Bizimle iletişime geçiniz

Manşet

Dinlendirmelerdeki dengesizlik, hakemlerin ayarını bozdu

Yayıncı kuruluşun yorumcusu Şansal Büyüka, son haftalarda hakemlerin yaptığı hataları ve Beşiktaş başkanı Fikret Orman’ın “Hakemler ellerinde hesap makinesi kaç maça gideceğim, kaç VAR’a gideceğim, kaç para alacağımın peşinde” sözlerini değerlendirdi.

Hakemlerin profesyonelleştikten sonra kazançlarının ciddi oranda arttığını belirten Büyüka, VAR sistemi ile birlikte bu kazancın daha da yükseldiğini belirtti. Eskiden hakemlerin başka işlerle uğraştığının altını çizen tecrübeli gazeteci, profesyonel olduktan sonra maddi olarak rahata kavuştuklarını vurguladı.

Ev, araba sahibi olduklarını bunlar için kredi çektiklerini belirten Şansal Büyüka hakemlerin büyük takıma karşı hata yapıp ceza almaktan korktuklarını aktardı. Bu yüzden de büyük takım aleyhine hata yapacağına küçük takım lehine hata yapmayı tercih ettiğini yazdı.

CEZA SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

Maddi refaha kavuşan bazı hakemlerin maçtan kıyamet kopsa da umursamayanların olduğu ve lüks otellere moral depolamaya gittiklerini belirtti. Eski MHK’nın da bundan haberi olduğunu vurgulayarak “Bu işin düzelmesini istiyorsak, hakemlere verilen ceza sistemine yeni bir denge getirilmesi gerekiyor. Eğer bir ceza verilecekse, eğer dinleneceklerse, bunu aldıkları para darbe yemeden, başka türlü yapmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Şansal Büyüka’nın hakemlerle ilgili yazısı şöyle:

Beşiktaş Başkanı, aynı zamanda Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Fikret Orman, “Hakemler ellerinde hesap makinesi kaç maça gideceğim, kaç VAR’a gideceğim, kaç para alacağımın peşinde” diye açıklama yaptı.

Fikret Başkan maalesef haklı… Keşke haklı olmasaydı ama haklı…
Elbette hakemler, hatta herkes çok daha fazla para kazansın. Ayrıca futbol ekonomisinin bu kadar büyüdüğü bir ortamda hakemler elbette hak ettiklerini almalı…

2-3 BİN MAAŞA BAŞKA İŞLERDE ÇALIŞIYORLARDI

Amaaa… İşin gerçekten aması var. Hakemler birkaç yıl öncesine kadar amatördü. Bir-ikisi dışında kalanlar 2-3 bin lira maaşla başka işlerde çalışıyor, hafta sonu çok küçük paralara, adeta amatörlüğün içinde kalarak maç yönetiyordu.
Sonra profesyonel hakemliğe geçildi. Maaş bağlandılar, maç başı paraları çok ciddi anlamda arttı, bir de şimdi VAR’dan aldıkları paralar eklendi.

GÜNÜMÜZ TARİFESİ ÖNCE MAAŞLARI..

Günümüze uygulanan hakemlerin tarifesi şöyle… Önce maaşları… Maç yönetseler de yönetmeseler de bu maaşları tıkır tıkır alıyorlar. FIFA kokartlı ya da daha önce FIFA kokartı takan hakemler: Ayda 17 bin lira net… FIFA kokartı takmayan hakemler: Ayda 16.500 lira net… 5 yıllık tecrübenin altındaki hakemler: Ayda 10.700 lira net…

Bunlar maaşlar… Bir de yönettikleri maç başı paralar var. Burada bir ayırım yok… Hepsi aynı parayı alıyor. Maç başı: 10.000 lira net… VAR hakemi: Maç başı 4.400 lira..

Sadece bir örnek olarak veriyorum, hedef seçerek yazmıyorum, iyi anlaşılsın diye yazıyorum. Suat Arslanboğa geride bıraktığımız hafta cuma-cumartesi-pazar VAR hakemliği yaptı. Maç başı 4.400 x 3= 13.200 lira aldı. Şimdi kupa finalini yönetecek, 10.000 lira daha alacak.
Sonuçta cumadan çarşambaya 3 VAR hakemliği, bir kupa finali, 6 gün içinde Suat Arslanboğa’nın eline 23.200 lira geçecek.

Tekrar ederek, üstüne vurgu yaparak sıkça yazıyorum, helal hoş olsun. Bir hakem her ay 3 maç yönetirse 30 bin lira alıyor. 3 de VAR hakemliği yaparsa 13.200 lira daha alıyor. Bir de maaş, eline ayda 60 bin lira net geçiyor. Daha fazla yönetip, VAR görevi yapıp daha fazla alanlar da var.

2-3 BİN ALANLAR BİRDEN 60-70 BİN LİRA ALMAYA BAŞLADI

İşte sıkıntı burada başlıyor. Yaklaşık 2-3 yıl önce hakemlik dışında mütevazı bir işte çalışıp 2-3 bin lira aylık alan hakemler (bir-ikisi hariç), birden ayda 60-70 bin liraları almaya başladılar.

Elbette her insan huzur içinde, imkanlarını genişleterek yaşamak ister. Hakemler 2-3 bin lira aylıktan 60-70 bin lira aylığa geçince doğal olarak kendilerine büyük ihtimalle, araba-ev almaya başladılar. Bu da son derece doğal… Sonuçta çalmıyorlar, çırpmıyorlar. Emeklerinin karşılığını alıyorlar. Helal hoş olsun…

Hakemlerin bu maaşları almaya başlayınca bir bölümü kafalarını sokacak bir ev almak, altlarına bir araba çekmek için krediler çektiler. Bu da son derece doğal… Herkesin yaptığını yaptılar.

Ama maç yönetip hata yapanlar, MHK’den bazen kısa, bazen uzun süreli dinlendirme alınca, her ay ellerine geçen para, özellikle uzun süreli ceza alanlar için ciddi anlamda azaldı. Kredileri ödemekte zorlanmaya başladılar.

BÜYÜK TAKIMA MI KÜÇÜK TAKIMA MI YAPTIĞINA GÖRE CEZA

Esas nokta şu: Dinlendirmelerdeki dengesizlik, hakemlerin ayarını ve mali durumunu bozdu.
Hakemler genellikle yaptıkları hatanın “Büyüklüğüne-küçüklüğüne” göre değil, “Büyük takıma mı-küçük takıma mı” yaptığına göre ceza aldılar.

O zaman hakem taktir hakkı kullanacağı bir pozisyonda, “Küçüğün aleyhine verirsem fazla bir şey olmaz, büyüğün aleyhine çalarsam kıyamet kopar” diye düşünmez mi? Küçüğün aleyhine hata yapan bir-iki haftada geri döndü. Yani parasal kaybı çok az oldu. Büyüğün aleyhine hata yapan yandı. Haftalarca, hatta aylarca maç alamadı, maaşın dışında tek kuruş para kazanamadı.

Önce mali dengesi, sonra huzuru ve morali, motivasyonu bozuldu, kredilerini ödeyemez, kendisini maça hazırlayamaz duruma geldi. Bütün bunlardan sonra hakem niye büyüğün aleyhine hata yapıp yansın, on binlerce lira gelirden uzak kalsın. Bu durumda kararsız kaldığı pozisyonlarda genellikle büyüğü yakmak yerine, küçüğü yaktı.

PARAYI GÖRÜNCE SOSYALLEŞENLER VAR

Bir de parayı görünce, en hafif ifadesi ile yazayım, “sosyalleşenler” var. Yönettiği maçta kıyamet kopmasına rağmen umursamayan, ünlü otellere moral depolamaya gidenler… Üstelik eski MHK’nin haberi var.
Bu işin düzelmesini istiyorsak, hakemlere verilen ceza sistemine yeni bir denge getirilmesi gerekiyor. Eğer bir ceza verilecekse, eğer dinleneceklerse, bunu aldıkları para darbe yemeden, başka türlü yapmak gerekiyor.

Nedir o, ne olabilir diyorsanız, o da hakemleri yöneten MHK’nin işi… Sonuçta “para çıktı, mertlik bozuldu.” Gene yazıyorum ve öyle bağlıyorum… Hakemlerin paralarına dokunarak, kazandıklarını ellerinden alarak disipline etmeye çalışmayın, bu uygulama ters tepti. Hakemler kazanmaya devam etsinler ki, sahada kazanmayı hak edenin hakkını yemesinler.

Manşet

Karadeniz’de gülen Trabzonspor oldu

Spor Toto Süper Lig’in son haftasında Trabzonspor, deplasmanda Çaykur Rizespor’u 3-2 mağlup etti. Bordo-Mavili takıma galibiyeti getiren golleri 20. dakikada Hugo Rodallega, 24. dakikada Dario Melnjak (KK) ve 43. dakikada Abdülkadir Ömür kaydetti. 16.dakikada Rick Boldrin ve 65. dakikada Vedat Muriqi’in attığı goller Çaykur Rizespor’a puan için yeterli olmadı.

Puanını 63’e yükselten Trabzonspor, ligi dördüncü sırada tamamladı ve önümüzdeki sezon Türkiye’yi UEFA Avrupa Ligi’nde 2. turda temsil etmeye hak kazandı. 41 puanda kalan Çaykur Rizespor ise maç fazlasıyla 10. sırada yer aldı.

Okumaya devam et

Manşet

Şampiyon Sivas’ta gol düellosunu kaybetti

Şampiyon Galatasaray, Sivasspor deplasmanında 4-3 mağlup olarak ligi tamamladı. Ev sahibi takım 2-0 geriye düştüğü mücadeleyi 4-3 kazanmayı başardı.

Maçta gol perdesi erken açıldı. Galatasaray 2. dakikada Linnes ve 34. dakikada Muğdat’ın golleriyle 2-0 öne geçti. Dengeyi kuran Sivasspor, ilk yarının son dakikalarında, 43’te Rybalka, 45’te Hakan Arslan’la beraberliği yakaladı.

İkinci yarıda etkili bir futbol sergileyen Sivasspor 77’de Rybalka’nın ikinci golüyle öne geçerken iki dakika sonra Kone skoru 4-2’ye getirdi. 82’de Muğdat, Galatasaray adına farkı bire indirse de sarı-kırmızılıların beraberlik çabaları sonuç vermedi.

Bu sonuçla Sivasspor puanını 41’e yükseltti. Galatasaray ise 69 puanla ligi tamamladı. Şampiyonluğu geçen hafta garantileyen Aslan, yarın şampiyonluk kupasını Türk Telekom’da alacak.

EN DÜŞÜK PUANLI ŞAMPİYON

Galatasaray üç puanlı sistem ve 18 takımlı sezonlarda bir başka deyişle 34 hafta üzerinden oynanan sezonlarda en düşük puanlı şampiyon oldu. Galatasaray 34 haftada 69 puan ile 2,03 puan ortalaması yakaladı.

Daha önce Fenerbahçe 2006-07 sezonunda Artur Zico yönetiminde 34 hafta üzerinden oynanan ligi 70 puanla kapatmış ve bu sezona kadar ligin (üç puanlı sistem) en düşük puanlı şampiyonu olmuştu.

Okumaya devam et

Manşet

Beşiktaş gelecek sezon için Güven tazeledi

Ligin son maçında Kasımpaşa’yı konuk eden Beşiktaş, Güven Yalçın’ın 3 golüyle galibiyete uzandı. Kartal rakibini 3-2 mağlup ederek ligi üçüncü sırada tamamladı.

Şenol Güneş’in veda maçında Güven Yalçın hocasını 3 golle uğurladı. Güven, perdeyi daha 10. dakikada açarken, 44 ve 45. dakikalarda fileleri sarsmayı başardı. Kasımpaşa ise 13. dakikada Hajradinovic ve 67. dakikada Koita ile siyah-beyazlı takıma karşılık verdi. Bu sonuçla Beşiktaş ligi 65 puanla üçüncü bitirdi. Kasımpaşa ise 39 puanda kalarak 14. sıraya kadar düştü.

Beşiktaş önümüzdeki sezon Türkiye’yi UEFA Avrupa Ligi’nde 3. turda temsil etmeye hak kazandı.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar