Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Davutoğlu AKP’ye zarar veremez Babacan ise iktidardan düşürebilir

Fatih Altaylı, bir AKP’liyle konuştu: Ahmet Davutoğlu’nu kuracağı partinin AKP’ye zarar veremeyeceğini ancak Ali Babacan’ın AKP’yi iktidardan düşüreek kadar zarrar verebileceğini yazdı.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, “Davutoğlu vermez, Babacan verir!” başlıklı yazısında, “17 yıldır Türk siyasetine ve Türkiye’ye damga vuran AK Parti içinde bu süre zarfında epeyce tanıdığımız, eşimiz, dostumuz oldu. Bunların kimileri AK Parti liderliği tarafından çöpe atıldı, kimi gözden düştü, kimi gözden düşüp yeniden göze girdi, kimi ise hep gözde kaldı. Ben de bu siyasetçilerle çok yakın olmayan ama dirsek mesafesinde olan diyaloğumu hep sürdürdüm” ifadelerini kullandı.

BENİM BAKIŞ AÇIMI BİLİP KABULLENEN İSİMLER

Altaylı yazısında, “Çünkü bunların çok büyük bölümü benim iktidar partisine yönelik eleştirel bakış açımı bilen, kabullenen ve hatta bunu faydalı bulan isimler. Bu tanıdıklardan biriyle önceki gün karşılaştık ve epey sohbet ettik. 3 dönem milletvekilliği yapmış, hâlâ parti içinde sevilip sayılan bir siyasetçi. Açık sözlülüğü ile de tanınan birisi. Önce İstanbul seçimlerinden söz açıldı” diye yazdı.

KAYBI KABULLENSEK DAHA İYİYDİ

Altaylı kaynağının ağzından şunları dile getirdi: “Kaybı kabullenseydik daha iyiydi diyorum ama bizim Reis’in de bir bildiği vardır. Çünkü tekrarlanması talebini o istedi. Bizim görmediğimiz bir şeyi görüyordur ve o yüzden tekrar istemiştir.”

TEK AVANTAJIMIZ YAZA GELİYOR OLMASI

Altaylı’ya konuşan AKP’li, “Bana sorarsan çok zor olacak 23 Haziran seçimi. Bazıları çantada keklik görüyor ama ben hayatımda sandıkta keklik görmedim. Zordur bu işler. Tek avantajımız yaza gelmesi. Seçmenin elinin biraz daha bol olduğu bir dönem olması. Okul masrafı yok, yakıt masrafı yok, gıda fiyatları nispeten daha düşük. Bu avantajımıza olabilir ama yine de kolay değil” dedi.

DAVUTOĞLU İKİ PARTİ KURSA BİLE ZARAR VEREMEZ

Altaylı yazısına şu cümlerle devam etti: “Sonrasında AK Parti içinden çıkacağı konuşulan yeni iki parti meselesini sordum. Yanıtı çok net, çok açıktı: ‘Ahmet Davutoğlu bir değil isterse iki parti birden kursun AK Parti’ye zarar veremez. AK Parti çevresinde Davutoğlu’nun entelektüel karşılığı var ama siyasi karşılığı yok. AK Parti’nin okumuş yazmış taifesi Davutoğlu’nu sever, saygı duyar ama asla siyaseten peşinden gitmez. Okumuş yazmışın bile peşinden gitmediği yerde, az okumuş ve okumamış hiç gitmez. Davutoğlu siyasi bir girişim yaparsa hüsran olur, hüsrandan beter olur.”

BABACAN İKTİDAR OLAMAZ AMA İKTİDARDAN DÜŞÜRÜR

Altaylı, “Peki ya Babacan ve onunla beraber hareket eden Gül? ‘Bak orada sorun çıkar. Babacan’ın parti kurması, siyasi sahneye çıkması, AK Parti’yi bozar. Çünkü Babacan’ın hem siyasi hem de ekonomik karşılığı var. Üstelik hem içerde var hem dışarda var. Şöyle söyleyeyim, daha iyi anlarsın. Babacan’ın kuracağı siyasi hareket, içinde Abdullah Bey ile veya Abdullah Beysiz iktidar adayı olamaz, ne var ki AK Parti’yi iktidardan düşürecek kadar zarar verir.’ Peki siyaset sahnesine çıkar mı? ‘Onu ben bilemem. Şu anda kendisinin de bildiğini zannetmiyorum. Niyet başka bir şeydir icraat başka bir şey. Ama çok niyetli olduğunu duyuyoruz.’
Cumhurbaşkanı çağırıp Babacan’a yeniden görev verir mi? “O da bizim boyumuzu aşar. Ama pek ihtimal vermiyorum” diye yazdı.

AKP’de Davutoğlu, Yeneroğlu’nun ihraç edileceği söylentisi tepkileri artırıyor

Politika

AKP’liler bunu hep yapıyor! Yıldırım Köşkten, Gökçek cipten vaz geçmiyor

Siyasetçilere ve bürokratlara görevde oldukları süre boyunca kullanmaları için lojman ve makam aracı tahsis ediliyor. Bunların kullanım süreleri ise makamda oldukları süre ile sınırlı.

Ancak AKP döneminde bürokraside ve siyasette yeni bir alışkanlık yerleşti. AKP’liler görevden ayrıldıktan sonra da makam araçlarını ve lojmanları kullanmayı sürdürüyor.

YILDIRIM VE GÖKÇEK SEFA SÜRMEYE DEVAM EDİYOR

Yeni Başkanlık sisteminin ardından bin odalı saraya yerleşen Tayyip Erdoğan, bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan Çankaya Köşkü’nü Başbakanlığa devretti.

Erdoğan’ın ardından son Başbakan olarak bu makama getirilen Binali Yıldırım görevde olduğu süre boyunca Köşk’te ikamet etti. AKP’li Yıldırım Başbakanlığın ardından TBMM Başkanlığı makamına oturdu. Ama bu makamda da Çankaya Köşkü’nü kullanmayı sürdürdü.

Daha sonra AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Yıldırım, Çankaya Köşkü’nü bir türlü boşaltmadı. Muhalefetten gelen çağrılara kulak tıkayan AKP’li isim tüm Köşk’ün imkanlarını kullanmakta bir sakınca görmedi.

Şimdi de Melih Gökçek’in kendisine tahsis edilen cipi iade etmemek için ayak sürdüğü öğrenildi.
Açıklamayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yaptı.
Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği ile istifa eden eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e üç adet cip tahsil edildiğini, bunlardan ikisinin iade edildiğini ancak zırhlı olan bir aracın Gökçek’te kaldığını açıkladı.

CHP’li Tanal: Sıradan bir milletvekili olan Binali Yıldırım neden hala köşkte

Okumaya devam et

Politika

‘AKP’den memnunum’ diyen genci yanına çağırdı: Gel buraya!

Üsküdar’da 23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul seçimi öncesi AKP’den memnun olduğunu söyleyen gence röportaj sırasında yurttaşlar tepki gösterdi.

Yol Tv’de yayınlanan röportajdaki o anlar kameraya böyle yansıdı.

Okumaya devam et

Politika

CHP, hakaretleri Soylu’ya iade etti

CHP, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun çeşitli zamanlarda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu için söylediği ve mahkemenin de suç unsuru görmediği sözleri sahibine iade etti. Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Engin Özkoç, Meclis’te yaptığı konuşmada halkı kin ve nefret duygusuyla karşı karşıya getiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aslında bir suçlu olduğunu belirterek, “Türkiye’nin itibarını yok eden, itibarını zedeleyen, söylediği sözlerin nereye gittiğini bilmeyen “Süleyman Soysuz” denilen kişi bu sözlerin hepsinin muhatabıdır.” dedi.

 

DİLEKÇEMİZ MAHKEMECE REDDEDİLDİ

Özkoç, Çubuk’ta, şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı’nı öldürmek kastıyla yapılan linç girişiminde, öncesinde ve o esnada İçişleri Bakanı tarafından kamuoyunda paylaştığı sözlerle ilgili halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan kendisine dava açtıklarını hatırlatarak, “Dava dilekçemiz Cumhuriyet Başsavcılığına verildi, dava dilekçemiz 8/5/2019’da Cumhuriyet Başsavcı Vekili tarafından imzalanarak reddedildi. Reddedilme gerekçesini şimdi hem Türkiye Büyük Millet Meclisine hem de tüm kamuoyuna açıklıyorum: “Valilere Müsteşarın üzerinden talimat gönderdim -İçişleri Bakanı diyor-  Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlarını bundan sonra şehit cenazeleri protokolüne kabul etmeyin.” Bu kadar basit. Hangi sıfatla, ne hakla? İnsanları karşı karşıya getiren, alenen tahrik eden bu tavrı… Hangi yasaya dayanarak, hangi kanuna dayanarak, hangi vicdana dayanarak böyle bir emri veriyorsunuz? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.” dedi.

BU SÖZLER HAKARET SAYILMADI

Soylu’nun Kılıçdaroğlu için “Bir çirkefle karşı karşıyayız. Bir düzenbaz. Boğazına ne takacağız, o görecek. Hangi çıngırakları takacağız? Yaptığı pislikler… Hangi pisliklerin üzerinde oturuyor? Soysuz!” sözlerini kullandığını belirten Özkoç, “Şimdi, bu kelimelerle ilgili hakaret davası açtık. “Hayır, bu hakaret değildir, siyasetin içerisindeki eleştiriye girer.” diye hüküm çıktı. Şimdi, burada bulunan herhangi bir siyasi partinin genel başkanına, başta Cumhurbaşkanına eğer ben “çirkef” dersem, “düzenbaz” dersem, “Onun boğazına ne takacağız?” dersem, “O görecek, çıngırakları takacağız.” dersem, “yaptığı pislikler” dersem, “Hangi pisliklerin üzerinde oturuyor?” dersem, “soysuz” dersem bu hararet değildir. Bu hakaret değildir, bu bir mahkeme kararıdır.” dedi.

 

SÜLEYMAN SOYSUZ DENİLEN KİŞİ

Bu sıfatların tamamına layık olan kişini İçişleri Bakanı Soylu olduğunu aktaran Özkoç, “Halkı kin ve nefret duygusuyla karşı karşıya getiren aslında bir suçludur. Türkiye’nin itibarını yok eden, itibarını zedeleyen, söylediği sözlerin nereye gittiğini bilmeyen “Süleyman Soysuz” denilen kişi bu sözlerin hepsinin muhatabıdır. Kendisiyle hukuk yoluyla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hangi sıfatları milletimize, genel başkanlara, herhangi bir milletvekiline kullanıyorsa aynı sıfatlara kendisinin layık olduğunu kamuoyundan paylaşmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

DEVLET BİRİLERİNİN BABASININ MALI DEĞİL

Kendilerine hakaret edenlerden asla korkmadık, başlarını öne eğmediklerine söyleyen Özkoç, “Devletin polisini, jandarmasını, kanunlarını, yasalarını arkasına alıp da bu şekilde konuşmak devletini itibarsızlaştırmak demektir ama kendisiyle ilgili itibar konusunda, zaten herhangi bir düşüncemiz yok itibarıyla ilgili. Onun itibarının ne olduğu sözleriyle bağlantılıdır. Bu sözlerin muhatabı da bu sözlerin layığı da kendisidir. Bunu söylemeye devam edeceğiz. Bu devlet ve bu millet, bu Türkiye Cumhuriyeti birilerinin babasının malı değildir, istediği gibi yıpratamazlar. Bunu da herkes öğrenecek.” dedi.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar