümlere başlayan şirket, çalışmalarına ilk olarak 150 hane ile İstanbul’da başlamıştı. Günümüzde AGB Nielsen adıyla hizmet vermekte olan şirket, 2011 yılına kadar çalışmalarını devam ettiriyordu ancak daha sonra Nielsen hakkında ortaya çıkan bazı şaibeli durumlar sebebiyle ölçüm işlemleri için yetki, TNS adlı şirkete devredildi.

Dünya

Mars’a bilet alanlar, NASA’dan çok yüksek miktarlarda uçuş puanı kazanıyor

2020 Mars görevi için yeni bir tanıtım kampanyası başlatan NASA, yolcu biletleri düzenliyor ve kampanyaya dahil olanlara uçuş puanı hediye ediyor.

NASA, 2020 Mars görevi için yeni bir tanıtım kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında yolcu biletleri düzenleyen NASA, kampanyaya dahil olan kişilere de NASA uçuşlarında kullanabileceği uçuş puanı hediye ediyor.

2020 Mars görevi için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren NASA, bilimsel çalışmaların yanında Mars görevinin de tanıtımını yapmaktan geri kalmıyor. NASA tarafından başlatılan yeni tanıtım kampanyasına isteyen herkes katılabiliyor ve dijital bir ‘biniş kartı’na sahip oluyor. 30 Eylül 2019’a kadar dileyen herkes bu kampanyaya katılabilir.

NASA’nın Mars projesiyle birlikte gezegene gönderilecek olan insanlar, Mars üzerinde araştırmalar yapıp bu gezegende yaşam belirtisi arayacak. İnsanlığın başka bir gezegene gidişinin ilk kez yaşanacağı bu tarihi olaya tüm insanların bir şekilde dahil olmasını isteyen NASA, böyle bir kampanya düzenlemiş durumda.

Bu tanıtım kampanyasında NASA, bazı bilgiler istiyor. Bu bilgiler isim, soyisim, posta kodu ve mail adresi gibi basit bilgiler. Hemen ardından da özel olarak kodlanmış bir biniş kartı oluşturuyor. Bu biniş kartı, tıpkı uçaklardakine benzer bir şekilde tasarlanıyor.

Olaya espri de katmak isteyen NASA, biniş kartı oluşturan yolculara özel ‘puan’ veriyor. Bu puanlar tıpkı havayolu şirketlerinin uçuş başına verdiği mil puanlar gibi tasarlanmış. Ancak gidilen mesafe çok uzak olduğu için gündelik yaşamda kazanılan puanlara oranla ciddi anlamda yüksek.

Bu kampanyanın sadece tanıtım amaçlı yapılıyor. Verilen biniş kartının ve puanın bir geçerliliği yok.

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul Havalimanı’nda uçak aydınlatma direğine çarptı: Direğin orada ne işi var?

İstanbul Havalimanı'nda Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı, İstanbul-Ankara seferi için kalkış yapacağı piste doğru taksi yaparken sağ kanadını bir aydınlatma direğine çarptı.

İstanbul- Ankara uçuşunu yapmakta olan TK2108 sefer sayılı Boeing 777-300 uçağı, pist başı için taksi yaparken elektrik direğine çarptı. Uçağın sağ kanadı hasar alıp sefer dışı kalırken, faciadan dönüldü. Çarpmanın etkisiyle elektrik direği iki büklüm oldu.

Yolcular çarpma anına ilişkin görüntüleri uçaktan paylaşırken, uçağın kullanım dışı kalması nedeniyle başka bir uçak yolcuları taşımak için getirildi.

İstanbul Havalimanı açıldığı günden beri farklı skandallarla gündeme geliyor. Hafta başında da rüzgar nedeniyle havalimanına uçaklar inememişti. Uzmanlar havalimanının proje aşamasında bölgenin hava, iklim ve kuşların göç güzergahı nedeniyle uygun olmadığını belirtmişlerdi.

Yaşanan kazadan sonra başka bir uçağa alınmak için uçaktan indirilen yolcular, başka bir Boeing 777-300 ER uçağına transfer edildi. 2.5 saatlik gecikmenin ardından gerçekleşen uçuş ile ilgili THY’den yapılan resmi açıklamada yaşanan kaza doğrulanırken, kazanın neden kaynaklandığı ile ilgili herhangi bir bilgi verilmedi.

64 metre kanat uzunluğuna sahip Boeing 777-300 ER uçağının kullanmakta olduğu taksi yolunda böyle bir direğin bulunması havacılık kuralları gereği mümkün değil. Yaşanan bu kazanın pilot hatasından mı yoksa İstanbul Havalimanı’nın yer hizmetleri kulesinden mi kaynaklandığı henüz bilinmiyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

Z kuşağı para saymayı bilmiyor, para üstü hesaplayamıyor

Yeni bir araştırma, 2000 sonrası doğan çocukları kapsayan Z kuşağının nakit para ile ilişkisi olmadığından para üstü hesaplamayı bilmediğini ortaya koydu.

Yeni bir araştırmaya göre 2000 sonrası doğan çocukları kapsayan Z kuşağı, nakit para ile ilişkisi olmadığından para üstü hesaplamayı bilmiyor.

İngiltere’deki University College London’da yapılan bir araştırmaya göre ebeveynlerinin sürekli olarak kredi ya da banka kartı ile ödeme yaptığını gören 2000 sonrası doğan çocukları içine alan Z kuşağı, para üstü hesaplamada son derece başarısız durumda.

Araştırma sonuçlarına göre Z kuşağı, nakit paraya tamamen yabancı. Araştırmacılar, çocukların para hesapları konusunda bu kadar yetersiz olmalarının nedenini, cep harçlığı kültürünün bitmesine bağlıyor.

Bilim insansarı, çocukların nakit paradan uzaklaşmasının finansal okuryazarlığı da etkilediğini dile getiriyor.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar