Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Binali Yıldırım yolsuzluktan görevden alınmış

İBB Başkan adayı Binali Yıldırım’ın, 1990’lı yıllarda İDO Genel Müdürüyken İDO büfelerini akrabalarına peşkeş çekmekten görevden alınmış. Yıldırım’ın yolsuzluk sebebiyle görevden alındığı İBB’ye başkan olmak istemesi dikkat çekti.

1994 yılında İDO Genel Müdürü olan Binali Yıldırım, 1999 yılında akrabalarına İDO’nun büfelerini dağıttığı için dönemin belediye başkanı Ali Müfit Gürtuna tarafından görevden alındı.
2 Kasım 1999 tarihli Hürriyet gazetesinin haberine göre; İDO Genel Müdürü Binali Yıldırım, deniz otobüslerindeki büfeleri akrabalarının şirketi Çağrı Temizlik ve Gıda Hizmetleri’ne verdi. Bu karlı iş, sözleşme uzatılarak devam etti.

1994’e kadar İDO’ya bağlı gemilerdeki büfeler, işletici firmaya gemilerin temizliği, hizmeti ve iç bakımı karşılığında tahsis ediliyordu.

DAYISININ GELİNİ

İDO kiraları ödenmeyince işi kendi yapmaya başladı. Binali Yıldırım, işin başına dayısı Yılmaz Erence’yi geçirdi. Yılmaz Erence İDO’nun maaşlı elemanı olarak burayı işletmeye başladı.
Sonra Yıldırım burayı bir firmanın işletmesi gerektiğini söyleyip, işi Kasım 1996’da Çağrı Temizlik ve Gıda Hizmetleri adlı bir şirketi temsilen Yılmaz Erence’nin gelini Behice Erence’ye verdi. Firma büfeleri işletiyor, ancak çalıştırdığı işçilerin maaşlarını İDO’ya ödetiyordu.

Yani demirbaşlar İDO’ya ait, gemiler İDO’ya ait, orada çalışanların maaşları hatta yemek masrafları bile İDO’ya aitti; ama yapılan işten Binali Yıldırım’ın akrabaları nemalanıyordu, şirket sadece İDO’ya kira ödüyordu.

Binali Yıldırım, 1999’da şirketle ikinci bir ek sözleşme yaptı. Buna göre çalışanların maaş ödemeleri olarak İDO’nun firmaya kişi başına 205 milyon aktarmasına karar verildi.
1999’un eylül ayı itibariyle İDO’nun firmanın çalıştırdığı 64 personele 247 milyondan yaptığı ödeme, 15 milyarın üzerine çıktı.

PERSONEL ÜCRET ALAMIYOR

En büyük yolsuzluk İDO’nun firmaya personel maaşı olarak vermeyi taahhüt ettiği kalemde yaşanıyor. Personel, İDO’nun firmaya verdiği kişi başı personel giderlerinin hepsini maaş olarak almıyor.

İSKELELERDEKİ BÜFELER

Büfe yolsuzluğu sadece deniz otobüsleriyle kalmıyor, iskelelerdeki büfeleri de kapsıyor.
Binali Yıldırım Kabataş İskelesi’ndeki büfeyi amcası Ali Rıza Yıldırım’a düşük fiyatla kiraladı.
Kartal İskelesi’ndeki büfeyi dayısının oğlunun karısı Behice Erence’ye kiraladı.

Okumaya devam et

Politika

AKP’liler bunu hep yapıyor! Yıldırım Köşkten, Gökçek cipten vaz geçmiyor

Siyasetçilere ve bürokratlara görevde oldukları süre boyunca kullanmaları için lojman ve makam aracı tahsis ediliyor. Bunların kullanım süreleri ise makamda oldukları süre ile sınırlı.

Ancak AKP döneminde bürokraside ve siyasette yeni bir alışkanlık yerleşti. AKP’liler görevden ayrıldıktan sonra da makam araçlarını ve lojmanları kullanmayı sürdürüyor.

YILDIRIM VE GÖKÇEK SEFA SÜRMEYE DEVAM EDİYOR

Yeni Başkanlık sisteminin ardından bin odalı saraya yerleşen Tayyip Erdoğan, bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan Çankaya Köşkü’nü Başbakanlığa devretti.

Erdoğan’ın ardından son Başbakan olarak bu makama getirilen Binali Yıldırım görevde olduğu süre boyunca Köşk’te ikamet etti. AKP’li Yıldırım Başbakanlığın ardından TBMM Başkanlığı makamına oturdu. Ama bu makamda da Çankaya Köşkü’nü kullanmayı sürdürdü.

Daha sonra AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Yıldırım, Çankaya Köşkü’nü bir türlü boşaltmadı. Muhalefetten gelen çağrılara kulak tıkayan AKP’li isim tüm Köşk’ün imkanlarını kullanmakta bir sakınca görmedi.

Şimdi de Melih Gökçek’in kendisine tahsis edilen cipi iade etmemek için ayak sürdüğü öğrenildi.
Açıklamayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yaptı.
Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği ile istifa eden eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e üç adet cip tahsil edildiğini, bunlardan ikisinin iade edildiğini ancak zırhlı olan bir aracın Gökçek’te kaldığını açıkladı.

CHP’li Tanal: Sıradan bir milletvekili olan Binali Yıldırım neden hala köşkte

Okumaya devam et

Politika

‘AKP’den memnunum’ diyen genci yanına çağırdı: Gel buraya!

Üsküdar’da 23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul seçimi öncesi AKP’den memnun olduğunu söyleyen gence röportaj sırasında yurttaşlar tepki gösterdi.

Yol Tv’de yayınlanan röportajdaki o anlar kameraya böyle yansıdı.

Okumaya devam et

Politika

CHP, hakaretleri Soylu’ya iade etti

CHP, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun çeşitli zamanlarda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu için söylediği ve mahkemenin de suç unsuru görmediği sözleri sahibine iade etti. Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Engin Özkoç, Meclis’te yaptığı konuşmada halkı kin ve nefret duygusuyla karşı karşıya getiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aslında bir suçlu olduğunu belirterek, “Türkiye’nin itibarını yok eden, itibarını zedeleyen, söylediği sözlerin nereye gittiğini bilmeyen “Süleyman Soysuz” denilen kişi bu sözlerin hepsinin muhatabıdır.” dedi.

 

DİLEKÇEMİZ MAHKEMECE REDDEDİLDİ

Özkoç, Çubuk’ta, şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı’nı öldürmek kastıyla yapılan linç girişiminde, öncesinde ve o esnada İçişleri Bakanı tarafından kamuoyunda paylaştığı sözlerle ilgili halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan kendisine dava açtıklarını hatırlatarak, “Dava dilekçemiz Cumhuriyet Başsavcılığına verildi, dava dilekçemiz 8/5/2019’da Cumhuriyet Başsavcı Vekili tarafından imzalanarak reddedildi. Reddedilme gerekçesini şimdi hem Türkiye Büyük Millet Meclisine hem de tüm kamuoyuna açıklıyorum: “Valilere Müsteşarın üzerinden talimat gönderdim -İçişleri Bakanı diyor-  Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlarını bundan sonra şehit cenazeleri protokolüne kabul etmeyin.” Bu kadar basit. Hangi sıfatla, ne hakla? İnsanları karşı karşıya getiren, alenen tahrik eden bu tavrı… Hangi yasaya dayanarak, hangi kanuna dayanarak, hangi vicdana dayanarak böyle bir emri veriyorsunuz? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.” dedi.

BU SÖZLER HAKARET SAYILMADI

Soylu’nun Kılıçdaroğlu için “Bir çirkefle karşı karşıyayız. Bir düzenbaz. Boğazına ne takacağız, o görecek. Hangi çıngırakları takacağız? Yaptığı pislikler… Hangi pisliklerin üzerinde oturuyor? Soysuz!” sözlerini kullandığını belirten Özkoç, “Şimdi, bu kelimelerle ilgili hakaret davası açtık. “Hayır, bu hakaret değildir, siyasetin içerisindeki eleştiriye girer.” diye hüküm çıktı. Şimdi, burada bulunan herhangi bir siyasi partinin genel başkanına, başta Cumhurbaşkanına eğer ben “çirkef” dersem, “düzenbaz” dersem, “Onun boğazına ne takacağız?” dersem, “O görecek, çıngırakları takacağız.” dersem, “yaptığı pislikler” dersem, “Hangi pisliklerin üzerinde oturuyor?” dersem, “soysuz” dersem bu hararet değildir. Bu hakaret değildir, bu bir mahkeme kararıdır.” dedi.

 

SÜLEYMAN SOYSUZ DENİLEN KİŞİ

Bu sıfatların tamamına layık olan kişini İçişleri Bakanı Soylu olduğunu aktaran Özkoç, “Halkı kin ve nefret duygusuyla karşı karşıya getiren aslında bir suçludur. Türkiye’nin itibarını yok eden, itibarını zedeleyen, söylediği sözlerin nereye gittiğini bilmeyen “Süleyman Soysuz” denilen kişi bu sözlerin hepsinin muhatabıdır. Kendisiyle hukuk yoluyla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hangi sıfatları milletimize, genel başkanlara, herhangi bir milletvekiline kullanıyorsa aynı sıfatlara kendisinin layık olduğunu kamuoyundan paylaşmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

DEVLET BİRİLERİNİN BABASININ MALI DEĞİL

Kendilerine hakaret edenlerden asla korkmadık, başlarını öne eğmediklerine söyleyen Özkoç, “Devletin polisini, jandarmasını, kanunlarını, yasalarını arkasına alıp da bu şekilde konuşmak devletini itibarsızlaştırmak demektir ama kendisiyle ilgili itibar konusunda, zaten herhangi bir düşüncemiz yok itibarıyla ilgili. Onun itibarının ne olduğu sözleriyle bağlantılıdır. Bu sözlerin muhatabı da bu sözlerin layığı da kendisidir. Bunu söylemeye devam edeceğiz. Bu devlet ve bu millet, bu Türkiye Cumhuriyeti birilerinin babasının malı değildir, istediği gibi yıpratamazlar. Bunu da herkes öğrenecek.” dedi.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar