Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tutuklu hamile Hatice Şahnaz’ın annesi: Doğuma beş gün kaldı, kızımı serbest bırakın

Antalya Döşemealtı L Tipi Cezaevi’nde 9 aydır tutuklu bulunan hamile Hatice Şahnaz’ın (28) eşi ve annesi dün gece HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun televizyonu ÖFG TV’ye konuk oldu.

İnsan hakları ve cezaevlerindeki hak ihlallerini her salı günü saat 21.00’de ağırladığı konuklarla gündeme getiren Gergerlioğlu, hamilelik sürecini cezaevinde geçiren ve doğumuna beş günü kalan Hatice Şahnaz’ı serbest bırakın çağrısı yaptı, karnı burnundaki bir anne adayının kanunlara göre tahliye edilmesi gerektiğini ifade etti.

20 Nisan’da Bold Medya’ya da konuşan eşi Hüseyin Şahnaz ve kızını zor şartlarda okuttuğunu söyleyen Cennet Kandemir, 15 Temmuz’dan bu yana mağdur edilen bir aile olarak Gergerlioğlu’nun sorularını cevapladı.

CENNET KANDEMİR (ANNESİ): KIZIM TEZGAHTARLIK, BAKICILIK YAPARAK OKUDU

Benim eşim inşaatta çalışıyor. Hatice ve ablası aynı dönemde üniversiteyi kazandılar. Kızım tezgahtarlık yaparak, bakıcılık yaparak okudu. Bir gün polis geldi onu alıp götürdü. Birileri ifadede adını söylemiş. Zorluklarla okuttum ben onları. Benim okumam yazmam yok. Kızlarım okusun ayakta dursun çok istedim.

BANKASYA HESAP ÜCRETİ ALMIYOR DİYE KIZIMA ORADAN PARA YATIRIYORDUM

Bankasya hesap ücreti almıyor diye kızıma oradan para yatırıyordum. 50-60 TL gönderiyordum. Başka bankadan yatırsam para kesiyorlardı, eline bir şey geçmiyordu. İnsanlık bu mu? İslam memleketi diyorlar Türkiye’ye. İslam bu mu?

KIZIM MAHKEMEDE TİTRİYORDU, SİYASİLER SEÇİMLERİ BIRAKSIN, CEZAEVLERİNE BAKSINLAR

Hakim ilk duruşmada ceza verdi. Kızım mahkemede titriyordu. Doğuma az kaldı, kızımın serbest bırakılmasını istiyoruz. İnşallah bu programın faydası olur. Görüşlere gittiğimde görüyorum, 5-6 çocuk geliyor, annelerine sarılmak istiyorlar. Camın arkasında sarılamıyorlar. Telefona yetişemiyorlar. İsteğim bütün çocuklar annelerine kavuşsun. Allah herkese merhamet versin! Ne diyeyim bilmiyorum. Siyasetçiler seçimleri bıraksınlar, halkın sıkıntılarına, cezaevlerine baksınlar!

İLK KEZ ANNE OLACAK, ÇOK ENDİŞELİ

Kızım cezaevinde haliyle çok endişeli. İlk kez anne oluyor. Nasıl doğum yapacağım diye çok endişeli. Nasıl büyüteceğim diyor. Sesimizi duyan yok. Mağdur muyuz mağdur mu ediliyor bilmiyorum. Benim kızım karınca incitmez.

HÜSEYİN ŞAHNAZ (EŞİ): HAKİM KARAR ÖNCEDEN BELLİYDİ DEDİ

Eşimin hamile olduğunu cezaevine girince öğrendim. Çocuğum olacak diye sevindim ama eşim cezaevinde karmaşık duygulardı! Hakim ilk duruşmada cezayı verince itiraz ettiik. ‘Siz ne derseniz deyin benim kararım önceden belliydi dedi. Sürekli dilekçeler yazdık bırakılması için.

HAMİLE KALARAK MAĞDURİYET OLUŞTURUYORSUNUZ DEDİLER

Adliyede bir görevli ‘terörist olduğunu eşiniz kabul ederse tahliye edilebilir ancak dedi! Böyle adalet olur mu? Biz terörist değiliz. hem neden terörist olduğumu kabul edeyim. ‘Adalet varmış’ dedim, yargıya hakaret mi ediyorsunuz diyorlar. Sizden başka sesimizi kimse duymuyor. Eşime çocukla mağduriyet yaratıyorsunuz dediler!

ANNEM CEZAEVİ YOLUNDA KAZA GEÇİRDİ, KOLU FELÇLİ KALDI

İki senedir maddi manevi mağdur oldum. Ailece yıprandık. Ben cezavindeyken ailem beni ziyaret ederken trafik kazası geçirdi. Annemin kolu felç kaldı. Biz Kayseriliyiz. Küçük şehirde yaşamak çok zor. İnsanlar sürekli sizi konuşuyor. İş bulamadık, ev bile vermedi bizden uzak durun dediler.

BU HAFTA İKİ KEZ HASTANEYE GÖTÜRMÜŞLER

Söyleyin mağduriyet mi oluşturuyorum yoksa mağdur muyum? Doğmamış çocuğum şu an mağdur. Eşimin dosyasını istinaf onaylayalı 2 ay oldu. Dosya Yargıtay’da gözükmüyor. Arada bir yerde, nerede olduğunu dahi öğrenemedik. Yargıtayın bir an önce eşimin serbest bırakılması yönünde karar vermesini, çocuğumun dışarıda dünyaya gelmesini istiyorum. Bu hafta iki kez hastaneye götürmüşler. doğum yaklaşıyor. Herkesin kendi evladının başına geldiğini düşünsün…

BABAANNEMİN NE SUÇU VAR?

Olaylardan sonra babanneme kömür yardımı yapılırken bunun torunu terörist artık kömür vermeyeceğiz demişler. Ben terörist değilim! Babannemin ne suçu var!

Tutukladığı hamile kadına hakim tesellisi: Üzülme 6 aylık olunca istinaf bırakır

Gündem

O kazayla birlikte insanlıkta ölmüş: 120 TL vereyim dava açmayın

Gazeteci Mustafa Hoş’un Çorlu’da gerçekleşen tren kazasını ele aldığı “Ölüm Treni” adlı çalışması A7 Kitap tarafından yayımlandı.

Mustafa Hoş, yolcu treninin devrilmesi sonucu toplam 25 kişi hayatını kaybettiği ve 340 kişi yaralandığı Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde gerçekleşen facianın “gizlenen gerçeklerini” kaleme aldı.

Bilirkişi raporunda, kazanın, menfez ile rayların arasının sağanak nedeniyle boşalması sonucu meydana geldiği belirtilmiş, kaza sonrasında yaşanan gelişmeler ortaya çıkan ihmaller çok konuşulmuştu.

“120 TL VEREYİM DAVA AÇMAYIN”

Mustafa Hoş, adalet ve vicdan kavramlarını yeniden sorgulatacağı çalışmasında faciada eşi Özcan Cesur’u kaybeden Hacer Cesur’un, eşi için vergi dairesine “borcu yoktur” yazısı için gittiği ve ardından yaşananları da anlattı

“Borcu yoktur” yazısının çıkartılması için kendisinden 120 lira istenen Cesur’un, “Benim eşim, devletin sahip olduğu trende öldü. Hâlâ üç kuruşun hesabı yapılıyor” dediği anlar, “’120 TL Vereyim Dava Açmayın’ Diyen Görevli Kimdi?” başlıklı bölümde şöyle anlatıldı:

“Aileleri ziyaret eden TCDD heyetinin davranışları akıl alacak gibi değildi. Yaptıkları işin adı taziye ziyareti idi ama asıl amaçları dava açılmasını engellemekti. Acılarının en derin yerinde ailelere bu ahlaksız teklifi yapmakta zerre tereddüt etmediler. Faciada yanı başında eşi Özcan Cesur’u kaybeden Hacer Cesur’u da ziyaret ettiler.”

“BENİM EŞİM DEVLETİN SAHİP OLDUĞU TRENDE ÖLDÜ”

“Ziyaret ettikleri sırada Hacer Hanım vergi dairesinden geliyordu. Eşi için, ‘borcu yoktur’ yazısı gerekiyordu. Ama bunun için 120 lira para istemişlerdi. Yanında o kadar para olmadığı için ödeyemedi. Vergi dairesi de yazıyı veremedi. Bunu anlattı TCDD heyetine ve ekledi: ‘bize niye böyle davranılıyor? Benim eşim, devletin sahip olduğu trende öldü. Hâlâ üç kuruşun hesabı yapılıyor!’ TCDD heyetinde bulunan avukat hemen söze girdi; ‘Ben 120 lirayı veririm. Merak etmeyin. Ama siz de dava açmayın.’

Okumaya devam et

Gündem

Tutuklu hakim ve savcıların mektupları, Avrupa’daki adliyelerde sergilenecek

15 Temmuz’dan sonra meslekten ihraç edilen binlerce hâkim ve savcıdan tutuklu olanların yakınları tarafından gönderilen mektuplar, Avrupa genelindeki birçok adliye ve mahkemelerde sergilenecek.

“Demokrasi ve Özgürlükler için Avrupa Hâkimleri” (MEDEL) Türkiye’de 15 Temmuz’un ardından toplu şekilde ihraç edilen veya tutuklanan hakim ve savcıların yaşadıkları hukuksuzlukları gündemine aldı.

Tutuklu hâkim ve savcıların yakınlarının MEDEL’e gönderdiği mektuplar, Avrupa’daki tüm halkların okuması için 12 dile çevrildi. Mektuplar Avrupa genelinde mahkeme ve adliyelerde sergilenecek.

MEDEL Türkiye’deki yargı bağımsızlığı konusunda endişelerini internet siteleri üzerinden yayınladıkları bir yazılı açıklama ile duyurdu.

“CEZAEVİNDEKİ MESLEKTAŞLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

euronews Türkçe’ye konuşan MEDEL Başkanı Felipe Marques “Türkiye’deki meslektaşlarımıza kendilerini hiç bir zaman yalnız bırakmayacağımızı ve unutmayacağımızı söylemek istiyoruz. Avrupalı savcı ve hakimlere ise insan haklarını savunan bir tek hakimin bile cezaevinde olması halinde hiç bir hakim ve savcının dünyanın herhangi bir yerinde kendini gerçek anlamda özgür hissedemeyeceğini belirtmek istiyoruz.” dedi. Marques ayrıca “Yargıçlar ve Savcılar Birliği YARSAV’ın hükümet tarafından kapatılmasını tanımıyoruz, bu yüzden YARSAV hala MEDEL üyesi.” dedi.

“HUKUKU SAVUNANLAR YA İHRAÇ EDİLDİ YA DA TUTUKLANDI”

MEDEL’in internet sayfasında 23 Mayıs tarihinde yapılan yazılı açıklamada “Son yıllarda Avrupa Birliği’nin içinde ve dışında vahim olaylar yaşandı. Ancak bizler Türkiye’de yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü tamamen çökertmek için planlanmış bir şekilde hareket edilmesini başka hiç bir ülkede görmedik. 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana hukukun üstünlüğünü savunan bütün savcılar, hakimler ve avukatlar kendilerini hiç bir şekilde savunma hakkı garantisi verilmeden ya ihraç edildi ya da tutuklandı.” ifadeleri yer aldı.

“YARSAV HALA MEDEL’İN ÜYESİ”

Yaklaşık 10 Avrupa Birliği ülkesinde 22 Hakimler Birliği’ni temsil eden MEDEL’e üye olanlar arasında Türkiye’de kapatılan Yargıçlar ve Savcılar Birliği YARSAV da bulunuyor. MEDEL Başkanı Felipe Marques “YARSAV’ın hükümet tarafından kapatılmasını tanımıyoruz bu yüzden YARSAV hala MEDEL üyesi” açıklamasında bulundu.

Söz konusu yazılı açıklamada “2017 Vaclav Havel İnsan Hakları Ödülü’nü kazanan YARSAV Başkanı Murat Arslan görevden alınarak tutuklandı. Temel uluslararası standartların ihlal edildiği bir sürecin ardından 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.” ifadeleri kullanıldı.

HAKİM VE SAVCI YAKINLARININ MEKTUPLARI 12 DİLE ÇEVRİLDİ

Avrupa Konseyi gözlemcisi konumunda bulunan MEDEL son yıllarda ihraç edilen veya tutuklanan hakim ve savcıların yakınları tarafından kendilerine gönderilen mektupları 12 dile çevirdi. Yorum eklenmeden olduğu gibi yayınlanan mektuplar ve mesajlar MEDEL’in internet sitesinde okunabiliyor. Yazılı açıklamada “Bu mektuplar Türkiye’deki hukuk devletinin hızlı çöküş sürecini inanılmaz bir şekilde ortaya koyuyor.” ifadeleri yer alıyor.

MEDEL’E ulaşan mektuplarda yer alan bazı mesajlar şöyle:

“Bizler, 3500 hakim ve savcı, herhangi bir delil olmaksızın, savunmamız alınmadan, darbeye katılmakla suçlandık, görevlerimizden uzaklaştırıldık. Hepsi bu değil, ülkemizde son dönemde yaşananlar, 15 Temmuz’daki darbe girişiminden daha kötü bir kabus.”

“Yaşananlar soykırım olarak tanımlanabilir. Çünkü bize yönelik uygulamalar şahsımızın yanı sıra aile üyelerimizi, eşlerimizi ve çocuklarımızı da hedef alıyor.”

“Ben bir cumhuriyet savcısı karısıyım. 15 Temmuz darbesi girişiminden sonra kocam önce açığa alındı, sonra meslekten ihraç edildi. Ardından da maaşına ve malvarlığımıza el kondu. Kocam, terör olaylarının yaygın ve şiddetli olduğu bir dönemde özveri ve fedakarlıkla yıllarca terörizmle mücadele etti.”

Mektuplar ile ilgili ilk sergi ve panel 31 Mayıs tarihinde Polonya’da yapılacak.

HSYK’dan ihraç edilen hakimi Columbia Üniversitesi havada kaptı 

Okumaya devam et

Gündem

Hakkari’de bir asker şehit oldu

Hakkari'de iş makineleriyle yol yapım çalışmasında bulunan işçilere PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu bölgede görevli bir asker şehit oldu.

PKK’lı teröristler, Hakkari’nin Derecik ilçesinin karşısında Irak’ın kuzeyindeki üs bölgesinde iş makineleriyle yol yapım çalışmasında bulunan işçilere havanla saldırdı. Saldırıda, bölgede görevli bir asker şehit düştü.

Irak’ın kuzeyinde bulunan Avaşin-Basyan bölgesindeki 2.550 metre rakımlı Sera Batin üs bölgesinde, iş makineleriyle yol yapım çalışması gerçekleştiren işçilere PKK’lı teröristlerce havanlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, bölgede görevli 1 asker şehit oldu.

Okumaya devam et

Öne çıkanlar